Kategoriler
Tavsiye Siteler
Son Yazılar
Son yorumlar

Veli –Velayet Nedir Dost, arkadaş, yardımcı, birinin işini üstlenen, yönetici, ermiş kişi. Çoğulu evliya manalarına gelir. Rabbimizin isimlerinden biri de Veli ismidir ki: Dost, yardımcı, müminlere dost ve yardımcı, kullarının işlerini üzerine alan, sevdiklerine dost olan ve yardım eden. Allah, sevdiği kullarının dostudur. Onlara yardım eder. Sıkıntılarını, darlıklarını kaldırır, ferahlık verir. İyi işlere muvaffak kılar. Her çeşit karanlıklardan kurtarır, nurlara çıkarır. Artık onlara korku ve hüzün yoktur. Herkesin korktuğu zaman, onlar korkmazlar Manasındadır. Bu husus kuran da: Haberiniz olsun ki Allah’ın velileri (dostları)için […]

Haydarı Kerrar Son Eserleri
Sponsor Olmak İster misin ?

Vehim Mertebesindeki Âlem ve Kayyûmluk Şüphe yok ki, âlem, Hak Teâlâ’nın mahlûkudur, sebât ve istikrar sâhibidir. Doğru haberci olan Efendimiz’in (a.s) bildirdiği üzere, âhiretteki dâimî azap ya da sevap türünden ebedî hayatta karşılaşacağımız hususlar, (bu dünyâdaki) âlemin bazı cüzleri ile ilişkilidir (meselâ bu dünyâda iyilik yapan, âhirette sevaba ulaşacaktır). Zâhir âlimleri bu âlemi mevcûd-i hâricî (gerçekte var olarak) bilirler, onu hâricî tesirlerin kaynağı olarak düşünürler. Sûfîler ise âlemi vehmî (gerçekte değil, vehim ve hayâl mertebesinde var) bilirler. Vehim ve his mertebesinin dışında âlemin […]

İrâde ve Kerâmet Ey oğul! Sâlike, ihtiyâr (tercih) ve irâdesinin fânî olmasından sonra ihsân edilen irâde ile kerâmet türünden her istediği şeyin vukû bulması şart değildir. Oysa avâm ve halk bunu böyle (vukû bulur) zannederler. Hattâ olur ki, (bazen) kâmil bir zâta bu irâdeyi ihsân ederler ama onda hiç kerâmet zuhûr etmez. Yine bu irâde sâhibinin, birinci irâde sâhibinden (kerâmet ehli kişiden) daha yüksek  makâmda bulunması da câizdir. Şeyhu’ş-şuyûh (Sühreverdî) Avârif’te demiştir ki: “Bazen Allah Teâlâ kulunu terbiye etmek ve onun îmânını takviye […]

Ruhlar Âlemi ve Zâtî Tecellî Cisimler âlemi, ruhlar âleminin gölgesi gibidir. Ruhlar âlemi de zâtın aynısı olan ilâhî şuûnâtın ya da zâta zâid olan ilâhî sıfatların gölgesi gibidir. Birinci gölge olma durumu yani ruhlar âleminin şuûnâtın gölgesi gibi olması, Muhammedî meşreb insanlara mahsustur (Muhammedî meşreb kişilerin ruhları, ilâhî sıfatların değil, o sıfatların asılları olan şuûnların gölgesi gibidir). Çünkü zât gaybından (sırf zâttan) hâsıl olan tam câmi‘iyyet (kapsayıcılık) bu şekilde (şuûnâtın gölgesi olarak) gerçekleşebilir. Bu sebeple tecellî-yi zâtî de onlara (Muhammedî meşreb velîlere) mahsus […]

Seyr-u Sülûk Mertebeleri Gölge mertebesi (daire-i zıll) Allah’ın vâcibî isim ve sıfatlarıdır. Bu mertebe mahlûkâtın taayyünlerini (hakîkatlerini, a‘yân-ı sâbitesini) ihtivâ etmektedir. Ancak peygamberler ile büyük meleklerin hakîkatleri bundan müstesnâdır. İlâhî isimlerden her birinin gölgesi şahıslardan bir şahsın mebde-i taayyünüdür (hakîkatidir). Bu gölge mertebesi hakîkatte isim ve sıfatlar mertebesinin tafsîlidir. Meselâ “İlim” sıfatı hakîkî bir sıfattır. Cüz’iyyât (ilmin alt unsurları, detay parçaları) o sıfatın gölgeleridir ve icmâl (ilmin özü) ile irtibatlıdırlar. O hakîkatin her cüz’ü (parçası), peygamberler ve melekler dışındaki şahıslardan bir şahıstır. Peygamberler […]

