Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Kategoriler
Tavsiye Siteler
Son Yazılar
Son Yorumlar

İslam Tasavvufunda Letaifler ve çakralarla bağlantısı   Hani Rabbin meleklere, “Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin” demişti.[1] Ayetinde ifade edildiği gibi, Hak Teala  Dört unsurdan (Anasırı Erbaa) Ademin a.s bedenini ve alemi emirden olan   ruh, kalp, sır, hafi, ahfa diye isimlendirilen latifeleri yaratmıştır. Bu latifeler birbirinin içinde gizlenmiştir. Bir sonraki bir öncekinden daha latîftir.  Rabbimizin Tekvin sıfatı (yaratma) iki türlüdür. birincisi Alemi emir denilen yer kün emriyle yarattığı […]

Haydarı Kerrar Son Eserleri
Sponsor Olmak İster misin ?

İbadetlerde şeytanın güzel koku oyunu İbadetlerde şeytani lainin  kişileri vartaya düşürebilmek için kullandığı oyunlardan biride güzel koku oyunudur.  Evet yanlış okumadınız şeytan ibadetlerde ihlası ve rızayı gölgeleyebilmek için bazen güzel kokular vererek kişiyi maksadından ibadetinden soğutmak ister.  Namazlarda nasılki rızaya gölge düşsün diye dünyalık mesela borcunu, işini vs. hatırlatarak namazı bozmaya çalışır aynı bunun gibi kişiyi güzel kokuyla meşgul etmek ve rızaya gölge düşürmek ve namazda gayeden saptırmak ister. Kişi güzel kokuları alınca kalbine vesveseler bırakmaya başlar bak huşu ile kıldığın için amelin […]

Zikir ve timüs bezi Bilesiniz ki, kalbler ancak Allah’ın zikri ile mutmain (sükûnet) olur.(Rad, 28) Muhakkak ki zikirle meşgul olmanın bir çok faydaları vardır. Zikrullahın tıbbi bir faydasına değineceğiz. Özellikle Nakşibendi yolunda zikir esnasında dilin damağa yapıştırılmasının bir maddi fayda ve hikmetini beyan edeceğiz. Burada yazılanlar tamamen bir bilimsel bulgudur. İnsanda timüs bezi denen bir bez vardır.Timüs bezi, tiroid bezinin altında, göğüs boşluğunda (Ahva bölgesinde) ve soluk borusunun önünde bulunur.Bu bez insanın bağışıklık sisteminin merkezidir. Yani bütün bağışıklık sistemi buradan yönetilir.Timüs bezi ne […]

Mürşid-İrşad ve Mürid: Mürşid: İrşâd eden, doğru yolu gösteren rehber zat. İyi bir müslüman olmaları için, insanları terbiye eden, âlim ve veli. Tasavvuf yolunda nihayete varan büyükler (yolun sonuna kavuşanlar) iki türlüdür: Birincisi Resûlullah’ın (sallallahü aleyhi ve selem) izinde tam anlamıyla giderek kemale erdikten sonra insanları irşâd için (doğru yola çekmek için) halkın derecesine indirilmiş olan mürşidlerdir. İkincisi, yükseldikleri derecelerde bırakılıp, insanların yetişmesi ile vazifeli olmayan evliyadır. (İmam-ı Rabbanî) Rabbimizin Fecir suresi son ayetlerinde ifade ettiği “Kullarımın arasına gir” imamı Rabbaninin birincide anlattığı […]

Tevecüh Nedir Şartları ve Adapları Nelerdir Teveccüh lugatta; yönelme, ilgi gösterme anlamındadır. Tarikatta ise müridin mürşidine, talebenin hocasına yönelmesi, hususi olarak da mürşidin müridini karşısına alıp ona nazar etmesi anlamında kullanılır. Bu manadaki teveccüh için Peygamber (s.a.v) efendimizin: “Allahu Teâlâ benim sadrımı ne ile doldurdu ise ben onu aynıyla Ebu Bekir’in sadrına ilka ettim.” hadisi şerifi delil sayılmıştır. Teveccüh, mürşidin nazarı ve nefesiyle müridini etkileyip onu bir bakıma ruhi yükselişe hazırlamasıdır. İlm-i ledünde ve tarikat yolunda ilerlemenin en önemli rükünlerindendir. Mürşidin teveccühü, güneşe […]

