Tefekkür Penceresinden yansımalar Bilindiği üzere insanda kuyruk sokumu noktası kökü temsil eder. Yani nefsi emmarenin en aktif olduğu yerdir. Anne rahminde çocuğun alak halinden yaratılış Halide ilk omurilik hattının oluşumuyla başlar. Hikmeti hüda ilim açılımları da ilk vucudda bu noktadan başlar. Kuyruk sokumunun diğer ucu omurilik hattının sonu beyne bağlıdır. Bu sebeple manada beyne arş denmiştir. Efendimizin s.a.v miraç hadislerinde bahsettiği o büyük kafası arşta kuyruğu yerde olan yılan hadisindeki inceliğin biri budur. Bu yılan insanda ki omuriliktir. Şeklen de zaten yılana […]
Batıni Esintiler Ey Kıyametin on büyük alemetini bekleyen bil ki, 1- Hicaz(kabe) tarafında bir büyük ateş:Kalbinde Zikrullah ile bir muhabbet ateşi yakamaz ve bu muhabbetin etkisiyle biri solunda(Doğuda) (kalp) biri sağında (Batıda) (Ruh) biri Arap yarım adası (Ahvanda)Depremler olmaz. Bu durumda Yecüc ve Mecüc (Şeytanlar) ve Deccalin (Nefsin) her taraftan saldırırlar. Eğer muhabbetle depremleri başarırsan Mesih İsa (a.s) Kalb Mabedinin minaresine nuzul eder ki, sana Yecüc, Mecüc ve Deccal zarar veremez. O zaman beden arzından bir Dabbe çıkar ve kafirlerine karşı savaşır. Yoksa […]
Ne Kadar Farkındayız? Hayatımızda olan olgular aslında Uhrevi hayatın yansımalarıdır ve ilahi olanına özlemimizdir. Hayatta mutlu ve huzurlu olmanın yolu sanırım bakış açılarında saklıdır. Güzel gören güzel düşünür güzel düşünen hayattan lezzet alır sözü boşuna değildir. Olaylara Tefekkür ve Hikmet gözlükleriyle bakanlar bunları görürler. Aslında her bir durum ilahi kattan bir Münadinin seslenişidir. Durmadan seni asla, hakikate çağırır. Mesela İçkiye, şaraba düşkün olanlar aslında aşkın şarabına ve cennet içkilerine olan özlemlerinin esiridir. Hakkın nefsine içkilere karşı iştiyak vermesi aslına yönelmen ve bulman içindir. […]
Mürid ve Mürşid ilişkisinde Rab Tecellisi “Rabb” kelimesi, terbiye eden ve yetki sahibi anlamında Arapça bir isimdir. Bu kelime aynı zamanda, ıslah etmek, üzerinde tasarrufta bulunmak, kemâle erdirmek, efendi olmak, sorumluluğunu yüklenmek, başkanlık yapmak, mâlik ve sahip olmak, sözü dinlenmek, itaat edilmek, üstünlüğü ve otoritesi kabul edilmek gibi anlamlara da gelir. Kur’ânî bir terim olarak Rab; varlıklar âlemini yaratan, terbiye ederek geliştiren, onları maddî ve mânevî olgunluğa götüren, terbiyenin bütün gereklerine mâlik ve her şeye sahip olan Allah anlamına gelmektedir. Allah’ın umumi […]
Cezbe Hali Nedir Çekme, çekilme. Allahü teâlânın sevdiği bir kulu kendisine çekmesi, yüksek derecelere kavuşturması neticesinde kulun hayret, istiğrak ve şaşkınlık gibi manevi haller yaşamasıdır. Kişinin kuran dinlerken, okurken zikrullahla meşgul olurken, dini bir sohbet- vaaz dinlerken, namaz kılarken vel hâsıl her ibadet esnasında rahmetin gelmesi neticesinde yaşadığı manevi yoğunluktan dolayı, ağlaması, bayılması, haykırması, titremesi vs. durumların hepsi birer cezbedir. Ayette: Müminler ancak Allah anıldığı zaman yürekleri titreyen kendilerine Allah’ın ayetleri okunduğu zaman imanlarını artıran ve yalnız Rablerine dayanıp güvenen kimselerdir.[1] […]
