Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Kategoriler
Tavsiye Siteler
Son Yazılar
Son Yorumlar
4 sene önce tarafından yazıldı, 234 kez okundu ve hakkında hiç yorum yapılmadı.

Asrısaadete hikmet gözlükleriyle bakmak ister misiniz? O dönemi birde böyle okuyun.

 

Manevi Himmet, nazar ve makam  örneği. Hz. Ömerin r.a Efendimizin s.a.v darı bekaya geçişinde söylediği söz meşhurdur. Sahabelere kim ki Muhammed (s.a.v) öldü derse boynunu vururum. Nedir hz. Ömere bu sözü söyleten? O bilmiyor muydu herkes için ölüm hak. Peki bunu tüm kararlılığıyla söyleyen Şahsa, Hz. Ebubekirin (r.a) Meşhur uyarısını “Kim ki Muhammede (s.av) tapıyorsa bilsin ki o ölmüştür.  Kim ki, Allaha tapıyorsa o haydır daima diridir” yapınca daha önce Efendimizin (s.a.v) öldüğünü söyleyenin boynunu vuracak olan Hz. Ömer (r.a) neden sözünde durmadı, onu engelleyen nedir? Dense ki Hz. Ömer (r.a) Efendimizi (s.a.v) çok seviyordu onun içindir. Nakıs bir cevap olur. Kaldı ki diğer sahabeler ve en önemlisi hz. Ebubekir (r.a) her yerde onunla (s.a.v) olan daha mı az seviyordu? Elbette değil. O halde dinle:

Hz. Ömer (r.a) Fenafirrasul makamında bulunduğundan Efendimizi (s.a.v) öldü bilemedi çünkü o hala hayatta idi o makamın bir cilvesi. Onun için o sözleri sarfetti ama Allah c.c hz. Ömerin (r.a) o makamda  kalmasının onun için şirke düşme sebebi olduğunu bildiği için. Devreye Fenafillah makamının sahibi Hz. Ebubekri (r.a) sokmuştur. Mubarek Allah haydır sözlerini sarf ederken aynı zamanda hz. Ömere (r.a) nazar ederek bir üst makama yani Fenafillaha taşımıştır.  Bu hakikatlerden dolayıdır ki, Tasavvufta Kamil Mürşid şarttır. O müridlerinin manevi konaklarda takılı kalmaları halinde himmet ve nazar ederek o konağı aşırtır. Eğer o konakta takılı kalınırsa bu çok büyük bir tehlikedir mürid için. Evet bu cilve-i Rabbaniden dolayıdır ki Hz. Ebubekire (r.a) ilk biat edende Hz. Ömer (r.a) dir. Asrı saadet bu tür örneklerle doludur yeter ki hikmet gözlükleriyle oku.

bir diğer örnek:

Marifet Bilgisinin Sahibi Annemiz Hz. Hatice

 

