Kategoriler
Tavsiye Siteler
Son Yazılar
Son yorumlar

Alem-i Misâlin Mahiyeti Varlık Âleminde Maddî Olmayan Bir Alem Daha Vardır: Bu alem hakkında Şah veliyullah (Huccetullahul-Baliğa) adlı eserin diyor ki Bil ki: Pek çok hadîs, varlık âleminde maddî olmayan bir baş­ka âlemin daha var olduğunu göstermektedir. Bu âlemde, mana­lar, kendilerine uygun bir suretle tecessüm etmekte ve eşya henüz yeryüzünde tahakkuk etmeden önce burada bir tür gerçekleşmek­tedir. Meydana geldiği zaman o mana orada nasıl idiyse, maddî varlık âleminde de aynen öyle olmaktadır. Halka göre bir cismi bu­lunmayan şeylerden birçoğu (buradan) intikal eder ve […]

Haydarı Kerrar Son Eserleri

Ferasetten Bahseden Hadis ve Ayet Ebu Said’den (r.a) Rasalullah (s.a.v) şöyle buyurdu: müminin ferasetinden sakının çünkü o baktığında Allahın nuruyla bakar (Tirmizi 3127) Hadisten çıkan netice: Ferasettir. Feraset kalbin saf olması durumu olup devamlı Allahı (c.c) zikretmek ve Takva ile elde edilir. Böyle bir mümin çoğu zaman olayların hakikatını idrak eder ki buna da feraset denilir. Feraset keşfin bir şubesidir. Hadis açıkça buna dalalet eder. Kuranı kerimde de müminin bu vasfı şu ayette anlatılır. Esteizu billah: İnne fi zalike le ayatil lil mutevessimîn […]

Tekasür Suresinin Havassı Bu mübarek sûre “El-Kevser” sûresinden sonra Mekke-i Mükerreme’de nazil olmuştur. Kur’an-ı Kerîm’in yüzikinci suresi, sekiz ayet, otuzaltı kelime ve yüzelliki harften ibarettir, fasılası ra, mim ve nun harfleridir.. “Tekâsür”den, yâni: Çokluk kuruntusundan haber verdiği için kendisine bu tekâsür adı verilmiştir. Bundan evvelki “El-Kâria” sûresinde kıyametin dehşetli vasıfları ve sâlih kullar ile isyankâr kimselerin akıbetleri bildirilmişti. Bu sûrede de insanların nihayet âhirete gidip cehennemi görecekleri ve birer suale tâbi olacakları bildirildiği için bu iki sûre arasında büyük bir münâsebet vardır. Surenin […]

Surelerin Ebced değerleri Bu Konuyu açmamızda ki sebep esmalar gibi surelerinde ebced değerleri bilinsin hem  surelerle hacet uygulamaları yapılırken  adetlerine riayet ederek yapılsın, kişinin kendine ait suresini veya yakın olanını en azından bilsin diye, hem de sadece esmalarda ebced değerlerine göre havass uygulamalarının olmadığı,  havas ilminde surelerde de bu usulün uygulandığı bilinsin diye acizane konuyu paylaşıyoruz. Havas uygulamalarında surelerin bu usulle kullanım şekli günümüzde pek bilinmez oysa bu usul çok fayda ve hikmetler saklar içinde bu ehline malumdur. Evet Esmaların kişilere baktığı gibi […]

Beled Suresinin Havassı Bu mübarek sûre “Kaf” sûresinden sonra Mekke-i Mükerreme’de nazil olmuştur. Kur’an-ı Kerîm’in doksanıncı suresi, yirmi ayet, altmış yedi kelime üç yüz yirmi altı harftir Fasılası, “dâl, elif, fâ’, hâ” harfleridir Mekke-i Mükerreme beldesine yemîn ile başladığı için kendisine böyle “Beled sûresi” adı verilmiştir. Bundan evvelki “El-Fecr” sûresinde cimrilik, mirasa düşkünlük, fakirlere yardımdan kaçınmak hâlleri kınanmış, huzura ermiş nefsin mutluluğu bildirilmişti. Bu “El-Beled” sûresinde de öyle bir hırs ve tama’dan kurtulmanın yolları gösterilmiş ve kalp huzurunun ne ile meydana geleceği bildirilmiş […]

