Kategoriler
Tavsiye Siteler
Son Yazılar
Son yorumlar

Kur’ân-ı Kerîm’i Tefsir Metodu ve Günümüzde yapılan Tahrifatlar Bismillahirrahmanirrahim Üzülerek belirtmek isterim ki, günümüzde bir sapma olarak beliren ve belirli bir amaca bağlı olarak geliştirdikleri felsefi yöntemlerle ve de Sünnet’i reddetme gayretiyle, Sünnet’den yoksun salt Kur’an-la yetinme çabaları güdülen bazı te’lif eserlerin raflarda sıkça görülmeye başlanıldığı bir zaman münasebetiyle Kur’an-ı beyan ve tefsir ettiğinden dolayı sizlere ilmimizin nisbetinde, bu önemli konuda Allâhu Teâlâ’nın “Hayırda ve iyilikte yardımlaşın”[1][1] emrinden yola çıkarak bir şeyler zikretmeyi uygun bulduk. Hepimizin İslam’dan zaruri olarak bildiği husus; İslam’ın temeli […]

Haydarı Kerrar Son Eserleri
Sponsor Olmak İster misin ?

Kuranda Geçen Esmalar ve Geçiş Şekli Esmâ-i Hüsnâ’nın Kur’ân-ı Kerim’deki tertibi şu şekilde nazil olmuştur. 1. Allah 2. Rahman: Bağışlayan, esirgeyen. 3. Rahîm: Bağışlayan, acıyan. “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.” [224] 4. Rab: Her şeyin sahibi. (Rabb’ül-Alemin) “Hamd âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.”[225] 5. Melik: Görünen ve görünmeyen alemlerin sahibi. “O, ceza gününün malikidir.” [226] “Gerçek hükümdar olan Allah, yücedir.” [227] 6. Muhît: Her şeyi çepeçevre kuşatan. “Halbuki Allah, kafirleri çepeçevre kuşatmış­tır.” [228] “Bilesiniz ki O, her şeyi (ilmiyle) kuşatmış­tır.”![229] 7. Kadir: Her […]

Cin Suresinin Havassı   Bu mübarek sûre, “El-Araf” sûresinden sonra Mekke-i Mükerreme’de nazil olmuştur Yirmisekiz ayet, ikiyüz seksenbeş kelime ve yediyüzellidokuz harften ibarettir.Fasılası “elif”tir. Cinlerin Kur’an-ı Kerim’i dinlemiş, ona îman etmiş olduklarını bildirdiği için kendisine böyle “Cin sûresi” adı verilmiştir. Diğer bir adı ise “kul uhiye” dir. Bu cinlerin adetleri ve isimleri hakkında bir çok rivayetler vardır. Mevzu uzayacağından  bu rivayetlere girmiyoruz. Nûh sûresi, istiğfarın ehemmiyetini, semâlara ait âyetleri ve inkarcıların suda boğulmak sureti ile cezaya uğramış olduklarını bildirdiği gibi bu cin sûresi […]

Buruc suresinin Havassı Kur’an-ı Kerîm’in seksenbeşinci suresi. Mekke’de nazil olmuştur. 22 ayet, yüz dokuz kelime ve 458 harften ibarettir. Fasılası, cîm, dâl, kâf, râ’, be, tı ve zı’dır. İsmini, birinci ayetinde geçen “burûc” (burçlar) kelimesinden almıştır: “Andolsun içinde burçları bulunan göğe… Burçlar. BURÇ: Aslında yüksek köşk demektir. Gökyüzünde her yıldız topluluğuna, yani özellikle bir arada bulunan yıldız takımlarından her birine burç veya suret ismi verilmiş ve kelimenin bilinen gerçek mânâsı bu olmuştur. Yeryüzü haritasında şehirler ve şehir haritasında yüksek ve büyük binalar nasılsa, […]

Hümeze Suresinin Havassı Bu mübarek sûre, “El-Kıyâme” sûresinden sonra Mekke-i Mükerreme’de nazil olmuştur. Dokuz âyet-i kerîme’yi ihtiva etmektedir. Bundan evvelki “Asr” sûresinde mü’mîn, sâlih kullardan başka insanların sapıklıkta bulundukları bildirilmişti. Bu sûre de o sapıkların bâzı vasıflarını bildirdiği için bu iki sûre arasında büyük bir irtibat vardır. “Humeze”, başkalarını çekiştiren anlamında kullanılmaktadır. Buradaki “hûmezetül lümeze” kelimeleri, Arapça’da birbirine çok yakın anlamlı iki kelimedir, birbirinin yerine de kullanılabilir. O kadar az fark vardır ki, dile son derece vakıf olan Araplar bile hûmeze’nin anlamı olarak […]