Velayet Mertebeleri, Seyr Makamları ve Latifelerle ilişkileri İmamı Rabbani (k.s) Mektubat 260 ncı Mektub Bu mektûb, hakîkatleri bilen, ma’rifetler sâhibi, ilâhî feyzlere, sonsuz rahmetlere kavuşmuş oğlu şeyh Muhammed Sâdıka yazılmışdır. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin yolunu ve Vilâyet-i evliyâ, Vilâyet-i enbiyâ ve Vilâyet-i ulyâyı ve insandaki on latîfeyi bildirmekdedir: Bismillâhirrahmânirrahîm. Âlemlerin rabbi olan Allahü teâlâya hamd olsun! Peygamberlerin en üstününe salât ve selâm olsun! Ey oğlum, Allahü teâlâ, seni mes’ûd eylesin! İnsana (Âlem-i sagîr) ya’nî küçük âlem denir. Bu Âlem-i sagîr, on parçadan meydâna gelmişdir. […]
Bir Mürşidin İrşad Şeceresi Nasıl Gelir Tariki Nakşi yolunda yapılan derslerden birisi olan Hatme-i Hacegan da sadatların (ks) şecereleri o Mürşidin İrşad tasarrufunu bildirdiği gibi aynı zamanda da onun hak bir Mürşit olduğunun göstergesidir. Bu şecerelerde gerçekten o Mürşidi kamiller hakkında çok bilgiler saklıdır. Bunlara değinmeyeceğim şecerenin nasıl geldiğini kısa bir izahla yetineceğim. Çünkü bazı çevrelerce bizlere yöneltilen sorulardan biri de bu meseledir. Bilinmelidir ki Manevi şecere ile Ezanı Muhammediye arasında geliş usulü olarak bir bağ vardır şöyle ki: Bilindiği […]
Keşf, Mükaşefe ve Manevi Alemler Günümüzde adı bazı çevrelerce özellikle sihir, büyü, Astral, Medyumluk, cindarlık vs. işlerle uğraşan ve meraklılarının sıkça zikrettikleri ve sahibi olduklarını iddia ettikleri Keşif ve Mükaşafenin aslının ne olduğunu mümkün mertebe kısa ve öz anlatmaya çalışacağız ki hem bu iddia da bulunanlar belki gerçeği görür Tövbe ederler. Hem de bu ilimlerin asıl kaynağı olan Mutasavvıflar bu yüce hallerin kendi yollarında olduğunu bilsin ve gittikleri Gönül dostlarının kapılarına sıkıca sarılsınlar KEŞF: Arapça, açığa çıkarma, örtülü olanı […]
YAKAZA (Uyanık Olma Hali) Hak Teâlâ bir hadis-i kudsî’sinde Davud (as)’a hitaben şöyle buyurdu: “Ey Davud! Uyanık ol… Din kardeşine karşı yumuşak davran. Sana, benim isteğim doğrultusunda itaat etmeyene ve seninle muvafık olmayana dost olma. Çünkü o senin düşmanındır.” Buradaki yakazadan (uyanıklıktan) murad, gaflet uykusundan kurtulmaktır. Ve cehaletten berî olmaktır. Salike evvela lâzım olan şey; gaflet uykusundan uyanması ve Hak için, onun rızası doğrultusunda kıyama kalkmasıdır. Nitekim Allah-u Teâlâ Habibine hitaben şöyle buyurmuştur: “Ey Muhammed! Sen onlara şöyle de: ‘Size birtek öğüdüm var. […]
Allah’a (c.c) Kaçmak Ne Demek 7.DERECE: Halktan ve sair şeylerden Hakk’a firar etmek Allah u Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “Ey Muhammed! Sen onlara şöyle söyle; “Allah’a koşun! Şüphesiz ben, Allah tarafından sizlere gönderilen apaçık bir uyarıcıyım.” (Zariyat, 50) Şeyhu’l-İslâm ‘menâzil-ü Şâirin’ de şöyle buyuruyor: “Firar, vücudu olmayandan (halktan) vücûdu bakî olana (Hakk’a) kaçmaktır.” Bir kul safayı kalp ile Allah’a firar etmez ise ve buna mukabil Hak Teala onu kendi katına cezbetmek isterse, bunun alâmetleri halkın o kimseye buğz ve […]