Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Kategoriler
Tavsiye Siteler
Son Yazılar
Son Yorumlar
1 sene önce root1 root1 tarafından yazıldı, 197 kez okundu ve hakkında hiç yorum yapılmadı.

BismillahirRahmaNurRahim

Doğrusu biz Kur’ân’ı Kadir gecesinde indirmişizdir. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Ruh o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler. O gece, tanyerinin ağarmasına kadar bir esenliktir. “ (Kadir sûresi, 97/ 1-5)

 

Geçen sayımızda ilk inen ayetlerde “oku” hitabının aslında kendini okumak olduğunu anlatmıştık. Bu sayımızda da ramazan ayında olmamız münasebetiyle kadir gecesiyle ilk inen ayetlerin arasında ki incelik ve münasebeti tefekkür penceresinden idrakimize yansıdığı kadarıyla irdeleyeceğiz. Tevfik Allah (c.c) tandır.

 

Evet, malumunuz Kuranı azim Beraat kandilinin olduğu gece toplu halde Levh-i Mahfuzdan dünya semasına indirilmiş, Ramazan ayı ve kadir gecesinin olduğu günde o kutlu mağarada Efendimize (s.a.v)  Cibrili Emin aracılığıyla ilk ayetler indirilmeye başlanmıştır. Bu surece biz baktığımızda net bir şekilde görürüz ki; Efendimiz (s.a.v) bu gün üç aylar diye bilinen Recep, Şaban ve Ramazan aylarında Hira mağarasında bulunmuştur. Ramazan ayına ve Kadir gecesinin olduğu güne Vahyin inişi denk gelmiştir. Bu sebeple de sonrasında bu ayların faziletleri bildirilmiş ve Rabbimiz bu ayları bizlere hediye etmiştir.

 

Diğer bir ifade ile Efendimiz (s.a.v) Kendini okuyabilmek adına Recep ve Şaban aylarında yalnızlığa, kendi iç dünyasına, gönül mabedine yönelmiş, Yüceler Yücesi Zatı Tealayı Zikir, Fikir ve şükür ile gece ve gündüzlerini geçirmiştir. Bu yönelişin bereketi olarak Rabbimiz Müteal hazretleri de İlk Vahyi indirerek o gününü bereketli kılmış, gecesini Kadir eylemiş, okumanın doğru yöntemini öğretmeye başlamıştır. Hal böyle olunca Eskide bazı Alimlerimizin beyan ettiği Kadir Gecesi sadece Kuranın indirildiği güne aittir ifadeleri de netlik kazanmış olur. Yani Efendimizin (s.a.v) kulluk yolculuğu için çıktığı seferin başlangıcının adı Recep ayı, Amel ve Taatlerini Zikir ve şükürlerini artırdığı ayın adı Şaban ayı ve kadre ulaştığı kendini okuduğu ayın adı da  Ramazan ayı olmuştur.

 

Bu açıdan bakıldığında Kadir gecesi gibi bin aydan hayırlı bir gece Ümmetin tamamına münhasır olmakla beraber. Kişiye özel bir Lütuftur da. Ümmetin tamamına Ramazan ayının son on gününde aranmasını Efendimiz (s.a.v) bildirilmiş ve bu yüce geceye denk gelmeye teşvik etmiştir. Aynen kendi kulluk arayışında olduğu gibi bizlere de aslında mesaj vererek kadre ermemizi istemiş ve onu takiple buna ulaşabileceğimizi bildirmiştir. Kadir Gecesinin saklı olmasının en büyük hikmetlerinden birisi aslında kadirin kişiye özel bir Lutfu İlahi olmasındandır. Ama Rabbimiz Teala bu gecenin bereketinden ümmette faydasız kalmasın diye bilmeden o geceye denk gelenlere de o gecenin feyzi ve bereketini ihsan etmiştir. Bu durumda anlaşılmaktadır ki Kadir gecesi iki türlüdür. Birincisi ümmetin tamamına açık olan kısmı diğeri Kadre ermeyi Efendimizin (s.a.v) yolunu takip eden ve seyrü Sefere çıkanın Bin aydan hayırlı bereketli geceye ermesidir ki asıl olanda aslında kulun buna ulaşmasıdır. Bu sebeple tasavvuf yolunda Leyletül Kadr:  Arapça, şeref gecesi demektir. Salikin özel tecelliye nail olduğu geceye, Leyletü’l-Kadr denir. Sâlik, Mahbubu (Allah’ı c.c) na olan nisbeti nedeniyle, kendi şerefini, rütbesini anlar. Salikin bu şerefe mazhar olmasının, ayne’l-cem makamına ulaşmasının başlangıcı olduğu ve bu makamın, marifetullaha kavuşanlara mahsus bulunduğu kaydedilir.

