Kategoriler
Tavsiye Siteler
Son Yazılar
Son yorumlar

Tasavvuf Nedir? Kuran ve Sünnette Delilleri Tasavvuf, İslam dininin üzerine inşâ edildiği üç temel mefhumdan biri olan “İhsan”ı kendine gaye edinmiştir. O halde “İhsan”ın ne olduğunu anladığımız zaman, tasavvufun özünü ve gayesini de daha iyi anlamış olacağız. Seyyid Muhammed Gamari  Hazretlerine: “Tasavvuf vahy-i semavî midir?” diye tasavvufun kaynağı ve özü hakkında bir soru sorduklarında, şöyle cevap vermiştir: “Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e vahy-i semâvî nazil olduğu vakit, tasavvuf da onunla beraber, esas olarak kurulmuştur. Çünkü tasavvuf, şüphesiz ihsan makamıdır.” Cibril Hadisi: İhsan […]

Haydarı Kerrar Son Eserleri

KUR’AN, SÜNNET VE TARÎKAT İslâmiyet dâima âli ve gâlibtir, mağlûb olmaz.22 Hadis Buhârî Emmâ bâd ihvânı dîn ve erbâbı sıdkı yakîne arz ve ifade olunur ki tarâiki aliyyenin hepsi mefhârı mevcûdat seyyidi kâinat efendimizin akvâl ve efâlinden yani sözleri ve amellerinden ibâret olduğu için turûkı aliye esas itibariyle birdir. Cümlesi Muhammedîdir. Tarikat lügatta “tarîk” yani “yol” demektir. Istılâhı tasavvufta ise Cenâbı Hakk’a takarrub maksadıyla sülûk olunacak ibâdet ve taat yoludur. Milyarlarca mahlukat içerisinde mükerrem olarak yaratılan insan için İslâm dini bunun yolunu göstermektedir. […]

Kur’ân-ı Kerîm’i Tefsir Metodu ve Günümüzde yapılan Tahrifatlar Bismillahirrahmanirrahim Üzülerek belirtmek isterim ki, günümüzde bir sapma olarak beliren ve belirli bir amaca bağlı olarak geliştirdikleri felsefi yöntemlerle ve de Sünnet’i reddetme gayretiyle, Sünnet’den yoksun salt Kur’an-la yetinme çabaları güdülen bazı te’lif eserlerin raflarda sıkça görülmeye başlanıldığı bir zaman münasebetiyle Kur’an-ı beyan ve tefsir ettiğinden dolayı sizlere ilmimizin nisbetinde, bu önemli konuda Allâhu Teâlâ’nın “Hayırda ve iyilikte yardımlaşın”[1][1] emrinden yola çıkarak bir şeyler zikretmeyi uygun bulduk. Hepimizin İslam’dan zaruri olarak bildiği husus; İslam’ın temeli […]

Kuranda Geçen Esmalar ve Geçiş Şekli Esmâ-i Hüsnâ’nın Kur’ân-ı Kerim’deki tertibi şu şekilde nazil olmuştur. 1. Allah 2. Rahman: Bağışlayan, esirgeyen. 3. Rahîm: Bağışlayan, acıyan. “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.” [224] 4. Rab: Her şeyin sahibi. (Rabb’ül-Alemin) “Hamd âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.”[225] 5. Melik: Görünen ve görünmeyen alemlerin sahibi. “O, ceza gününün malikidir.” [226] “Gerçek hükümdar olan Allah, yücedir.” [227] 6. Muhît: Her şeyi çepeçevre kuşatan. “Halbuki Allah, kafirleri çepeçevre kuşatmış­tır.” [228] “Bilesiniz ki O, her şeyi (ilmiyle) kuşatmış­tır.”![229] 7. Kadir: Her […]

Hemmam bin münebbihin sahifesi Hadîslerin toplanması ve muhafaza edilmesi tarihi, onların ehemmiyetini göstermek bakımından büyük bir değer taşır. Takdim olunan eser, Hazreti Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellemin bir sahabîsi tarafından meydana getirilen mevzu ile ilgili en eski bir kitabın metnine ışık tutmakla kalmaz, aynı zamanda, ilk müslümanların, Peygamberlerinin kıymetli hadîslerini tanzim ve müteakib nesillere rivayet etmeleri hususunda aydınlatıcı bilgiler verir. Ayrıca, henüz keşfedilmiş olan bir çok eserlere yetişememiş öncü Garplı yazarların yarattıkları bir çok yanlışlıkları izale eder. Centre Culturel Islamique (Paris), bu tarihî […]