Tasavvuf/Tarikat Nedir   Tasavvuf ve Tarikat insanın Nefsin hasletleri ile kirlenmiş olan ruhu, kalbi ve özünü maddi ve manevi temizlenmesini gaye edinen ve bunda da başta Efendimiz (s.a.v) olmak üzere kuran da övülmüş Peygamberlerin güzel ahlaklarını öğretmeyi ve kazanmayı hedef edinen bir yoldur. Nitekim ayette:De ki: “Rabbim ancak, açık ve gizli çirkin işleri, günahı, haksız saldırıyı, hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi bir şeyi Allah’a ortak koşmanızı ve Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.” (Araf 33) buyrulmuştur. Ayettede görüleceği gibi açık ve gizli […]

Seyrimde bir Şehre Vardım-Manevi Konaklar   Şeyh Sadık Efendi Risalesi   Üsküdar da Alaca minare karşısında medfun kutbu’l ârifin ve ğavsul vasilin Şeyh Sadık Efendi (kuddise sirruhul-aziz)hazretlerinin kitab-ı mahbublarıdır: Allah ü Zül-Celâl’e hamd ü sena,Resulüne salâvat ve selamdan sonra tâlibi didar ve salik-i rah-ı hakikât olan mü’min kardeşlerime dualar okuyup tarafımdan kendilerine işbu risale hediye olunmuştur. Zira manevi peder olan bir kimsenin manevi evlatlarına nasihat edip tavsiyelerde bulunmaktan daha büyük bir hediye olmaz. Benim ruhum gönül gönülden, dil dili var dilden, dile dil […]

Şahı Bilvanisi Hz.den Şeriatın ve Namazın Önemi Hakkında Sohbet   Maksat Allah (c.c ) olması lazım. Levra tasavvufun da tarikatın da hakikatın da marifetin de temeli şeriattır. Şeriatsız olan kişi , nasıl ki bir bina yaptığınızda temeli yoksa , kaygan zemin üzerine yaptığı zaman yağmur yağarsa , kısa bir dönemde  ne kadar güzel yapılırsa da , eğer o binanın temeli yoksa çok kısa zamanda o bina yıkılır gider. Tasavvufun da dinimizin de ahlakımızın da, her şeyimizin de temeli , Allah’ın şeriatıdır. Allah‘ın hükümlerine sımsıkı sarılmaktır. Hz. […]

Kuran ve Sünnette Zikir   Zikrullah:   Zikir Anma, anımsama, ezberleme, hatırlama. Söylenmesi tavsiye edilen hamd, sena ve dua için kullanılan sözler demektir. Tasavvufta Allah tealayı daima hatırda tutup zikir etmektir. Zikir, aynı kökten gelen kelimelerle birlikte, Kur’ân’da 292 yerde, sade zikr olarak ise 76 yerde geçmektedir. Allah zikir yapan kulları kuranda övmüştür. Ayetlerde:   Öyle ise beni anın ki, ben de sizi anayım. Bana şükredin, nankörlük etmeyin” (Bakara 152).   Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve […]

Esma-ül Hüsna’dan Kulun Ahlaki Nasibi Güzel ahlaka ulaşmada hiç şüphesiz Rabbimizin güzel isimlerinin tecellilerinden kişinin nasibi vardır. Rabbimizin Efendimizin (s.a.v) ahlakını anlattığı bir ayette kendi isimleriyle onu taltif etmiş ve bu ince noktaya temas etmiştir. Ayette:  Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşı da çok (rauf) şefkatli ve (rahim)merhametlidir. (Tövbe 128) Buyurarak Efendimizin (s.a.v) Rabbimizin esmalarının tecellileriyle ve kuranın bereketiyle ahlaki güzelliğe ulaştığına ince bir vurgu yapmıştır. İşte […]