 

Üç aylar hususen Ramazan ve Kadir gecesi kulluk bilinci açısından çok kıymetli ve bereketli aylardır. Recep ayı, kişinin hidayete erdiği, Şaban ayı, Sünneti Rasulullaha (aleyhisselam) tam bağlılığı ve Ramazan bu iki olgu sayesinde tam kulluğu kazandığını simgeler. Bizlere manada denmektedir ki, Receple olması gereken imanı kazanın, Şabanla rehberin olan zatın (s.av) sünnetine, getirdiklerine sımsıkı sarılın ki, Ramazan ayında Abdiyyet makamına eresiniz, Bin aydan hayırlı o geceyi bulasınız ve kadre ve de kurtuluşa mazhar olasınız.

 

Bu raya kadar anlattıklarımız incelik olarak yukarda verdiğim Kadir Suresinde de aslında üstü kapalı bildirilmiştir. Şöyle ki bir işari manası ile:

Biz onu (Levh-i Mahfuzdan Dünya Semasına indirilen Kelamı) Hirada Kadir Gecesinde (Şeref ve Buluşma gecesinde Manevi Nüzül ile Muhammedin (s.a.v) kalbine indirdik.  Çünkü o (s.a.v) İtikafa çekilmiş günlerce, Rabbini arıyor ve mevcudatı okumak istiyordu.

bu itikafın sır ve hikmetindendir ki Ramazanın son on gününde itikafa girmek ümmetin tamamına sünnet kılınmış ve Efendimiz (s.a.v) tarafından özellikle teşvik edilmiştir.

 

Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Hangi şey bu gecenin büyüklüğünü bildirmeye sebep oldu. Çünkü bu gece gerçekten büyüktür. Sâlik ancak bu geceyi vücudu zıllîsinden fani olunca bilebilir ve erebilir. Ancak bu şekilde Tevhidi Efal- Esma aleminde Rabbiyle buluşabilir. Efendimizin nasıl ki Mevcudatı “oku” ması Rabbinin adıyla oku ifadesinde belirtilen yolun sadece Rabbiyle ötelere yükselebileceği ve mevcudatı okuyabileceği vurgulanmış, aynen böyle salikte ancak Rabbiyle ötelere yükselebilir ve terakki edebilir. İşte salikin Rabbiyle tabiri caizse buluşması, Tevhidi Efala ulaşması Şerefli bir gece olan Kadridir ki bu gece:

 

Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır. Buluşma gecesi bin menzil ve mertebeden ve fiillerin zuhurlarından hayırlıdır. Kim o gece kavuşursa Allah Teâlâ ile arasında perde olan nefisten bütünüyle kurtulur. Tevhidi Sıfat ve Zat menziline terakki eder.

Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdu ki;

“Kim inanarak ve sevabını umarak Kadir Gecesini ihya ederse geçmiş günahları affolur”  yani Zatıyla alakalı olan bütün perdeleri, menzilleri aşar ve mağfiret olur, demektir.

 

O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh , her iş için iner dururlar.

Efendilerin izniyle veya zuhuruyla ruh hakikâtinin ilmi kadre erene zahir olur.

