Kategoriler
Tavsiye Siteler
Son Yazılar
Son Yorumlar
6 sene önce tarafından yazıldı, 4.572 kez okundu ve hakkında yoruma kapatıldı.

Havas İlimlerinde Bahsedilen Sure Hadimleri Nedir

Yıllar önce bir forum sitesinde ve sonrasında da bir çok yerlerde defalarca bu konuyu yayınlamama rağmen hala bazı kimseler yazılanları anlamıyor ilimleri de yetmediğinden dolayı havas eserlerinde zikredilen kısmen hadim tabirinin içeriğini çözemiyor dalalete kendileri düştükleri gibi çevrelerinde kilerini de aynı dalalet ve cehaletin içine çekiyorlar maalesef. Yıllardır yayınladığımız bilgilerin biraz daha anladık ki, bazı sözde hadim hüddam sahibi, cinci, medyum ve manevi alemlere (ki bunların içerisinde 18 bin aleme hükmettiğini iddia  edenlerde vardır) izahını yapmamız icap ediyor ki, bu sözde ilmi ledün sahipleri belki insafa gelir kuru iddialarından vazgeçerler ve bu vesileyle hem bu ilme merakli kardeşlerimiz hem de bu sözde alimler havas ilimlerinde adı sıkça zikredilen hadim tabirinin ne olduğunu öğrenmiş olurlar.

 

Yıllardır yayınladığım yazıda demiştim ki: evet arkadaşlar her esmanın hem ulvi hemde sufli vazifelileri vardır aynı şekilde cinlerden de vazifeliler vardır. Havas alimleri eserlerin de bunları özellikle izah etmediklerinden hepsine hadim diyip bir genelleme yapmadıklarından dolayı, ki etmemeleri normaldir çünkü adı üstünde havas ilmi havas makamında olan elbet anlayacaktır hadim ifadesini kitaplarda okuyanlar zannederler ki hadim denince gelenler melek olanlardır veya bütün vazifeliler melektir. oysa öyle değildir. Hizmetli genel olarak o esmanın vazifelilerinin tamamına verilen addır. Veya bazı insanlarında zannettiği gibi hadimler kesinlikle gelmez gelenler cinlerdir. İfadelerinin orta noktası şudur. nefs mutmainneye ulaşana kadar esmanın gelen hadimi sufli alemdendir ama ulvi alemdeki o esmanın hadimine bağlıdır otamatikman ikiside o esmanın hadimi konumundadır. kişi zanneder ki o gelen vazifeli ulvi olandır melektir. oysa sufli olan vazifelisi gelmiştir.neden mutmainne olana kadar çünkü mutmainne oluncaya kadar kişide nefsin pis hasletleri,öfke,gazap,şehvet,şirk vs. hasletler insani ruha galiptir.tabi ve hayvani ruh devrededir ve hakka ulaşmaya engeldir. (Tin suresinde ahseni takvim ifadesi insanın daha çok insani ruhuna hitaptır.) Neyse zaten şeytanda bu noktaya kadar kişiye iğva verebilir.ayette: Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hâkimiyeti yoktur. Şeytanın hâkimiyeti, sadece onu dost edinenler ve Allah’a ortak koşanlar üzerindedir. Nahl 99-100

 

ne zaman ki şahıs bu şeytani hasletleri bir mürşidin eğitiminde sıkı bir nefis disiplini ile temizler ve bu hasletlerden kurtulursa o zaman fecr suresinin son ayetleri tecelli eder ayette: ey mutmain olmuş nefs sen rabbından razı rabbında senden razı olarak rabbına dön Salih kullarımın arasına gir cennete gir. Bu makamdan sonra mutmainne, radiye ve mardiyye makamlarına ulaşmış şahıslar ancak onları hakkıyla bilir ve alemi ervah ceberut melekutun sırları ve incelikleri bunlara açılır. İşte gerçek melek olan hadimler bu vasıftakilere gelir bu vasfı taşımayan hiç kimse melek olan hadimleri boşuna beklemesin. Bu noktanın altında gelenler sufli olan vazifelilerdir hadimlerdir.

Diye beyan etmiştik aklı olana gayet açık bir bilgilendirme olmasına rağmen demek ki anlaşılmamış biraz daha izah edelim Rabbimin o sonsuz Tevfik ve inayetiyle.

 

Kuranı azimde Rabbimiz Kuranın korunduğunu vurguladığı ayette buyurur ki:

İnna nahnu nezzelnez zikra ve inna lehu le hafizûn.

