KIYÂM Bİ-NEFSİHİ-ZATİHİ Kendi özü gereği varolan. Kıyam bi-zatihi de denir. Allah’ın Tenzihat ya da Sıfat-ı Selbiye (Allah’ın soyutlama, olumsuzlama yoluyla ulaşılan sıfatları) denilen sıfatlarındandır. Allah’ın bizzat varolduğunu, varolmak için başka bir varlık ya da nedene muhtaç olmadığını dile getirir. Allah dışındaki varlıklar özleri gereği değil başka bir varlık ya da nedene bağlı olarak vardırlar. Varolmak için ikamet edecekleri bir mekana, içinde bulunacakları bir yere (mahal), kendilerini seçecek bir seçiciye ya da icad edecek bir mucide ihtiyaç duyarlar. Böyle bir neden olmadıkça varolmaları […]
MUHÂLEFETÜN Lİ’L-HAVÂDÎS Cenab-ı Allah’ın tenzîhî ve selbî zâtına layık ve vacib sıfatlarından birisi. Bu sıfat Cenab-ı Hakk’ın zat ve sıfatlarında hiç bir şeye benzemediğini ifade eder. Muhalefetün li’l-havâdîs Allah’ın sonradan olan şeylere muhalif olması (benzememesi) demektir. Bunun zıddı sonradan olan şeylere mümaselet (benzemek)’tir; ki, Cenab-ı Hakk bundan münezzehtir. Allah Teâlâ’nın, zat ve sıfatlarından mümaselet ve müşahebeti (benzeri olmayı) kaldırdığı ve mefhumunda selb (nefy) anlamı bulunduğu için bu sıfat da Tenzihât denilen sıfat-ı selbiyeden sayılır. Cenab-ı Allah, Vâcibü’l-vücûd’tur. Zâtından dolayı zorunlu olarak var […]
VAHDÂNİYET Birlik. İslâm kelamında Allah’ın , cisimsel niteliklerden soyutlamaya dayanan tenzihî ya da selbî sıfatlarından biri. Vahdaniyet, Allah’ın zat, sıfat ve fiillerinde tekliğini belirtir. Vahdaniyetin zıddı olan birden olma (taaddüd) ve ortağı bulunma (şirk), Allah için düşünülemez. Allah’ın vahdaniyeti; sayısal anlamda bir birliği değil, O’nun zatının, sıfatlarının ve fiillerinin eşsizliğini, benzersizliğini dile getirir. Buna göre, O’ndan başka yaratıcı ve O’ndan başka tapınılacak varlık yoktur. Kur’ân, birçok âyette bu anlamda Allah’ın vahdaniyetini dile getirerek bunun zıddının imkansızlığını vurgular. Bu âyetlerden birkaçı şöyle sıralanabilir: […]
BEKÂ Sonsuz, ebedî kalmak; durmak, sürmek, devam etmek ve özellikle eski hâli üzere sabit olmak. Istılahta; Yüce Allah’ın sıfatlarından birisidir. Allah’ın varlığının bir sonunun olmaması demektir. Bütün sonradan yaratılan varlıklar için bir son düşünüldüğü halde, O’nun için bir son düşünülemez. O hem ebedî hem de ezelîdir. Başlangıcı ve sonu yoktur. İki türlü bâkî varlık vardır: 1- Sonsuza kadar kendi kendine bâki olan varlık. Bu varlık için bir fena, yani son bulmak, zevâl bulmak düşünülemez. İşte bu varlık Yüce Allah’tır. 2- Belli bir […]
KIDEM Eski, kadîm ve önce olma karşıtı sonradan olan manasına gelen “hudûs’tur. Kıdem kelimesi, İslâm felsefesi ve kelâm tarihinde üç anlamda kullanılmıştır: 1-Kıdem-i zamanî (zamanla ezen olmak) Bir şeyin varlığı ezelî olup, vücudundan adem (yokluk) geçmemek dernektir. 2- Kıdem-i zâtî. Bir şeyin varlığı başkasına muhtaç olmamak, muhtaç olmadığı ve li-zatihî var olduğu için de başlangıçsız ve öncesiz olmak. 3- Kıdem-i izâfi. Bir şeyin varlığının başlangıcı, başkasına nisbetle daha önce olmak. Babanın zaman bakımından oğlundan daha önce olması gibi. Bunların karşıtı ise: 1- […]