Beyyine Suresinin Havassı Kur’ân-ı Kerîm’in doksan sekizinci sûresi. Sekiz âyet, doksan dört kelime, üçyüz doksan dokuz harftir. Fasılası h’dir. Bu mübarek sûre, Et-Talak sûresinden sonra Medine-i Münevvere’de nazil olmuştur. Sekiz âyet-i kerîmeyi içermektedir. Delil ve kanıt mânâsına olup kendisiyle Resûl-Î Ekrem Efendimizi kast için   “Beyyine” tâbirini ihtiva ettiği için bu sûre-i celîleye böyle Beyyine sûresi adı verilmiştir. Diğer ifadeyle Beyyine; nûr gibi kendisi beyyin, yani gayet açık olup da başkasını beyan eden, açıklayan demektir. Bu yüzden davacının davasını açık bir sûrette beyan ve […]

Peygamberimizin (s.a.v) Cinni bir Arabiyi iyileştirmesi ve okuduğu Ayetler Hâkim, Übeyy bin Ka’b’tan şu heberi nakletmiştir: “Bir gün ben, Peygamber’in (s.a.v.) yanında idim. Bir ârâbî gelip dedi ki: “Ey Allah’ın Resulü, benim bir kardeşim var ve o çok ağır bir şekilde hastadır.” Pey­gamberimiz ona, kardeşinin hastalığının ne olduğunu sordu. Arâbî: “Kardeşim, cinlerin şerrine uğramış, cinnet hastalığına tutulmuştur” dedi. Peygamberimiz de kendisine: “Haydi kardeşini buraya getir!” bu­yurdu. Arâbî gidip kardeşini getirdi ve Peygamberimiz’in önüne oturttu. Peygamberimiz de bazı sûre ve âyetler okuyarak o hastayı, […]

ORUCUN FAZİLETİ Cennet Kapıları, Ramazan’da Açılır: Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurmuştur: “Ramazan girdiğinde cennet kapıları bir rivayette rah­met kapıları açılır, cehennem kapılan kapatılır ve şeytanlar zin­cirlere vurulur.[513] Bil ki: Bu fazilet, hiç kuşku yoktur ki müslümanlara nisbetle-dir. Zira kâfirler Ramazan’da daha şiddetli bir körlük, daha aşırı bir sapıklık içerisinde olurlar. Çünkü, Allah’ın nişanelerine karşı hürmetsizlikleri ay boyunca devam eder. Müslümanlar oruç tutup, geceleri ihya edip, içlerinde kemâl sahibi olanlar nur denizlerine daldığında, duaları her bir taraftan kendilerini kuşattığında, nurları kendilerinden daha aşağı derece­de olan […]

Orucun Sırları Açlık Ve Susuzluk, Şehveti Kırar;Hayvanı Gücü Melekî Gücün Emrine Sokar: Bil ki: Bazen insan, Hakk’tan gelen ilham vasıtasıyla, hayvanı yapısındaki hiddet ve şiddet halinin, ulaşabileceği kemâl hali için bir engel olduğunu görür ve bunun üzerine ona kızmaya başlar, onu azgınlık halinden uzaklaştırarak uysal bir hale getir­mek ister. Bu konuda kendisine yardımcı olmak üzere açlık ve su­suzluktan, cinsî ilişkiyi terketmekten, diline, kalbine ve diğer or­ganlarına sahip olmaktan daha uygun bir yol göremez ve nefsânî hastalığını tedavi etmek amacıyla bu yollara sarılır. Bu […]

Oruç Tutmamayı Mubah Kılan Özürler Aşağıdaki on sebebden ötürü oruç tutmamak veya tutulmuş bir orucu bozmak mubahtır: 1) Yolculuk: Ramazanda en az üç günlük (on sekiz saatlik) bir yere gidecek olan kimse, geceden oruca niyet etmeyebilir. Bundan dolayı o gün yola çıkınca oruçlu bulunmamış olur. Fakat bir kimse oruç tuttuktan sonra, gündüzün yolculuğa çıksa, bu yolculuk o ilk gün için bir özür sayılmaz, orucuna devam etmesi gerekir. Ancak o gün yola çıkar da, ondan sonra orucunu açarsa, kendisine keffaret gerekmez, yine sadece kaza […]