Her Yüzyılın başında bir Müceddid gelir Hadisinde ki incelik Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır. (Aliimran 104) “Şüphesiz ki, Allah her yüzyılın başında bu ümmete dinî işlerini yenileyecek bir müceddid gönderecektir” (Ebu Davud, Melahim, 1). MÜCEDDİD:Yenileyen, yeni bir şekil veren, yeniden güçlendiren. Peygamberimizin sünneti terk edilip bid’atlar yayılıncaya insanlara yeniden dinlerini öğreten ve bu bid’atleri bertaraf etmeye çalışan İslâm bilgini; “Ceddedi: ” fiilinden ism-i fail. Cenab-ı Allah, insanlara doğru yolu göstermek için ihtiyaç […]
ABDULHALIK-I GÜCDEVANİ HAZRETLERİNİN MÜRİDİ HACE EVLİYAYI KEBİRE NASİHATLARI Oğulcuğum sana nasihat ederim ki: 1- Takvayı kendine şiar edin ahvalini murakabe et hatalardan korku üzere ol Allah (c.c) hukukunu ve Rasulullah(s.a.v) ahdini ifa eda eyle Allah’ın celalinden kork ki bir gün hesap için onun huzurunda durdurulacaksın. 2- Kuran okumayı,öğretmeyi elden bırakma zahiri(şeriatı)batini(tarikatı)da kuranda ara kuranı gizli ve aşikar ibret ve tefekkürle gözyaşıyla oku.Her halini kurana döndür ve benzet zira Cenabı Hakkın halk içinde hücceti kurandır. 3- İlim öğretmekten bir gün bile uzak kalma bilhassa […]
Sultanül Müslimin Seyyid Muhammed Raşit (K.S.A) Hazretlerinin Veda sohbeti Bismillahirrahmanirrahim Elhamdulillahi Rabbil alemin.Vessalatü vesselamü ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain. Allah (c.c.) bizlere üç büyük nimet bahsetmiştir. Bu nimetlere çok şükür etmemiz lazımdır. Bu nimetlerden birincisi ve en önemlisi; Allah (c.c.)’in bizi Müslüman olarak yaratmasıdır. Bizim de bu nimete karşılık Allah (c.c.)’a çok ibadet etmemiz lazım. Oruç tutmak, zekat vermek, sadaka vermek, namaz kilmak Allah (c.c.)’in bize bahşettiği en büyük nimetlerdendir. Bu ibadetlere karşilik Allah (c.c.) müslümanlara cenneti ve içindeki […]
Tasavvuf Nedir? Kuran ve Sünnette Delilleri Tasavvuf, İslam dininin üzerine inşâ edildiği üç temel mefhumdan biri olan “İhsan”ı kendine gaye edinmiştir. O halde “İhsan”ın ne olduğunu anladığımız zaman, tasavvufun özünü ve gayesini de daha iyi anlamış olacağız. Seyyid Muhammed Gamari Hazretlerine: “Tasavvuf vahy-i semavî midir?” diye tasavvufun kaynağı ve özü hakkında bir soru sorduklarında, şöyle cevap vermiştir: “Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e vahy-i semâvî nazil olduğu vakit, tasavvuf da onunla beraber, esas olarak kurulmuştur. Çünkü tasavvuf, şüphesiz ihsan makamıdır.” Cibril Hadisi: İhsan […]
KUR’AN, SÜNNET VE TARÎKAT İslâmiyet dâima âli ve gâlibtir, mağlûb olmaz.22 Hadis Buhârî Emmâ bâd ihvânı dîn ve erbâbı sıdkı yakîne arz ve ifade olunur ki tarâiki aliyyenin hepsi mefhârı mevcûdat seyyidi kâinat efendimizin akvâl ve efâlinden yani sözleri ve amellerinden ibâret olduğu için turûkı aliye esas itibariyle birdir. Cümlesi Muhammedîdir. Tarikat lügatta “tarîk” yani “yol” demektir. Istılâhı tasavvufta ise Cenâbı Hakk’a takarrub maksadıyla sülûk olunacak ibâdet ve taat yoludur. Milyarlarca mahlukat içerisinde mükerrem olarak yaratılan insan için İslâm dini bunun yolunu göstermektedir. […]
