Kategoriler
Tavsiye Siteler
Son Yazılar
Son Yorumlar
2 ay önce root1 root1 tarafından yazıldı, 25 kez okundu ve hakkında hiç yorum yapılmadı.

Karabasanın Aslı Nedir? Gerçekten varmı?

Birçok sayfada ve sayfamızda sıkça merak edilen bu konu hakkında hocamızın daha önce bizlere yaptığı sohbetinden bilgiler aktaracağımki birçok doğru sandığımız ama yanlış bildiğimiz bilgilerin doğrusunu öğrenelim ve  yanlış bilgilerimizin kurbanı olmayalım.  Dikkatle okuyun kardeşler.

Müslüman öncelikle Efendimizin (s.a.v) tavsiye ettiği gibi mümkünse abdestli bir şekilde ve felak-nas gibi sureleri okuyarak ve ellerine üfleyip tüm vücudunu sıvazlayarak yatmalıdır. Rabbimiz tealaya gece ve içindeki şerlerden sığınarak yatan, dua eden, belli sureleri okuyanlara hadisle sabittirki ölümden başka bir şey zarar veremez. Mesela Ayetelkürsi, ihlaslar (kafirun-ihlas) ve Muavvezeteynin (felak-nas) okunmasında rabbimiz vazifeli melekler indirir ve o kişiyi sabaha kadar korurlar. Ve sonra sağına yatıp ayaklarını göğse doğru toplayarak ve yüz kıbleye gelecek şekilde yatılmalıdır.

Bilinmelidir ki; Arka üstü yatmak zararlıdır. Çünkü dimağın fazlalarının menfezi burun yolundadır. Arka üzeri yatıldığı zaman fazlalar baş tarafına meyleder ve göğse dökülür. Nezle ve verem (sill) hastalığı, sinir ağrısı, felç ve bel ağrısı mütevellit olur.

Diğer taraftan eğer dimağdaki zararlı fazlalar, dimağda kalırsa ağırlık basması, sara ve sekte gibi hastalıklara sebep olur. Tok karna ve bozuk şekilde yatılmasında sıkça rastalanan halk arasında karabasan denen, ağırlık basması zuhur eder. Yeri gelmişken belirtelim ki karabasan denilen durum kesinlikle cinlerle alakalı bir durum değildir ve bu isimde de cin yoktur. Bu durum tamamen vücutsal durumlara göre tezahür eden ve bilinç altının devreye girmesiyle alakalı olan bir durumdur. Doğru yatış pozisyonunda yatılmadığında veya belli bir müddet uykuda aynı tarafa yatıldığında kan dolaşımı yavaşlamaya ve vücutta uyuşmalar yapmaya başlar. Heleki birde yemek sonrasında yatıldıysa bu durum sindiriminde baskısıyla artacaktır. Ve kan dolaşımının yavaşlamasından dolayıda beyin bir tehlike var diye algılamaya başlıyor ve otamatikman bilinç altınızdaki bu çocukluktan beri dinlediğiniz cinlerle alakalı yanlış bilgilerden dolayı da, bu kirli ve yanlış bilgiler rüya olarak görünmeye başlayacaktır. Eski bazı havas eserlerinde tıbbi bu dediğimiz mevzular o havascılar tarafından tam bilinmediği için bu durumu cinlerden kaynaklıdır diye tanımlama yapmışlardır ve manevi çareler eserlerinde beyan etmişlerdir.

Unutulmamalıdır ki vücutta zararlı hıltlar ve toksin birikmeleri ki özellikle kanda fazla toksin birikmesi buna sebep olabileceği gibi, vesvese, panik tarzı ataklara hatta vücutta özellikle uykuda iğne batmaları tarzı sancılar, elektriklenmelerede sebeptir. Zaten bu tarz sıkıntı yaşayanlarında bir cinci ve medyuma gidildiğinde alacağı cevap büyü yapılmış veya cinler (karabasan) musallat olmuş gibi söylevlerdir. Bu hususta asıl manevi doğru bilgilerden biri ise şudurki:  halkın karabasan diye tanımladığı şey zahiri sebepler dışında cinlerden kaynaklı değil tersine ruhani varlıklardan kaynaklıdır. Yani kişi manevi anlamda ilerleme yaşama durumunda görevli ruhanilerin kişinin üzerinde bir nevi kodlama yapmasıdır yani bir sonraki makama, adıma kişiyi hazırlamaktır.  Buda genelde maneviyata yatkın kişilerde zuhur eden bir manevi durumdur.  Bu manevi bilgiler ise cinci, medyum gibi şahısları aşan bir durum olduğundan dolayı ve çoğunluk insanlarda bu manevi durumu bilmediklerinden dolayı, hem cincilerin verdikleri yanlış bilgilerin kurbanı oluyor hemde kendi bilinç altlarındaki kirli yanlış bilgilerin kurbanı oluyorlar.  Yukarda söylediğimiz zahiri sebepler yokken bu tarz durumları yaşayanlar bilsinlerki kötü bir şey değil aslında manevi iyi bir şey yaşıyorlar. Bir şeyi daha beyan edeyim bu bilgiler cinciler, medyumlar tarafından da bilinmediğinden dolayı, belki bu verdiğimiz manevi bilgiye itiraz edebilirler. Şunu onlarda herkeste bilsinki karabasan  cinlerden kaynaklı sihir, musallat vs. olmuş olsa asla bu kadarla sınırlı kalmazlar kişinin sadece uykusunda arada bir bunu tabiri caizse yapmazlar, tersine hayatlarını zindana çevirmek için devamında bir çok şeylerde yaparlar. Oysa karabasan yaşayanlar nadir ve tek tük bu durumu yaşarlar ve sadece uykuda bunu yaşarlar. Gün içinde ve devamlı sıkıntı yaşamazlar. Son olarak bilinsinki Uykusuzluk ve gece uyumamak ve çok uyumak dimağın nurunu azaltır. Efendimizin (s.a.v) hadisiyle sabittir ki: çok yemek, çok konuşmak ve çok uyumak kalbi öldürür. Sabahları uyumak, mide boş olduğu için sağlığa zarar verir. Hkerrar hoca efendi Tıbbı Nebevi sohbetinden /2014    

Etiketler:

Güvenlik Sorusu ** Zaman sınırı bitmiştir. CAPTCHA yeniden yükleyin.