Kategoriler
Tavsiye Siteler
Son Yazılar
Son yorumlar

ŞEFÂAT HAKTIR   Bir kimsenin bağışlanmasını istemek; bir kimseden, başka bir kimse için iyilik yapmasını ve zarardan vazgeçmesini rica etmek; yardım etmek; başkası hesabına yalvarmak, rica etmek; birinin önüne düşüp işinin görülmesi için dua ve niyazda bulunmak. Şefâat edene eş-şâfi’, eş-şefi (başkası lehine taleb eden) denilir. Bu ayette şefâat; aracı olmak, yardım etmek ve öncülük etmek anlamlarına gelir: “Kim güzel bir şefâatla (hayır ve iyiliklere aracı, vasıta olmakla) şefâat ederse, bundan kendisine bir sevab (hisse) vardır. Kim de kötü bir şefâatle (kötülüğe delil […]

Haydarı Kerrar Son Eserleri

Peygamberler Masumdur.   Bütün Peygamberler küçük ve büyük günah işlemekten, küfür­den ve çirkin işlerden korunmuşlardır. Peygamberlerin evveli Hz. Âdem, Âhiri Hz. Muhammed Mustafa sallellâhu aleyhi vesellem’dir. Hz. Âdem için, peygamber değildi, de­mekse küfürdür. Çünkü peygamberlerin peygamberliği Kitap, Sün­net ve İcma-i Ümmetle sabittir. Hz. Peygamber’den peygamberlerin sayısı sorulunca şöyle cevap verdiği rivayet edilmiştir: “Yüzyirmi dörtbin, bir rivayette de, ikiyüz yirmidört bin” buyurdu. Fakat, en iyisi, peygamberleri sayı ile sınırlamamaktır. Peygamberler, bütün kötülüklerden ve hususiyle küfürden korunmuşlardır. Günah işlemezler, küfür halinde bulunamazlar. Zira kü­für en […]

ELFAZI KÜFÜR VE ÇEŞİTLERİ   Elfâz’ın tekili olan lafız (lafz); söz, kelime ve ifade demektir. Küfür ise “kefera” fiilinden masdar olup, sözlükte; bir şeyi örtmek anlamına gelir. Kalbindeki imanını örten kimseye de bu yüzden münkir veya kâfir denilmiştir. Bir terim olarak, kişiyi küfre düşüren ve dinden çıkmasına sebep olan sözlere “elfâz-ı küfür” adı verilir. Bir mü’mini küfre düşüren sözler dörde ayrılır. Bunlar: İstihzâ, istihfaf, istihkar ve  istinkârdır. İstihzâ, dinin esaslarından birini alaya almak; istihfâf, inanılması gereken ve zarûrât-ı diniyye denilen prensipleri küçümsemek, hafife […]

Hakikati Ahmediye (s.a.v) Döneminde miyiz?   Yorumsuz Bismillahirrahmanirrahim   Hani, Meryem oğlu İsa, “Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah’ın size, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim” demişti. Fakat (İsa) onlara apaçık mucizeleri getirince, “Bu, apaçık bir sihirdir” dediler. Kim, İslâm’a davet olunduğu hâlde, Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalimdir? Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez. Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır. O, kendisine ortak koşanlar hoşlanmasa da, […]

Dinen Kumar, Milli Piyango, Toto, Loto Oyunlarının Hükmü   Kötü alışkanlıklardan biri de kumardır. Kumar, oyunların zamanla aslî amacından çıkarılması ve işin içine şansın, bazen kurnazlıkla hilenin de katılarak emeksiz ve haksız kazanç elde etmenin bir yolu haline getirilmesidir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve şans okları birer şeytan işi pisliktir. Onlardan uzak durun ki, kurtuluşa eresiniz. Şeytan, içki ve kumar ile aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Al­lah’ı  anmaktan  ve  namazdan  alıkoymak istiyor. Artık […]