Şahı Bilvanis-i Seyyid Fevzeddin (k.s.a) Almanya Sohbeti 1. Bölüm Tasavvufun ana temeli nedir? Şeriatı Garradır.Şeriatın olmadıgı yerde Tarikatta olmaz Hakikatta olmaz Marifette olmaz.İkinci temeli nedir ? Hz Resulullah (s.a.v) Sünneti seniyyesidir. Sünnetin olmadıgı yerde gene Tarikatta olmaz Hakikatta olmaz Marifette olmaz Hiç bişey olmaz.Üçüncüsü nedir ? Tarikatı Aliyenin yani Tasavvufun Adabı ve Edebidir. İnsan ne kadar tarakki ederse ne kadar makamı yükseldigi zaman, İnsandan bir Şeriatsızlık meydana geldigi zaman İnsan o makamlardan aşagı dogru iner,Şeriata muhalefette Hz Resulullahın sünnetine muhalefette bunlara sımsıkı sarılmak […]
Temessül Nedir Melekler, Şeytan ve Cinlerin Temessülle ilişkileri Bismillahirrahmanirrahim Temessül: yansıma, görünme, bir varlığın kendi vucudunun aslını koruyarak başka bir şekilde ortaya çıkması görünmesi demektir. Baştan söyleyelim ki temessül, Tenasuh değildir tenasuh bilindiği üzere Hindulardan çıkmış bir inanıştır ki ölen insanların ruhunun bir hayvan ya da bir insan bedenine girmesi inancını dile getirir. Türkçe’de ruh göçü denilir. Batı dillerinde bunun karşılığı, “Reincarnation ve Tranmigratıon” dur. Tenasuhe inananlara da “Tenasuhiyye” denilir. Hulul prensibine dayanan bir inanıştır ki batıldır küfürdür. Bu iki kavramı bir birinden […]
Keşif Erbabının Bazı keşiflerde ki hatalarına Dalalet eden Hadis Büreyde (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) bir sabah Bilâl’i çağırdı ve: “Ey Bilâl! Cennete girmekte benim önüme nasıl geçtin? Cennete her ne zaman girsem senin (Ayak) sesini duydum. Bilâl dedi ki: “Ey Allah’ın Rasûlü ne zaman ezan okudumsa mutlaka iki rekat namaz kıldım ve ne zaman abdestim bozulduysa hemen abdest aldım ve Allah için bu iki rekat namazı hiç bırakmadım.” Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.): “İşte bu iki şeyden dolayı Cennete benden önce […]
İMAM-I RABBANİ HAZRETLERİ VE SEYRİ SÜLÜK Üstün namı şöyledir: Maden-i ekarim’is-selefi vel-halef haiz’ül-mehamidi vel-mekârimi veş-şeref el âlim’ür-rabbani vel-kâmilüs-semadanî dürretü iklil’il-evliyail-müntahabin ve gurret-i cebin’il-asfiyail-garril-muhaccelin ellezi teşerrefe hazel-asri bivücudihi vebteseme sağr’üd-dehri biefdalihi ve cudihi el-mürşid’ül-kâmilül-mükemmel vel-münkız’ül-muhavvif’ül-müenımil daiy’ül-halkı hil-Hakkı il’el-Hakk ve hüvel-kutb’ül-evhad vel-alem’ül-müferred’ül-emced el-mahbub’üs-sübhanî vel-imam’ür-rabbani müceddid’ül-elf’is-sani seyyidüna ve mevlâna eş-şeyh Ahmed el-Ömerî el-Faruki neseben, el-hanifi meşreben, el hanefî mezheben, en-nakşibendî tarikaten, es-serhendî mevliden. * * * İmam-ı Rabbani Hz. nin bu üstün namını dilimize şöyle çevirebiliriz: Geçmişte yaşayan; onlar göçünce yerlerini dolduran, en keremli zatlara kaynak, […]
EVLİYA MAKAMLARI بِسْـــمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ الحمد لله رب العالمين والصلاة والسلام على رسولنا محمد وعلى اله وصحبه وسلم اجمعين MUKADDİME Hamd, âlemlerin Rabb’ı olan Allah Teâlâ’yadır. Salât ve selâm Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimiz Muhammed’e ve bütün âline olsun. Bu kitabın müellifi Muhammed b. Hamza (Allah Teâlâ kabrini nûr etsin) der: Bir gün oturmuş ilimle meşgul bulunuyordum, Birden gözlerime uyku geldi. Üzülerek dedim: İlâhi, bu gaflet nedir ki benim gözlerimi aldı? Bu sözün ardından da gözlerimden yaşlar boşandı. Ve bu arada […]