Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Kategoriler
Tavsiye Siteler
Son Yazılar
Son Yorumlar
6 sene önce tarafından yazıldı, 1.945 kez okundu ve hakkında hiç yorum yapılmadı.

Peygamber Efendimizin (s.a.v) Tüm İsimleri ile Selavat

 

إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا

 

Muhakkak ki, Allah ve melekleri, peygambere hep salat ile ikramda bulunurlar. Ey iman edenler, haydi ona teslimiyetle salat ve selam getirin! (Ahzab 56)

 

BismillahirRahmanirRahim

Elhamdü lillahi Rabbil alemin vesselatu vesselamu ala Rasulina  muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain

Kuranı kerimde bu bildirilen emir ve hadislerde bildirilen Efendimize (s.a.v) salavatın ehemmiyeti neticesinde Ümmetin Alimleri, Fazılları, Velileri vs. bu emri ilahiyi yerine getirme adına ve hadislerdeki faziletlerden faydalanma adına Efendiler Efendisine (s.a.v) bir çok salavat okumuşlar müstakil eserler neşretmişler ve ümmeti haberdar etmişlerdir. Bunun neticesi olarakta Efendimizin (s.a.v) gerek kuranda bildirilen gerek diğer Kutsal kitaplarda bildirilen, gerekse bizzat Efendimizin (s.a.v) bildirdiği isimleri bu külliyata girmiştir. Bu kaynaklarımızda bizlere ulaşan Esma-i Nebi (s.a.v) çoğunluğu toplu halde olmadığından Güzeller güzelinin (s.a.v) bir çok ismi de herkesçe bilinmiyor. Bizde bu eksikliği gidermek adına Efendimizin (s.a.v) Kaynaklarımızda geçen bulabildiğimiz tüm isimlerini bir araya getirdik ki Müslüman kardeşlerimiz hem bu isimleri öğrensin hemde okuyacakları Salâvatların da bu isimleri ansınlar. Çünkü Efendimizin (s.a.v) her isminin ayrı bir fazileti ve sırrı vardır.

İsimlere geçmeden Rivayetlerde bize ulaşan Salavatı Şerife okumanın faziletlerinede kısaca değinelim ki Ümmetin Alimlerinin ve Velilerinin bu emri ilahiye neden bu kadar ehemmiyet verdikleride biraz da olsa anlaşılmış olsun.

Bu çalışmamız vesilesiyle Rabbim Teala bizi bağışlasın ve Efendimizin (s.a.v) Şefaatından Mahrum etmesin. Amin Ya Mucib

 

Konuyu okuyan kardeşlerimden ricamdır biz Fakiride duada unutmayın.

 

 

Salavat Getirmenin Fazileti İle İlgili Hadisler

Fudale bin Ubeyd (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Sizden biri dua edeceği vakit Rabbine hamd ve sena ile başlasın. Sonra Nebi’ye salât etsin. Sonra dilediği şeyi istesin’ buyurdu.” (Tirmizi: 3708)
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e salât etmeye yelince şöyledir:
Abdurrahman bin Ebu Leyla (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Ka’b bin Ucre (Radiyallahu Anh) bana karşı geldi ve:
−Ey İbni Ebi Leyla, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den işittiğim bir salât ve selam hediyesini, ben de sana hediye edeyim mi? dedi. Ben de:
−Evet, hediye et dedim. Ka’b bin Ucre (Radiyallahu Anh):
−Biz Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e sorduk ve dedik ki:
−Ya Rasulallah! Sizin Ehli beytinize has olarak salât nasıldır? Çünkü Allah bize sana nasıl selam vereceğimizi öğretmiştir. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize:
−‘Allahumme Salli Alâ Muhammedin ve Alâ Ali Muhammedin. Kema Salleyte Alâ İbrahime ve Alâ Ali İbrahime İnneke Hamîdun Mecid.’
−‘Allahumme Barik Alâ Muhammedin ve Alâ Ali Muhammedin. Kema Barekte Alâ İbrahime ve Alâ Ali İbrahime İnneke Hamîdun Mecid’ deyiniz buyurdu.” (Buhari: 3168, Müslim: 406/66, Tirmizi: 482, İbni Ebi Şeybe: 2/390)

Evs b. Evs (r.a)’ten rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
Günlerinizin en değerlisi Cuma günüdür. Adem (a.s), o günde yaratıldı, o gün vefat etti, ilk sur’a o gün üfürülecek, ikinci sur’a yine o gün üflenecektir. Bana çok salevat getirin. Sizin salevatlarınız Bana arzolunur.

