KIDEM Eski, kadîm ve önce olma karşıtı sonradan olan manasına gelen “hudûs’tur. Kıdem kelimesi, İslâm felsefesi ve kelâm tarihinde üç anlamda kullanılmıştır: 1-Kıdem-i zamanî (zamanla ezen olmak) Bir şeyin varlığı ezelî olup, vücudundan adem (yokluk) geçmemek dernektir. 2- Kıdem-i zâtî. Bir şeyin varlığı başkasına muhtaç olmamak, muhtaç olmadığı ve li-zatihî var olduğu için de başlangıçsız ve öncesiz olmak. 3- Kıdem-i izâfi. Bir şeyin varlığının başlangıcı, başkasına nisbetle daha önce olmak. Babanın zaman bakımından oğlundan daha önce olması gibi. Bunların karşıtı ise: 1- […]
VÜCUD Olmak, varolmak, olan, varolan, mevcut. Kelam ilminde Allah’ın zorunlu varlığını dile getirir. Kelamcılara göre Allah’ın nefsî, zatî ya da sübutî sıfatlarındandır. Yunan felsefesinin, özellikle Aristo metafiziğin İslâm dünyasına girmesinden önce, kelamcılar genel bir kavram olarak vücud yerine şey ve cisim kavramlarını kullanıyorlardı. Bu dönemde, kelamcıların tartıştıkları başlıca konulardan birini, Allah’a şey ya da cisim denilip denilemeyeceği oluşturuyordu. Sonunda Allah’a cisim denilemeyeceği, çünkü Allah’ın cismin gerekli niteliklerinden olan boyutlu olmaktan münezzeh olduğu sonucuna varıldı. Buna karşılık, diğer şeyler gibi olmamakla birlikte, Allah’a […]
Her türlü Şeytan ve Cinlere Karşı Hicab Her türlü şeytan ve cinlerin kişilerden veya her hangi bir mekandan uzaklaşmaları ve bir daha gelememeleri için Mülk suresi sonuna kadar yazılır peşinden Dört büyük meleğin ismi Cebrail, Mikail, İsrafil, Azrail (a.s) 70 kere yazılır daha sonra yedi müvekkilin isimleri müzhib, mürre, Ahmer, burgan, Şemharuş, Ebyad, Meymun yazılır daha sonra 7 gezegenin melek ve haftanın günlerinin meleklerinin isimleri rukyail, Cebrail, kesfiyail, semsemail, Mikail, sarfiyail, anyail yazılır ve hatemi Süleyman yazılır ve son olarak ta günlerin […]
Kaside-i Bürde ve Havassı Kaside-i Bürde asıl adı, El-Kevâkibud-Düriyye fî Medhi Hayril-Beriyye dir. Fakat en çok kullanılan isimleri Kaside-i Bürde ve Kaside-i Bür’e dir.Altıncı ve Yedinci asırlarda yaşamış, Asıl adı Şerâfeddîn Muhammed Hz.leri tarafından yazılmıştır.İlk şerhide kendisi hayatta iken Abdüsselam b. İdris el-Merrakuşî ve Ebu Maktesî tarafından yazılmıştır. Şerâfeddîn Muhammed Hz.leri, Hicri 609 M. 1213 senesinde Şevval ayının 3. Gününe rastlayan Salı günü Mısırda Behnasa şehrinde doğmuştur. H.608 M. 1211’de doğduğuda rivayet edilmiştir.) H. 699 M. 1295 senesinde Mısırda İskenderiye şehrinde vefat […]
Evliyaların Kalkanı Duası ve Virdi Mecmuatül Ahzabta geçen evliyaların kalkanı isimli dua ve virdi isminden de anlaşılacağı üzere bir çok evliyanın okuduğu muazzam bir duadır. Virdi Bütün namazların akabinde belli adetlerde okunur. Sabah namazının peşinden 14 defa Öğle, ikindi, Akşam ve Yatsı namazlarının peşinden ise 11 er defa okunur. Dua ise virdin her vakit okumasının peşinden 1-3-5 defa okunabilir. Mesela Sabah namazından sonra Virdi 14 kere okuduk peşinden de Duasını okuruz. Bunlar Duası ve Virdi ayrı ayrı okunabileceği gibi birlikte okunması tavsiye […]
