Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Kategoriler
Tavsiye Siteler
Son Yazılar
Son Yorumlar
3 ay önce root1 root1 tarafından yazıldı, 46 kez okundu ve hakkında hiç yorum yapılmadı.

Açlık Terapisi ve Oruç-Dikkat edilecekler

Yeri gelmişken bir hususa deyinelim rahmetli Dr. Aidin salih hanımın gerçek tıp adlı eserinde verdiği açlık terapileri ve organtemizlikleri bölümleri hastalıkları tedavide gerçekten faydalı bilgilerdir. Lakin organ temizlikleri özelliklede açlık terapisinde verdiği bilgileri mümkünse bilen birilerinin, hekimlerin gözetiminde uygulayın. Tek başına sadece kitapta verilen bilgilerle girilecek organ temizliği veya açlık seansları sıkıntılar oluşturabilir. Unutmayın ki o kitapta ve genelde şifa kitaplarında detaylı tedavi usulleri işlenmez. Verilen bilgiler pratik genel uygulamalardır. Bazılarına fayda veren bir uygulama bazılarına zarar verebilir. Bilenler, hekimler kişilerin mizaçlarına durumlarına bakarak ve takip ederek özel açlık terkiplerini uygulayacakları için daha zararsızdır. Açlık uygulamasında anormal bir durum gelişirse, en azından hekim nasıl müdahale edeceğini ve ne yapacağını bilir. 

Bu açlık terapileri dinimizin bir nevi Visal Orucu dediği şeydir ki, Efendimiz s.a.v bunu men etmiştir, Yani yasaklanmıştır. Visal orucu birkaç gün orucunu tek yemekle birleştirmedir. Yani sahurda yemek yedi oruca başladı iftarda ve ertesi sahurda oruca devam edilir. Bu şekilde 3-4 ve daha fazla oruçlar hiç bozulmadan yemeden içmeden devam edilir. Bu durum dinen yasaklanmıştır efendimiz s.a.v tarafından. Sebebi ise efendimizin s.a.v bu şekilde oruç tuttuğu gören sahabeler onun gibi yaptıklarında söylediği hadiste saklıdır “ yemeden oruç tutmayın sizler benim gibi değilsiniz muhakkakki Rabbim beni yedirir ve içirir” sözüdür. İçte bu hadiste müthiş bir incelik saklanmıştır iman ve takvanın üst seviyede olmasını gerektiren bir durumdur bunu yani visal orucunu yapabilmek.  Sahabeler bunu yaptıklarında imani olarak buna hazır olmadıklarından dolayı yasaklamıştır efendimiz s.a.v.  çok sonraları çünkü bizler sahabelerin bir çoğunda bu şekilde açlıklar uyguladıklarını görürüz. Yani bu durum genel bir nehiy değil, şartlara bağlı bir nehiydir.  Bu noktaya kavuşamıyan ve bu orucu yapacak olanlar hem bedenen hem ruhen fayda yerine zarar görürler. Çünkü Efendimizde s.a.v olduğu gibi ilahi yardım devrede değildir. Nefsin mutmainneden sonra kişinin kazanımlarından biridir bu durum. Yani açlık kişiyi bedenen etkilemez tersine bir kaşık çorbayla günlerce aç durabilir ve sağlığından hiçbir şey kaybetmez.  Zaten tasavvuf tarihinde 40 günlük riyazetlerde sadece hurma, zeytinle oruçların ve riyazetin yapılması ve bunu nefsin mutmainneden sonra ancak müridin durumuna göre yapılması bu yüzdendir. Öncesinde bu tarz riyazetler hem bedenen hem ruhen zararlı olduğundan yapılmazdı. Yani kısacası Rahmetli Aidin salih hanım efendinin bu tavsiyesi herkese fayda vermez tersine bilenlerce iyi kontrol edilip kontrolle yapılmadıkçada fayda yerine zararlar verebilir. Kaldıki bizler görüyoruz hasta olmayanlar dahi bu açlık terapilerini uyguluyorlar. Oysa bu bir hastalık durumlarında tedavi metodu olarak rahmetlinin kitabında işlediği konudur. Bu yüzden hastalık durumlarının dışında bu terapilerin hükmü bir nevi visal orucu hükmünde olduğundan dolayı şartları oluşmayanlara dinen yasaktır. Kaldıki hastalık durumlarında da hastalığın ve hastanın durumuna uygun şekilde uygulanabilir aksi durumlarda ciddi sıkıntılar zuhur edebilir.  Mesela bunu bir örnekle anlatacak olursak: kansızlık yaşayan bir hasta normal bir oruç değilde açlık terapisini kendiliğinden kitapta tavsiye edildiği gibi yapmaya kalksa, vücutta  Kan kemik iliğinde yapılmaktadır. Vücutta Kan ihtiyacı belirdikçe bir refleks kemik iliğini uyarır. Özellikle zayıf ve kansızlarda ve şehirlerde yaşayanlarda kemik iliği çok tembeldir. Oruçlu iken kanda besinler en az düzeye düşünce; kemik iliği uyarılır. Bu yüzden, kanlıların tersine, böyle kansızlar oruç tuttuklarında daha kolay kan yaparlar. Oruçlu iken karaciğer dinlenmiş olduğundan kemik iliğinin kan yapmak için ihtiyaç duyduğu maddeleri daha iyi ve sağlıklı hazırlar. Orucun bu çok yönlü biyolojik etkileri ile zayıf kişiler, oruç tutunca şişmanlar ve kansızlık durumu düzelir. Ama açlık terapisinde meyve suları içildiğinden karaciğer olması gereken dinlenmeyi yaşayamıyacağı, sindirim hala aktif olacağından dolayı böyle bir hasta kansızlıktan kurtulamıyacağı gibi üstelik dahada zayıflık yaşayacak ve sıkıntıya girecektir.