 

Şüphesiz o Zikr’i (Kur’an’ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz. (Hicr 9)

 

Bu ayette bahsedilen koruma sırlarından elbette ki başta vahyin yazılması kitaplaştırılması, hafızlarla, Sünneti Rasulullahla (s.a.v), Şeri Alimlerle Hükümlerini koruması haricinde birde konumuzla ilgili olan Hadimlerde kast edilmiştir.

Hadislerle sabittir ki ayetler indiğinde veya sureler onlarla beraber yer yüzüne nuzul eden Melekler vardır bu inkarı mümkün olmayacak kadar rivayetlerle sabittir hadis kaynaklarımızda. İşte Havas eserlerinde surelerin davetleri riyazetleri gibi bilgilerin geçtiği yerlerde konu edinen  hadimler aslen bu vahyin gelişinde inen ve o ayetin veya surenin hizmetlisi olan meleklerdir. Bu Hadimlerin vahyin içeriğine göre nitelikleri, hizmetleri de farklılık arz eder. Azapla alakalı sure ve ayetlerin tecellilerinde vazifeli olan hadimler yıkıcı tahrip edici şerrin tabiri caizse icraatında vazifeli oldukları gibi (Hadim bir diğer anlamı da budur hizmetli işe yarayan anlamının haricinde)  inayet lütüflar dünya ve ahiret nimetleri, rızıklar, ilimler ki özellikle sırri Havas ve ledün gibi ilimlerin hizmetinde bulunanlarda vardır. Veya Sidretül Müntehada Rabbimizin diğer indirdiği semavi kitaplar ki özellikle büyükleri Tevrat, Zebur, İncil ve Kuranı kerimi sadece okumak ve tilavet etmekle vazifelilerde vardır. Yani kelamın inceliğine göre Hadimlerin çeşitleride değişmektedir.

Bunların haricinde birde hadim diye nitelendirilen cinler vardır ki bu surelerin Müslüman olanları Hakkın rızası için hizmetini yapar. Nasıl ki insanlar içerisinde bir Fakihin hükümleri Hakkın rızası için öğrettiği bu nokta da hizmet ettiği veya bir Kuran öğreticisinin Hakkın rızasını umarak kuranı öğrettiği gibi. Bu noktada bunu yapanlara da tabir olarak Hadimil Kuran (Kuranın hizmetçisi) denir. Bu varlıkların Şeytani olanları da dalalet ve sapıklık için yapılanları ifsat edebilmek için Başları İblisin Ademe a.s secde etmedikten sonra hakka verdiği  taahhüdünü yerine getirmek için hizmetini yapar. Unutmayın ki kainatta her şey Hayrıhi ve şerrihi döngüsünde kaderinde hareket etmekte Rabbimizin Celal ve Cemal tecellilerinin tezahürleriyle dönmektedir. Hayra hizmet edenler Cemal Şerre hizmet edenler Celaliyetin tecellisiyle bunu yapmaktadırlar.

Buraya kadar anlaşıldıktan sonra deriz ki, Havas Alimlerinin eserlerinde bir çok surelerin vazifelileri hadimleri, hizmetlileri diye nitelendirdikleri Melekler olduğu gibi cinlerdir de. Zaten havas eserleri incelendiğinde sadece bazı surelerin hadimi diye nitelendirdikleri varlıkların isimlerini açıkça beyan etmiş asıl Hadimlerini ise isimsel olarak zikretmemişlerdir. İşte bu eserlerin isimlerini verdiği ve nitelik olarak da Hadim tabiri kullandıkları ve yukarda ayrımını yaptığım Melekden ve cinden diye ayrımını açıkça dile getirmediklerinden dolayı bu eserlerde hadim tabirini okuyanlar bütün o surelerin hizmetlilerinin Melekler olduğunu davetlerde direk gelenlerin Ulvi varlıklar olduğunu zannetmişlerdir. Bunun en güzel örneği Cin suresidir. Malumunuz bu surenin hadimi hakkında bu eserler Cinlerden olan Padişah ebu Yusufun adını zikretmişler ve yukarda ki ayrımı da izah etmediklerinden bunu okuyanlar Ebu Yusufu o surenin gerçek hadimi sanmışlar ve dalalete düşmüşlerdir üstelik bu eserler bu hadimi anarken özelliklede cindir diye belirtmelerine rağmen.  Oysa ki yukarda anlattığım Müslüman cinlerden Hakkın rızasını gözetme kastıyla surelere hizmete gönüllü olmak ayrı bir şeydir. Hak katından ta nuzulunden itibaren hatta levhi mahfuzdayken görevlendirilen Meleklerden hizmet edenler ayrı ve farklı şeylerdir.  Havas eserlerinde bahsedilen cinden olup da ona hizmet eden hiçbir varlık Melekler gibi Kıyamet saatine 2 nci surun üflenişine kadar ömürleri uzatılmamıştır. Bu adettullaha sünnetullaha aykırıdır. Çünkü insanlar ve cinler yaratılış itibariyle nitelikleri Meleklerden  farklıdır hem de yer yüzünde ibadet kulluk ve inançta bu varlıklar mükelleftirler. Yani Rabbimizin yer yüzüne indirdiği tüm ilahi emirlerden mesuldürler.