O gece ruhanî kuvvetler ve ruh iner. Yani ruh‐i küllinin ruhaniyeti kuvvetlerinden zahir olmaktadır. “Biizni Rabbihim” demek isimleri vasıtasıyla ruh iner. Her isimden biri kendi mazharında “rabb” (terbiye edicisi) dır. Melekler ve diğerleri ilâhî isimlerin mazharlarıdır. Bu sebeple Meşayih‐i kiram (k.s.a) istilâhında bu isimlere “Hadarat’ül Erbâb” denir.

 

O gece(Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem) Allah Teâlâ’dan başkasından fenâ ile ve başkasının tasarrufundan salimdir. Başkalarının nefsânî ve şeytânî tasarrufundan emniyettedir. Çünkü Allah Teâlâ’nın dışındakilerinin vücudu gerçekte var değildir.

Aynen bunun gibi Salikin de bu noktadan sonra tek rehberi, öğreticisi Rabbidir. Aradaki tüm mürşidleri devreden çıkar. Hıfz-ı İlahinin altına girer. Ta fecrin doğuşuna kadar O gece, esenlik doludur.  O gecenin bitişi Ruh güneşi yokluk karanlığından doğduğu zamandır.  O gece ruh, nurlu güneşin beden çukurundan çıkmasına kadar durur. Tevhidin Üç makamı surede zikredilen üç ayrı gecede ifade edilmiştir. Bu sebeple “üç ayrı geceden” Efal, Sıfat ve Zat makamlarını ve Fenalarını elde etmek gerekir ki bu şekilde Nüzuldan alacağımız ilim dosdoğru olsun ve varacağımız yer Zat (c.c) olsun.

 

Kadir Gecesinin ümmete açık olan kısmına gelince:

Ramazanın son on gününde aranması istenen kadir Gecesi on günün içinde de özellikle tek günlerde aranmasına sebepte Biz kuranı kadir gecesinde indirdik birinci ayetin şeddeler sayılmazsa 21 harf, peşinden gelen ayetin 19 harf olmasının da muhtemel payı vardır. Hem ayetlerin harf sayıları da genelde tek sayılara işaret etmiştir. Bu hikmetinden dolayı eski bazı Âlimlerimiz kadir gecesinin hangi güne geldiğini araştırmışlar ve bazı bilgiler sunmuşlardır.

İmamı Şa’rani hazretleri Kadir gecesinin kaçıncı gece olduğunu, ramazanı şerifin giriş günlerine göre şöyle tespit etmiştir.
– Ramazanı şerif Pazar günü girerse kadir gecesi 29. gecedir.
– Ramazanı şerif pazartesi günü girerse kadir gecesi 21. gecedir.
– Ramazanı şerif salı günü girerse kadir gecesi 27. gecedir.
– Ramazanı şerif Çarşamba günü girerse kadir gecesi 19. gecedir.
– Ramazanı şerif Perşembe günü girerse kadir gecesi 25. ecedir.
– Ramazanı şerif Cuma günü girerse kadir gecesi 17. gecedir.
– Ramazanı şerif cumartesi günü girerse kadir ecesi 23. gecedir.

Ebül Hasan Harkani hazretleri de buyuruyor ki:

Büluğ çağından beri Kadir gecesini hiç kaçırmadım. Ramazan ayının ilk günü Pazar günü başladığında, Kadir gecesi 29. gece olurdu. Pazartesi günü başladığında, 21. gece olurdu. Salı günü başladığında, 27. gece, çarşamba günü başladığında, 19. gece, perşembe günü başladığında, 25. gece, cuma günü başladığında, 17 gece, cumartesi günü başladığında, 23. gece olurdu. (Mişkat-ül-envar, Şir’a-tül-İslam)

Ramazanın ve Kadir gecesinin gerçek manasına, bereket ve feyzine kavuşmanız, Kuranı Kadimi Tefekkür ve Hikmet gözlükleriyle okumanız duasıyla. Vesselam

İlmül Havvas dergisi-hkerrar

Etiketler:

Güvenlik Sorusu ** Zaman sınırı bitmiştir. CAPTCHA yeniden yükleyin.