Ey Müslüman kardeşim Efendimizin (s.a.v) Hz. Hatice annemizle evlenmesi ve Efendimize (s.a.v) vahiy gelmeye başladığında onunla evli oluşu tesadüf mü sanırsın.  Nasıl ki, Efendimizin (s.a.v) yetim oluşunun hikmeti vardı bil ki bu durumda hikmetsiz değildir. Vahyin ilk başlangıç hadisesi anlatıldığında nedense bu hakikat görülmemiş ve hiç dile getirilmemiş. Vahyin başlangıcında neden Efendimiz (s.a.v) bir başkasıyla değil de Hz. Hatice annemizle evliydi? Ve neden Hz. Hatice annemiz Efendimizin (s.a.v) çözümlemekte güçlük çektiği durumunda metanetli davranıp ona destek oldu? Neden Efendimize (s.a.v) ilk iman eden o oldu?  Bunun sebebi Hz. Hatice annemizin Marifet ve Nübüvvet bilgisidir. Ona boşuna Tahire (ter temiz) lakabı verilmemiştir. Yazık ki, bu Marifet ilmine sahip annemizin hep açıklamalarda zengin bir tüccar oluşundan bahsedilir. Maddi anlamda Efendimize (s.a.v)  desteğinden. Evet doğrudur lakin eksik bilgidir. Hz. Hatice annemiz Efendimize (s.a.v) maddi ve en müşkil manevi durumda da destekti. Efendimiz (s.a.v) ilk vahiyle muhatap olup, titreyerek, endişelenerek evine döndüğünde, onu rahatlatan teskin eden annemizdi. Marifet bilgisinin sahibi olduğunu aslında bu diyalog gözler önüne serer. Lakin ne hikmetse kimse görmez. Evet, Efendimiz (s.a.v) mağaradaki yaşadığı hali anlatması ve cinlendim veya mecnun oldum vs. gibi sözler sarf ettiğin de, bu Bilge anamız Efendimize (s.a.v) sormuştur. O mağara da gördüğün şeyi şuan burada da görüyor musun. Efendimiz s.a.v evet deyince, annemiz soyunup Efendimizi (s.a.v) koynuna almış ve tekrar sormuş şuan da burada mı diye. Efendimiz (s.a.v) hayır gitti demiş. Annemiz bunun üzerine diyor ki sen cinlenmemiş ve mecnun olmamışsın, şeytanda değil  bu kesinlikle melek, ey amca oğlu! Sebat et, seni müjdelerim demiştir. Bu olay tüm tabakat ve İslam tarihi kaynaklarında geçer. Şimdi bir melek ve cinin, şeytanın ayrımının nasıl yapılacağını biliyordu, bir meleğin mahiyetini biliyordu bu zat. Onun için Efendimizin (s.a.v) ilk yıllarında eşliğine seçilmişti Hak tarafından. Efendimize (s.a.v) maddi ve manevi destek olsun diye.  Ve Eşleri arasında Allahtan (c.c) Cebrail vasıtasıyla selam alan tek annemizdir. Cennetin 4 büyük hanım efendisinden biridir. Bu ümmetin kadınlarının en hayırlısıdır. Celve-i Rabbaniye bakın ki bundan dünyaya gelen Hz. Fatıma anamız hz. Ali (r.a) efendimizle evlendirilmiştir. Diğer ifade ile Hatice annemizde olan marifet bilgisi kızı fatıma anamıza ve ondan da hz. Ali efendimize, hz. Hasan ve Hüseyin efendilerimize intikal etmiş. İlmi Ledünnün piri Hz. Ali Efendimizin bilin ki ilmini tamamlayan hz. Fatıma anamızdı aynen Efendimizin (s.a.v) marifet ilmini tamamlayanın Hatice anamız olduğu gibi. Evet Eşleriniz sizin için sizde eşleriniz için örtüsünüz ayetinin sırrını anla. Ehlullah boşuna dememiştir Evliyayı evliya yapan hanımıdır diye iyi düşün bu sözlerin üzerinde. Denilse ki nasıl oluyor da Efendimizin (s.a.v) çözümleyemediği bu durumu eşi çözümlemiş. Neden kendi çözememiş. Deriz ki, Hz.Süleymanın (a.s) nasıl ki kendi belkızın tahtını getirmedi veziri getirdi ama bu yinede hz. Sülaymanın (a.s) bir mucizesidir onun hürmetinedir ve Hz. Süleymanın (a.s) kulluk imtihanı gereğidir. Aynı buda öyledir. Efendimizin (s.a.v) aslında mucizesidir ama Efendimizin (s.a.v) imtihanı olduğu için bazı hikmetler ondan saklanmıştır.  Evet Kadınlarda çok sırlar saklıdır bizler onları anlatacak olsak fitneler çıkar. Bu yüzden detaya girmiyorum. Ama sizleri düşünmeye davet ediyorum. Hz. Ademden  beri Peygamberlerin (a.s) hepsinin kadınlarla alakası vardır. Ve bazı Peygamberleri Allah insanlar ekletsinler diye kadınlarla imtihan etmiştir. Kuranda kıssalarda bunlar boşuna anlatılmamıştır. Tefekkür ve hikmet gözlükleriyle okumanız temennisi ve Eşlerinizi tamamlayan bir nur kaynağı olmanız duası ile.vesselam

 

 

 

 

 

 

Etiketler:

Güvenlik Sorusu ** Zaman sınırı bitmiştir. CAPTCHA yeniden yükleyin.