İnsanlar nasıl ömürlerinin uzunluğuna göre vefat ediyorlarsa cinlerde aynıdır ömürlerinin uzunluğu kısalığına göre vefat ederler. Cinler gerçi insanlara nazaran biraz daha fazla yaşarlar en fazla ömürleri 1.500 yılı bulmaz ama sonuçta ölürler çünkü ölümlü varlıklardır.

Şimdi bunları yazmamda ki sebep geçen gün ki Cin suresinin Hadimi konusunda bahsettiğim hususlardır o konuda Havas eserlerinde cin suresinin Hizmetlilerinden olan Ebu Yusuf hakkın rahmetine kavuşmuştur yerine oğlu kasım bakmaktadır diye bilgilendirmemize karşılık sözde bu ilimlerde derin alim olan cinciler Ebu Yusufun ölmediğini belirtmiş mevzuyu sure hadimi ölürmüye getirmiş ve cahilliğini sergilemiştir.  Üstelik verdikleri cevapta hadimlik  Krallıkmıdır babadan oğla geçsin diye de çok gülünç bir söz sarfetmiş. Ebu Yusuf bir cin Padişahı idi elbette ki o ölünce yerine veliahtı olan oğlu geçecek ve Padişah o olacak bunu bile anlamayacak kadar na ehil ilimden bi haber olanların Manevi ilimler ve Ledün havas gibi ilimlerde yorumlar yapması ve bu ilimlerde otorite olduklarını iddia etmeleri karşısında gülmemek ve Allah akıl fikir izan versin diye dua etmemek elde değildir.

 

Evet arkadaşlar madem bu konuyu açmamıza sebep Cin suresinin hadimi konumuz sebep oldu o halde buradan tekrar yeniliyorum

Külli Nefsin zaigatül mevt ayeti gereğince her surenin müslümandan olan hizmetli cininin öldüğü gibi  Cin suresinin Hadimi olan Cin Padişahı Eba  Yusufta hakkın rahmetine kavuşmuştur. Yerine oğlu Kasım bakmaktadır bu surenin davetiyle uğraşanların bunu bilmesi kendi faydalarına.

Bilgilerini Yalan yanlış çarpıklıklarla dolu bir çok Havas eserlerinden öğrenmiş kitabi ilim sözde havascı cincilere sormak lazımdır peki neden Ebu Yusuf özellikle Cin suresinin hizmetine talip olmuş ve yapmıştır. Eminim ki bunun cevabını bile veremezler çünkü okudukları kitaplarda bu izahlar yoktur.

Bilinsin ki, Cin suresinde sözü edilen Rasulullahı kuran okurken dinleyen cinlerden biride Ebu Yusuftur. Efendimizin (s.a.v ) elinde diğer arkadaşları ki toplam yedi kişilerdi iman ettikten sonra bu surede hikayeleri anlatıldığı için özellikle bu surenin hizmetiyle meşgul olmuşturlar diğer arkadaşları gibi. Bir diğer husussa ilk iman etmelerinden dolayı Efendimiz s.av tarafından kavimlerine tebliğci olarak gönderilmeleri ve surenin bunu beyan etmesidir. Bu ilk iman eden cinlerden Malum diğerleri kendi alemlerinde hep savaşlarda şehid düşmüşler Hatta Sarak ismindeki cinde Ömer bin Abdulaziz döneminde şehit düştükten sonra bir tek Ebu Yusuf kalmış ve bu günlere kadar hizmetine devam etmiştir. İşin tuhafı bu sözde Havas eserlerinin bazılarını yazan alimlerin ve onları okuyan bilgi edinen sözde ledün ilmi sahiplerinin hiç birisi dikkat etmemişler ki bu eserlerde nedense   cin suresinin hadimi Ebu yusufun sanki başka hizmeti yokmuş gibi 3 günlük riyazet peşinden dünyalık maişet altın vs. istekleriyle alakalı bilgi verilmiş ve bu bilgileri okuyanlarda bunu sorgulamamış. Gerek şemsul mearif gerekse Kenzül havas gibi eserlerde cin suresinin riyazetine bakarsanız bu şekilde Hadimin hizmeti beyan edilmiştir.