VÜCUD Olmak, varolmak, olan, varolan, mevcut. Kelam ilminde Allah’ın zorunlu varlığını dile getirir. Kelamcılara göre Allah’ın nefsî, zatî ya da sübutî sıfatlarındandır. Yunan felsefesinin, özellikle Aristo metafiziğin İslâm dünyasına girmesinden önce, kelamcılar genel bir kavram olarak vücud yerine şey ve cisim kavramlarını kullanıyorlardı. Bu dönemde, kelamcıların tartıştıkları başlıca konulardan birini, Allah’a şey ya da cisim denilip denilemeyeceği oluşturuyordu. Sonunda Allah’a cisim denilemeyeceği, çünkü Allah’ın cismin gerekli niteliklerinden olan boyutlu olmaktan münezzeh olduğu sonucuna varıldı. Buna karşılık, diğer şeyler gibi olmamakla birlikte, Allah’a […]
Her türlü Şeytan ve Cinlere Karşı Hicab Her türlü şeytan ve cinlerin kişilerden veya her hangi bir mekandan uzaklaşmaları ve bir daha gelememeleri için Mülk suresi sonuna kadar yazılır peşinden Dört büyük meleğin ismi Cebrail, Mikail, İsrafil, Azrail (a.s) 70 kere yazılır daha sonra yedi müvekkilin isimleri müzhib, mürre, Ahmer, burgan, Şemharuş, Ebyad, Meymun yazılır daha sonra 7 gezegenin melek ve haftanın günlerinin meleklerinin isimleri rukyail, Cebrail, kesfiyail, semsemail, Mikail, sarfiyail, anyail yazılır ve hatemi Süleyman yazılır ve son olarak ta günlerin […]
Kaside-i Bürde ve Havassı Kaside-i Bürde asıl adı, El-Kevâkibud-Düriyye fî Medhi Hayril-Beriyye dir. Fakat en çok kullanılan isimleri Kaside-i Bürde ve Kaside-i Bür’e dir.Altıncı ve Yedinci asırlarda yaşamış, Asıl adı Şerâfeddîn Muhammed Hz.leri tarafından yazılmıştır.İlk şerhide kendisi hayatta iken Abdüsselam b. İdris el-Merrakuşî ve Ebu Maktesî tarafından yazılmıştır. Şerâfeddîn Muhammed Hz.leri, Hicri 609 M. 1213 senesinde Şevval ayının 3. Gününe rastlayan Salı günü Mısırda Behnasa şehrinde doğmuştur. H.608 M. 1211’de doğduğuda rivayet edilmiştir.) H. 699 M. 1295 senesinde Mısırda İskenderiye şehrinde vefat […]
Evliyaların Kalkanı Duası ve Virdi Mecmuatül Ahzabta geçen evliyaların kalkanı isimli dua ve virdi isminden de anlaşılacağı üzere bir çok evliyanın okuduğu muazzam bir duadır. Virdi Bütün namazların akabinde belli adetlerde okunur. Sabah namazının peşinden 14 defa Öğle, ikindi, Akşam ve Yatsı namazlarının peşinden ise 11 er defa okunur. Dua ise virdin her vakit okumasının peşinden 1-3-5 defa okunabilir. Mesela Sabah namazından sonra Virdi 14 kere okuduk peşinden de Duasını okuruz. Bunlar Duası ve Virdi ayrı ayrı okunabileceği gibi birlikte okunması tavsiye […]
Şifa için okunan ayetler(Şifa Ayetleri) Kuranda geçen şifa ayetlerinin tamamı bunlardır. Bunları her hastalıkta okunan dualara ilave ederek okumak lazımdır. بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ اَلرَّحْمٰـنِ الرَّحٖيمِ مَالِكِ يَوْمِ الدّٖينِ اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَعٖينُ اِھْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقٖيمَ صِرَاطَ الَّذٖينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالّٖينَ اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ اَلْحَیُّ الْقَيُّومُ لَا تَاْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَهُ مَا فِى السَّمٰوَاتِ وَمَا فِى الْاَرْضِ مَنْ ذَا الَّذٖى يَشْفَعُ عِنْدَهُ اِلَّا بِاِذْنِهٖ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْدٖيهِمْ وَمَا […]