M.İbni Arabi Hazretlerinin Sırrı Acibe Havassı Garibe Duası   Bu Sırrı Acibe,  havassı garibe uzaktan ve yakından akılsız zalimlerin şerrinden, merhametsizlerin cefasından şeytanın şerrinden hıfz olunmak için  Şeyhül Ekber Muhyiddin Arabi  hazretlerinden nakil olunmuştur. Zamanımız fitnelerinden ve dahi düşmanların yeryüzünü fesatlarından hıfz ve halas etmek için bu sırrı acibeyi okumak münasiptir. Bu bir silah mesabesindedir. Hak Teala’nın yerde ve gökte olan askerlerinin hepsi bu sırrı acibeyi okurlar bunun tafsilatı şerhi çoktur lakin bu kadar ile yetindik. 3 – 5 – 7 – 10 […]

Sandalyede Namaz Kılınır mı? Namaz, kulun Allah’a en çok yakınlık kazandığı bir ibadettir. Bu niteliğinden dolayı Hz. Peygamber (s.a.v) bu ibadeti “en hayırlı amel” (İbn Mâce, Taharet, 4) olarak tanımlamış, kıyamet gününde hesabı sorulacak ilk amelin namaz olacağını bildirmiştir. (Tirmîzî, Salât, 188) Bu sebeple namazın terk edilmesine izin verilmemiş, ima ile de olsa mutlaka kılınması istenmiştir. Hz. Peygamber “Kim namazı kasten terk ederse Allah’ın himayesi ondan uzak olur.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI. 421) buyurmuştur. Namaz ibadetinin rükünlerinin neler olduğu Kur’an ve Sünnette […]

İftitah Tekbirinde Parmaklar Kulaklara Değer mi?   Bilindiği üzere namazın 12 Farzın biride namaza başlarken İftitah tekbiri ile başlamaktır. Tekbir Büyütmek, ululamak, büyük görmek, “Allahu ekber” demek. “Kebure” kökünden “tef’îl” babında bir mastar. Bütün namazlara giriş “Tekbir” ile olduğu gibi, namaz rükünlerinin ayrılması tekbir cümlesi ile olur. Bayram veya cenaze namazlarında ilâve tekbirler, teşrik tekbirleri de Allah’ın yüceliğinin anıldığı diğer tekbir çeşitleridir: Buna göre tekbir hüküm olarak farz, vacip, sünnet veya nafile olarak tekrarlanan “övgü ve senâ” cümlesidir. Rivâyete göre, Hz. Peygamber’e (s.a.s) […]

Talâkta (Boşama) Şahit Bulundurma Boşama ile ilgili konulara yer verilen Talâk Suresi’nde, boşamada şahit bulundurma konusunda, “Kadınlar iddetlerini doldurunca onları ya güzelce evinizde tutun veya onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki adil kimseyi de şahit tutun…” (65/1) buyurmaktadır. İmam Buharide sünni talâkı, “Sünnet olan boşama kadını temiz iken, birleşmeden boşamak ve iki de Şahit bulundurmaktır.”(Buharî, Talâk, I) şeklinde tarif etmiştir. Bu delillere dayanan İsnaaşeriye ve İsmailiye mezhepleri, iki adil şahit önünde yapılmayan boşanmanın geçerli olmadığı görüşünü benimsemişlerdir. Buna karşılık cumhur, Hz. Peygamber ve sahabe […]

Muhala İle Boşama Herhangi bir nedenle evlilik hayatını sürdürmek istemeyen kadının kocasına ödediği bir bedel karşılığında evlilik bağından kurtulmasına muhalaa denir. Bu boşanma biçiminde kadın istemediği evlilikten kurtulurken, erkek de uğrayabileceği maddi zararı telafi ederek yeniden evlenme imkanını elde etmiş olur. Allah-u Teâlâ, Kur’an-ı Kerim’de, “…Kadınlara vermiş olduğunuz bir şeyi geri almak helal değildir. Meğer ki karı ve koca Allah’ın çizdiği sınırlara riayet edememekten korkalar. Şayet onların, ilahi sınırlara riayet edemeyeceklerinden korkarsanız zevcenin kurtulmak için bir şey vermesinde ikisi için de günah yoktur…” […]