Asr Suresinin Havassı Bu mübarek sûre, inşirah sûresinden sonra Mekke-i Mükerreme’de nazil olmuştur. İbn Abbas, İbn Zübeyr ve Cumhûr’a göre Mekkî; Mücahid, Katâde ve Mükâtil’e göre Medenî’dir. Üç ayet, ondört kelime ve altmışsekiz harften ibarettir. Asr’a = Dehr’e yemîn ile başladığı için kendisine böyle Asr sûresi adı verilmiştir. Bundan evvelki “Tekâsûr” sûresinde insanların çoklukları ile mağrur olarak kendilerini felâketten kurtaran zatların kimlerden ibaret bulundukları haber verildiği cihetle bu iki sû re-i celîle arasında mühim bir irtibat vardır. Ubeydulah b. Hısn diyor ki: “Resulullahın […]

Adiyat Suresinin Havassı Vel Adiyat suresi ibni Mesud, Cabir, Hasen, ikrime ve Ataya göreye Mekkidir. Enes, Katade, ve İbni Abbasdan bir rivayete göre Medenidir. İbni Abbasdan gelen rivayete göre: Rasulullah (s.a.v) bir süvari takımı göndermiş bir ay geçti onlardan bir haber gelmiyordu. O sebeple vel-adiyati nazil oldu.  Alusinin de ifade ettiği üzere bunlardan haber gelmeyince münafıklar onlar öldürüldüler diye fitne çıkardılar işte onların süvarilerin haberini selamette olduklarını müjdelemek için inmiştir. Buda surenin Medeni olduğunu gösterir.(Elmalı Tefsiri) 11 ayettir Fasılası elif dal ra harfleridir. […]

Tekasür Suresinin Havassı Bu mübarek sûre “El-Kevser” sûresinden sonra Mekke-i Mükerreme’de nazil olmuştur. Kur’an-ı Kerîm’in yüzikinci suresi, sekiz ayet, otuzaltı kelime ve yüzelliki harften ibarettir, fasılası ra, mim ve nun harfleridir.. “Tekâsür”den, yâni: Çokluk kuruntusundan haber verdiği için kendisine bu tekâsür adı verilmiştir. Bundan evvelki “El-Kâria” sûresinde kıyametin dehşetli vasıfları ve sâlih kullar ile isyankâr kimselerin akıbetleri bildirilmişti. Bu sûrede de insanların nihayet âhirete gidip cehennemi görecekleri ve birer suale tâbi olacakları bildirildiği için bu iki sûre arasında büyük bir münâsebet vardır. Surenin […]

Beled Suresinin Havassı Bu mübarek sûre “Kaf” sûresinden sonra Mekke-i Mükerreme’de nazil olmuştur. Kur’an-ı Kerîm’in doksanıncı suresi, yirmi ayet, altmış yedi kelime üç yüz yirmi altı harftir Fasılası, “dâl, elif, fâ’, hâ” harfleridir Mekke-i Mükerreme beldesine yemîn ile başladığı için kendisine böyle “Beled sûresi” adı verilmiştir. Bundan evvelki “El-Fecr” sûresinde cimrilik, mirasa düşkünlük, fakirlere yardımdan kaçınmak hâlleri kınanmış, huzura ermiş nefsin mutluluğu bildirilmişti. Bu “El-Beled” sûresinde de öyle bir hırs ve tama’dan kurtulmanın yolları gösterilmiş ve kalp huzurunun ne ile meydana geleceği bildirilmiş […]

Beyyine Suresinin Havassı Kur’ân-ı Kerîm’in doksan sekizinci sûresi. Sekiz âyet, doksan dört kelime, üçyüz doksan dokuz harftir. Fasılası h’dir. Bu mübarek sûre, Et-Talak sûresinden sonra Medine-i Münevvere’de nazil olmuştur. Sekiz âyet-i kerîmeyi içermektedir. Delil ve kanıt mânâsına olup kendisiyle Resûl-Î Ekrem Efendimizi kast için   “Beyyine” tâbirini ihtiva ettiği için bu sûre-i celîleye böyle Beyyine sûresi adı verilmiştir. Diğer ifadeyle Beyyine; nûr gibi kendisi beyyin, yani gayet açık olup da başkasını beyan eden, açıklayan demektir. Bu yüzden davacının davasını açık bir sûrette beyan ve […]