SÜNNETİN DELİL OLUŞUNUN DELİLLERİ Daha önceki anlattıklarımızdan anlaşıldı ki; sünnetin delil olu­şu, dinî bir zarurettir. Aslında bu kadar açıklama, bize ve kalbinde zerre kadar imanı olan kimseye yeterlidir; delillerini söylemeye hacet yoktur. Ancak zamanımızda iyice çığırından çıkmış fikrî hürriyet ve gerçeği araştırma perdesi arkasına gizlenerek İslâm’ı içten yıkmak ve aklı zayıf müslümanları oyalamak isteyen zındıkların düşmanlık­larını ve dinsizlerin patırtılarım kesmemiz için bu delilleri açıklama­mız, yerinde bir tutum olacaktır. Bütün kuvvet ve kudret Allah’a ait­tir, deyip söze başlıyoruz: Sünnetin dinde hüccet olduğunu gösteren deliller […]

Celcelutiye Kasidesinde Geçen Süryanice Esmalar Hazreti Ali (r.a) Efendimizin Celcelutiye Adlı kasidesinde geçmekte olan ortalama elli Süryani lisanında ki Esmaların Arapça karşılıkları aşağıdadır. Esmaların bazılarıyla alakalı farklı karşılıklar olsa da biz Alimler arasında en muteber rivayetleri derledik. Allahu alem bissavab. Biacin-Bacin Allah (c.c) Ehucin Ehad Celcelutin Bedi’ Helhelet Basıt Samsamin Bariu Tamtamin Sabit Taytafet Cebbar Mihraşin Halim Şemahın Halıg Eşmehın Şedid Sellemet-Semet Selam Ğalmehet Hakim Celcelet Gadir Şemhisa-şemhesa Ya Rabbi-Ya Rahman Şelmeha Muğni Zeymuhın-Beyzuhın Hakemun-Adl Celalin Bazihın Azze ve Celle Şerantahın Rauf Begdusin […]

ESMÂ-İ HÜSNÂ İZAHI BURÇLARI VE İNSANA ETKİLERİ “En güzel isimler” demek olan ‘esmâ-i hüsnâ’, naslarda (Kur’an ve Sünnette) Allah Teâlâ hakkında kullanılan isim ve sıfatlardan oluşur. Kur’ân-ı Kerîm’de ve peygamberimizin hadislerinde Cenâb-ı Hakk’a nisbet edilen birçok isim bulunmaktadır. Bu durum bizzat Kur’an tarafından şu şekilde ifade edilmektedir: “En güzel isimler Allah’ındır. O’na bu isimlerle dua edin. O’nun isimleri hakkında eğri yola sapanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasını göreceklerdir” [A’râf 7/150]. Peygamberimiz ise: “Allah Teâlâ’nın doksan dokuz ismi vardır. Bunları sayan cennete girecektir” [Tirmizî, Daavât, […]

Cin Suresinin Havassı   Bu mübarek sûre, “El-Araf” sûresinden sonra Mekke-i Mükerreme’de nazil olmuştur Yirmisekiz ayet, ikiyüz seksenbeş kelime ve yediyüzellidokuz harften ibarettir.Fasılası “elif”tir. Cinlerin Kur’an-ı Kerim’i dinlemiş, ona îman etmiş olduklarını bildirdiği için kendisine böyle “Cin sûresi” adı verilmiştir. Diğer bir adı ise “kul uhiye” dir. Bu cinlerin adetleri ve isimleri hakkında bir çok rivayetler vardır. Mevzu uzayacağından  bu rivayetlere girmiyoruz. Nûh sûresi, istiğfarın ehemmiyetini, semâlara ait âyetleri ve inkarcıların suda boğulmak sureti ile cezaya uğramış olduklarını bildirdiği gibi bu cin sûresi […]

Buruc suresinin Havassı Kur’an-ı Kerîm’in seksenbeşinci suresi. Mekke’de nazil olmuştur. 22 ayet, yüz dokuz kelime ve 458 harften ibarettir. Fasılası, cîm, dâl, kâf, râ’, be, tı ve zı’dır. İsmini, birinci ayetinde geçen “burûc” (burçlar) kelimesinden almıştır: “Andolsun içinde burçları bulunan göğe… Burçlar. BURÇ: Aslında yüksek köşk demektir. Gökyüzünde her yıldız topluluğuna, yani özellikle bir arada bulunan yıldız takımlarından her birine burç veya suret ismi verilmiş ve kelimenin bilinen gerçek mânâsı bu olmuştur. Yeryüzü haritasında şehirler ve şehir haritasında yüksek ve büyük binalar nasılsa, […]