Şifa için okunan ayetler(Şifa Ayetleri) Kuranda geçen şifa ayetlerinin tamamı bunlardır. Bunları her hastalıkta okunan dualara ilave ederek okumak lazımdır. بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ اَلرَّحْمٰـنِ الرَّحٖيمِ مَالِكِ يَوْمِ الدّٖينِ اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَعٖينُ اِھْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقٖيمَ صِرَاطَ الَّذٖينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالّٖينَ اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ اَلْحَیُّ الْقَيُّومُ لَا تَاْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَهُ مَا فِى السَّمٰوَاتِ وَمَا فِى الْاَرْضِ مَنْ ذَا الَّذٖى يَشْفَعُ عِنْدَهُ اِلَّا بِاِذْنِهٖ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْدٖيهِمْ وَمَا […]
ŞEFÂAT HAKTIR Bir kimsenin bağışlanmasını istemek; bir kimseden, başka bir kimse için iyilik yapmasını ve zarardan vazgeçmesini rica etmek; yardım etmek; başkası hesabına yalvarmak, rica etmek; birinin önüne düşüp işinin görülmesi için dua ve niyazda bulunmak. Şefâat edene eş-şâfi’, eş-şefi (başkası lehine taleb eden) denilir. Bu ayette şefâat; aracı olmak, yardım etmek ve öncülük etmek anlamlarına gelir: “Kim güzel bir şefâatla (hayır ve iyiliklere aracı, vasıta olmakla) şefâat ederse, bundan kendisine bir sevab (hisse) vardır. Kim de kötü bir şefâatle (kötülüğe delil […]
Peygamberler Masumdur. Bütün Peygamberler küçük ve büyük günah işlemekten, küfürden ve çirkin işlerden korunmuşlardır. Peygamberlerin evveli Hz. Âdem, Âhiri Hz. Muhammed Mustafa sallellâhu aleyhi vesellem’dir. Hz. Âdem için, peygamber değildi, demekse küfürdür. Çünkü peygamberlerin peygamberliği Kitap, Sünnet ve İcma-i Ümmetle sabittir. Hz. Peygamber’den peygamberlerin sayısı sorulunca şöyle cevap verdiği rivayet edilmiştir: “Yüzyirmi dörtbin, bir rivayette de, ikiyüz yirmidört bin” buyurdu. Fakat, en iyisi, peygamberleri sayı ile sınırlamamaktır. Peygamberler, bütün kötülüklerden ve hususiyle küfürden korunmuşlardır. Günah işlemezler, küfür halinde bulunamazlar. Zira küfür en […]
ELFAZI KÜFÜR VE ÇEŞİTLERİ Elfâz’ın tekili olan lafız (lafz); söz, kelime ve ifade demektir. Küfür ise “kefera” fiilinden masdar olup, sözlükte; bir şeyi örtmek anlamına gelir. Kalbindeki imanını örten kimseye de bu yüzden münkir veya kâfir denilmiştir. Bir terim olarak, kişiyi küfre düşüren ve dinden çıkmasına sebep olan sözlere “elfâz-ı küfür” adı verilir. Bir mü’mini küfre düşüren sözler dörde ayrılır. Bunlar: İstihzâ, istihfaf, istihkar ve istinkârdır. İstihzâ, dinin esaslarından birini alaya almak; istihfâf, inanılması gereken ve zarûrât-ı diniyye denilen prensipleri küçümsemek, hafife […]
Hakikati Ahmediye (s.a.v) Döneminde miyiz? Yorumsuz Bismillahirrahmanirrahim Hani, Meryem oğlu İsa, “Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah’ın size, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim” demişti. Fakat (İsa) onlara apaçık mucizeleri getirince, “Bu, apaçık bir sihirdir” dediler. Kim, İslâm’a davet olunduğu hâlde, Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalimdir? Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez. Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır. O, kendisine ortak koşanlar hoşlanmasa da, […]