Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Kategoriler
Tavsiye Siteler
Son Yazılar
Son Yorumlar
6 sene önce tarafından yazıldı, 780 kez okundu ve hakkında yoruma kapatıldı.

 

Fatihada Geçmeyen harflerdeki bir sır

 

Fatiha suresinde malumunuz 7 harf geçmez. Bu yedi harf Havas eserlerinde her nekadar  günlerin müvekkilleri ve Esmalarıyla beraber bir tabloyla bildirilmiş olsa da bunun asıl inceliklerinden birisi   Aşağıda hadiste de verdiğim üzere Fatiha 7 ayettir ve cehennem yedidir rivayetlerde fatihayı yaşayanlar cehennemden azad edilirler ifadesidir. Bizler kuranı incelediğimizde bu yedi harfin fatihadan düşürülme sebebini daha iyi anlıyor ve cehennemden azad eder hadisin hikmetini daha iyi kavrıyoruz. Çünkü rabbimiz kelamında bu fatiha da olmayan her bir harfle cehennemin yedi tabakasının ve içeriklerinin bilgilerini vermiş. Hz. Alinin (r.a ) de celcelutiye kasidesinde bu harfleri birlikte zikrettiği ve aslında cehennemden sığındığı bir beyitte mevcuttur ki havas eserlerinde beyan edilen günlerin harflerinden ziyade cehennemin yedi bölümüne bir işaret sırrı taşır. Allahu alem bissavab

 

Konuyla alakalı hadisi verip sonra ayetleri beyan edeceğim.

 

Riva­yet edildiğine göre, Hz. Cebraîl Peygamber Efendimize şöyle demişti; Yâ Mu­hammed  Ümmetine, Cenâb-ı Hakkın azab edeceğinden korkardım. Ne zaman ki, Fatiha Sûresi nazil oldu, bu korkum kayboldu. Bunun üzerine Hz. Peygamber, niçin Ya Cibrîl? diye sordu. Cebraîl de, çünkü Cenâb-ı Hakk, “Şüphesiz onların hepsine vadolunan yerdir cehennem. Onun yedi kapısı ve, o kapılardan her birinin ayrılmış bir nasibi vardır.” (Hicr. 43-44) buyurmuştur. Fâtiha’nın ayetleri yedidir. Kim bu ayetleri okur­sa, bunlardan herbiri, cehennem kapılarından birini tutar. Böylece ümmetin ora­dan zarar görmeden geçer

 

Ebu Hureyreden rivayetle Efendimiz s.a.v buyurdu:

 

Namazı kulumla kendi aramda iki eşit kısma ayırdım yarısı benim yarısı da kulum içindir. Kulum istediğine erişecektir. Kul: “Elhamdü lillahi Rabbil alemîn” der. Allah’ta kulum bana hamdetti buyurur. Kul: “Errrahmanirrahîm” der. Allah’ta: Kulum beni övdü, der. Kul: “Maliki yevmiddin” der. Allah’ta kulum yüceltti der. İşte bu okunanlar bana aittir. “İyyake na’büdü ve iyyake nesteîn” benimle kulum arasındaki müşterek ayettir. Sürenin sonu sadece kuluma aittir. Kulum istediğine erişecektir. Sürenin bu son ayetlerinde kul Allah’a duâ ediyor ve ondan dosdoğru yoluna eriştirmesini istiyor. (Tirmizi 2953-Müslim, Salat: 38; Ebû Dâvûd, Salat: 17)

 

 

 

Se Harfi:

لَا تَدْعُوا الْيَوْمَ ثُبُورًا وَاحِدًا وَادْعُوا ثُبُورًا كَثٖيرًا

(Kendilerine) “Bugün bir kere yok olmayı istemeyin, birçok kere yok olmayı isteyin!” (denir.) (Furkan 14)

 

 

Cim Harfi:

وَاِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ اَجْمَعٖينَ

Şüphesiz cehennem, onların hepsinin buluşacağı yerdir (hicr 43)

 

Onun yedi kapısı vardır ve her kapıya onlardan bir grup ayrılmıştır. (Hicr 44)

 

 

 

 

وَلَقَدْ ذَرَاْنَا لِجَهَنَّمَ كَثٖيرًا مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ لَهُمْ قُلُوبٌ لَا يَفْقَهُونَ بِهَا وَلَهُمْ اَعْيُنٌ لَا يُبْصِرُونَ بِهَا وَلَهُمْ اٰذَانٌ لَا يَسْمَعُونَ بِهَا اُولٰـئِكَ كَالْاَنْعَامِ بَلْ هُمْ اَضَلُّ اُولٰـئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ

Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir. (Araf 179)

 

 

Ha Harfi:

 

 

يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا تُوبُوا اِلَى اللّٰهِ تَوْبَةً نَصُوحًا عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُكَفِّرَ عَنْكُمْ سَيِّپَاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ يَوْمَ لَا يُخْزِى

Ey o bütün iyman edenler! Allaha öyle tevbe edin ki nasuh (gayet ciddî, müessir, öğütcü) bir tevbe olsun, gerek ki rabbınız sizden kabahatlerinizi keffaretle örter rüsvay etmez. (Tahrim 8)

 

 

Şın ve Ze Harfi:

فَاَمَّا الَّذٖينَ شَقُوا فَفِى النَّارِ لَهُمْ فٖيهَا زَفٖيرٌ وَشَهٖيقٌ

İmdi şekavete (Şaki olanlar) düşmüş olanlar ateştedirler. Onlar için orada şiddetli bir soluyuş ve bir hıçkırık vardır. (Hud 106)

 

اِنَّ شَجَرَتَ الزَّقُّومِ

 

Şüphesiz, zakkum ağacı, günahkârların yemeğidir (Duhan 43-44)

 

 

 

Zı Harfi:

 

اِنْطَلِقُوا اِلٰى ظِلٍّ ذٖى ثَلٰثِ شُعَبٍ

لَا ظَلٖيلٍ وَلَا يُغْنٖى مِنَ اللَّهَبِ

“Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur.” (Mürselat 30,31)

 

Fe Harfi:

قَالَ لَهُمْ مُوسٰى وَيْلَكُمْ لَا تَفْتَرُوا عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا فَيُسْحِتَكُمْ بِعَذَابٍ وَقَدْ خَابَ مَنِ افْتَرٰى

Mûsâ, onlara şöyle dedi: “Yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azap ile yok eder. Allah’a karşı yalan uyduran mutlaka hüsrana uğramıştır.” (Taha 61)

 

Etiketler:

Malasef Yorumlar Kapalı.