Asrısaadete hikmet gözlükleriyle bakmak ister misiniz? O dönemi birde böyle okuyun.   Manevi Himmet, nazar ve makam  örneği. Hz. Ömerin r.a Efendimizin s.a.v darı bekaya geçişinde söylediği söz meşhurdur. Sahabelere kim ki Muhammed (s.a.v) öldü derse boynunu vururum. Nedir hz. Ömere bu sözü söyleten? O bilmiyor muydu herkes için ölüm hak. Peki bunu tüm kararlılığıyla söyleyen Şahsa, Hz. Ebubekirin (r.a) Meşhur uyarısını “Kim ki Muhammede (s.av) tapıyorsa bilsin ki o ölmüştür.  Kim ki, Allaha tapıyorsa o haydır daima diridir” yapınca daha önce Efendimizin […]

Tefekkür Penceresinden yansımalar   Bilindiği üzere insanda kuyruk sokumu noktası kökü temsil eder. Yani nefsi emmarenin en aktif olduğu yerdir. Anne rahminde çocuğun alak halinden yaratılış Halide ilk omurilik hattının oluşumuyla başlar. Hikmeti hüda ilim açılımları da ilk vucudda bu noktadan başlar. Kuyruk sokumunun diğer ucu omurilik hattının sonu beyne bağlıdır. Bu sebeple manada beyne arş denmiştir. Efendimizin s.a.v miraç hadislerinde bahsettiği o büyük kafası arşta kuyruğu yerde olan yılan hadisindeki inceliğin biri budur. Bu yılan insanda ki omuriliktir. Şeklen de zaten yılana […]

Batıni Esintiler Ey Kıyametin on büyük alemetini bekleyen bil ki, 1- Hicaz(kabe) tarafında bir büyük ateş:Kalbinde Zikrullah ile bir muhabbet ateşi yakamaz ve bu muhabbetin etkisiyle biri solunda(Doğuda) (kalp) biri sağında (Batıda) (Ruh) biri Arap yarım adası (Ahvanda)Depremler olmaz. Bu durumda Yecüc ve Mecüc (Şeytanlar) ve Deccalin (Nefsin) her taraftan saldırırlar. Eğer muhabbetle depremleri başarırsan Mesih İsa (a.s) Kalb Mabedinin minaresine nuzul eder ki, sana Yecüc, Mecüc ve Deccal zarar veremez. O zaman beden arzından bir Dabbe çıkar ve kafirlerine karşı savaşır. Yoksa […]

Ne Kadar Farkındayız? Hayatımızda olan olgular aslında Uhrevi hayatın yansımalarıdır ve ilahi olanına özlemimizdir. Hayatta mutlu ve huzurlu olmanın yolu sanırım bakış açılarında saklıdır.  Güzel gören güzel düşünür güzel düşünen hayattan lezzet alır sözü boşuna değildir. Olaylara Tefekkür ve Hikmet gözlükleriyle bakanlar bunları görürler. Aslında her bir durum ilahi kattan bir Münadinin seslenişidir. Durmadan seni asla, hakikate çağırır. Mesela İçkiye, şaraba düşkün olanlar aslında aşkın şarabına ve cennet içkilerine olan özlemlerinin esiridir. Hakkın nefsine içkilere karşı iştiyak vermesi aslına yönelmen ve bulman içindir. […]

Mürid ve Mürşid ilişkisinde Rab Tecellisi   “Rabb” kelimesi, terbiye eden ve yetki sahibi anlamında Arapça bir isimdir. Bu kelime aynı zamanda, ıslah etmek, üzerinde tasarrufta bulunmak, kemâle erdirmek, efendi olmak, sorumluluğunu yüklenmek, başkanlık yapmak, mâlik ve sahip olmak, sözü dinlenmek, itaat edilmek, üstünlüğü ve otoritesi kabul edilmek gibi anlamlara da gelir. Kur’ânî bir terim olarak Rab; varlıklar âlemini yaratan, terbiye ederek geliştiren, onları maddî ve mânevî olgunluğa götüren, terbiyenin bütün gereklerine mâlik ve her şeye sahip olan Allah anlamına gelmektedir. Allah’ın umumi […]