Bu yüzden Açlık terapilerini kendi başlarına yapacak kişilere tavsiyem, bilen birilerini bulana kadar Pazartesi, Perşembe günleri oruç tutarak bu terapileri uygulasınlar ramazan harici zamanlarda. Ramazan içinde ise tek yemekle yani sahurda yesinler iftarda sadece 3-5 hurma ile oruçlarını açsınlar diğer sahura kadar yemek yemesinler. Bu şekilde hem beden temziliği yapılmış olur sağlıklı bir şekilde hemde ruhen güçlenmiş olurlar. Ramazan haricinde ise  Hem ibadet etmiş olurlar hemde daha güvenilir bir şekilde vücut temizlikleri yapmış olurlar. Aslında günümüzde unutulmaya yüz tutmuş bu sünneti sadece hayatımıza tatbik etsek, haftada en azından 2 gün oruç tutmuş olsak inanın bedensel ve ruhsal birçok sıkıntıları yaşamayız. Ramazan oruçlarında mümkünse tek iftarla, sahurda bir şey yemeden veya iftarı açıp ama bir şey yemeden sadece sahurdan sahura yeme şeklinde oruçların tutulması bedene ve ruha fazlasıyla sıhhat verecek bir durumdur. Sadece bunları uygulayacak olanlar dahi birçok hastalıktan kurtulacağı gibi, haftalar, aylar sürecek terapideki zahmetleri de çekmemiş olurlar. Son olarak unutmayın açlık terapisi diğer alternatif tedaviler gibi, bir tedavi metodudur ve ciddi bir iştir. Bilinçli hareket edildiğinde şartlarına kurallarına riayet edildiğinde sağlığa vesiledir. Şartlarına uyulmadan ve bilinçsizde yapıldığında fayda yerine bedene zarardır yıkımdır. Hkerrar tıbbı nebevi ve islam tıbbında hastalıkları tedavi usül ve kaideleri

Etiketler:

Güvenlik Sorusu ** Zaman sınırı bitmiştir. CAPTCHA yeniden yükleyin.