Şunu unutmayın bu gün mevcutta bulunan Havas adıyla anılan eserlerin yüzde doksanının Havasla bir alakası yoktur. Bu tarz eserlerde verilen bilgilerin çoğunluğu afedersiniz üç beş kıçı kırık cinlerle temas yolları ve onların alemleriyle onlarla ortaklaşa sihir büyü vs. gibi kuranın haram kıldığı şeyleri öğretmekle doludur. Bu eserlerin anlattığı havas diye sunduğu cinciliğin kimse kusura bakmasın ne Havas ilmiyle ne Ledün ilmiyle nede gerçekte Kuranın gerçek sırlarıyla bir alakası yoktur.  Gerçek bir havas Aliminin sufli varlıklarla işi olmaz olamaz bunu devamlı vurguluyorum.

Zaten bu eserleri inceleyenler sure davetlerinde asıl vazifelileriyle irtibata geçme yöntemlerini isimlerini beyandan çok o surelerin riyazetleri ve davetlerinde ilk gelen grupları varlıkları zikretmişlerdir. Ve genelde eserler bir birinin kopyası konumundadır. Aynı bilgileri hemde yanlışlarıyla beraber bir çok eserlerde görmeniz mümkündür. Bu konu gerçekten başlı başına çalışılması gereken geniş bir konudur. O yüzden fazla uzatmak istemiyorum ve son olarak diyorum ki:

Günümüzün sözde Havas ve Ledün ilmi sahibi olduğunu iddia eden cinciler, medyumlar hocalar vs. buyursunlar gerçekten bu ilmin sahibiyseler okudukları kitapların zikretmediği

Yazmadığı ama cevabı çok basit olan soruma cevap versinler. Mesela nedendir hikmeti bilinmez bu sözde kuranın havassını konu edinen kitapların sahipleri her sureyi işlememiş her surenin Gerçek Hadimlerinin ismini beyan etmemiş Yasin Mülk Rahman Cin Meariç vs. gibi (hakkında fazla detaya girmedikleri misal Asr, Beyyine, Beled Kevser gibi surelerde hiç hadimlerden söz edilmemiş bile) çok zikrettikleri  surelerin bile gerçekte Hadimlerinin isimlerini vermemiş veya verememişlerdir. Bunu da geçtik en basiti kuranın Sırrıyla meşgul olanların en azından kuranın tamamının hadimlerinin adetini asıl sorumlusunu yazsalarmış madem surelerin bazılarında hadim ismi vermişler ama nerde? Şimdi bunları en basitinden kuranın tüm sure hadimlerinin adetini ve asıl sorumlusunun isimlerini sözde zamanın Ledün ilmi şarlatanlarından istemekte bizim hakkımız olsa gerek buyurun açıklayın. Bir hatırlatma da bulunayım Vahiy Meleği Cebrail Aleyhisselamdır nasılsa buna bağlıdır diyipte bu ismi vermeye kalkmayın Cebrailin a.s altında vazifeli hem Kuranın inceliklerini öğreten hemde tüm kuranın hadimlerinin bağlı olduğu Meleği zikrederseniz sevinirim çünkü Kuranın sözde sırlarına vakıf olanların bu basit bir bilgiyi bile bilmemesi mümkün değildir.

Gerçi biz biliyoruz daha sufli alemlerin ve Ulvi alemlerin varlıklarının nasıl Temessül ettiklerinden niteliklerinden, bir İnsan Ruhunun temessülünün çeşitlerinden ve içeriğinden bihaber olanlar elbette bunları cevaplayamaz. Bilgisi mendel ve davetin ötesine geçememiş muhatap oldukları varlığın bile niteliğinden habersiz olan hatta bazıları ne görmek nede duymak sadece hissetmek olan sözde alimlerden ricamızdır engin bilgilerinizle bizi aydınlatın. Vesselam

 

Not: Son bir hatırlatma Rezil olmamak adına sakın saçma sapan isimler zikretmeyin beyanda bulunmayın bilinki bu Kurana yapılacak olan büyük bir hakarettir ve hesabını verirsiniz indallahta.

Etiketler:

Malasef Yorumlar Kapalı.