Ashab: “Ey Allah’ın Rasûlü! Siz çürüyüp toprak olduğunuz halde bizim salevatlarımız size nasıl arzolunmaktadır” diye sorunca, Peygamber (s.a.v) şu cevabı verdi: “Aziz ve Celil olan Allah, toprağa Peygamberlerin cesetlerini çürütmeyi yasak etmiştir.”  (Ebû Davud, Salat: 207; İbn Mâce, Cenaiz: 65)

Ömer (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
‘Kuşkusuz ki dua, gök ile yeryüzü arasında durdurulur ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e salât edinceye kadar duadan hiçbir şey çıkmaz.’ (Tirmizi: 1/485)
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır:
“Sizden biri dua edeceği vakit Rabbine hamd ve sena ile başlasın. Sonra Nebi’ye salât etsin. Sonra dilediği şeyi istesin” (Tirmizi: 3708)

 

Rasûlü Ekrem Efendimiz (asv) de, “Yanında benim adım anılıp da bana salât getirmeyen kişinin burnu sürtünsün, hakarete uğrasın.”buyurmuştur. (Tâc, V, 145).
“Kıyamet günü bana insanların en yakını, bana en çok salavât okuyandır.” [Tirmizi, Salât 357]

“Kim bana bir defa salât getirirse, Allah da ona on salât getirir ve on günahını affeder; on derece yükseltir.” (Nesei, Sehv, 55)

“Yeryüzünde Allah’ın seyyah melekleri vardır. Onlar ümmetimin selâmını (anında) bana ulaştırırlar.” (Nesei, Sehv, 46)

“Kim bana tek bir defa salât u selâm getirirse, Allah da ona on defa salât eder.” (Dâvud, Vitr, 26; Dârimî, Rikâk, 58)4. “Kıyamet günü bana insanların en yakını, bana en çok salâvat edendir.”43

“Gerçek cimri, yanında anıldığım hâlde bana salâvat etmeyendir.” (Tirmizi, Daavât, 110)

Bir gün Resûlullah sevinçli olarak geldi. Kendisine: “Sizi sevinçli görüyoruz!” denilince, şöyle buyurmuşlardır: “Bana melek geldi ve şu müjdeyi verdi: “Ey Muhammed! Rabb’in diyor ki:
“Sana salât eden herkese benim on rahmette bulunmam, selâm eden herkese de benim on selâm etmem sana (ikram olarak) yetmez mi?” (Nesei, Sehv, 55)

“Allah benim için iki melek görevlendirmiştir. Ben bir Müslüman’ın yanında anıldım da bana salâvat getirdi mi, mutlaka o iki melek ona: “Allah seni bağışlasın” derler. Allah Teâlâ ve diğer melekleri de o iki meleğe cevap olarak: “Âmin” derler. Bir Müslüman’ın yanında adım zikrolunduğunda da bana salâvat getirmedi mi, mutlaka o iki melek: “Allah seni bağışlamasın.” der. Yüce Allah ve öteki melekler de o iki meleğe cevaben: “Âmin” derler.” (Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 10/164–166) buyurmuşlardır.

Hz. Ömer (R.A) diyor ki: “Öğrendiğime göre dua yerle gök arasında bir yerde asılı kalır, Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e salat-ü selam getirmedikçe onun hiçbir cümlesi göğe yükselmez.” (Tirmizi)

Efendimizin (s.a.v.) üzerine Salâvat getirmenin fazileti

Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor:
“Üzerime Salâvat-ı Şerife getiren kimseleri melekler rahmetle anar, meleklerin rahmetle andıkları kimseyi Allah (c.c.) affeder. Allah’ın affetti i kimse için bütün varlıklar rahmet okurlar.”
“Üzerime bir defacık Salâvat-ı Şerife getiren kimse için Allah Teala görevli meleklere: Bu kulumun üç gün içerisinde meydana gelen günahlarını yazmayınız emrini verir.”

 

“Üzerime bin defa Salâvat getiren kimseye Allah (c.c.) narı ile azab etmez.”

“Cibril bana: Ya Muhammed (s.a.v.) Sana senden önce hiçbir kimseye getirmedi im bir müjde ile geldim. Allah Teala senin için söyle buyurdu:
Ümmetin den kim ayakta iken üç defa Salâvat getirirse, oturmadan önce Allah (c.c.) onu bağışlar. Otururken üç defa getirirse kalkmadan Allah’ın affına mazhar olur, buyurunca efendimiz (s.a.v.) bu müjdeler üzerine şükür secdesine kapandı.”

“Kim sabahları üzerime onar defa Salâvat getirirse kırk senelik günahı silinir.”

“Cuma günü üzerime yüz defa Salâvat getirenin seksen yıllık hatalarını Allah (c.c.) affeder.”

“Üzerime Cuma günü veya gecesi yüz defa Salâvat okuyan kimsenin yüz türlü haceti kabul edilir.”

“Bin defa üzerime Salâvat getiren ölmeden önce cennetle müjdelenir.”

“Cebrail (a.s.) bana gelerek: Ey Allah’ın Resulü, senin üzerine Salâvat getiren kimse için yetmiş bin melek istiğfar getirir, buyurdu.”

“Üzerime getirilen Salâvat sırat üzerinde bir nurdur.”

“İnsanların bana en yakını üzerime en çok Salâvat getirenidir.”

“Allah’ın yeryüzünde gezen melekleri vardır. Ümmetimin üzerime getirdikleri Salatü selamları bana ulaştırırlar. Getirdikleri Salatü selam bana ulaşır ulaşmaz ben de onlar için isti far ederim.”

“Üzerime Salâvat getirenlere kıyamet günü şefaatçi olurum. Salâvat getirmeyenden ise uzağım.” (Bu hadisler El Mustadraf2/283’ten tercüme edildi)

 

Ka’b bin Ucre radıyellahü anh’dan:

 

“Bir gün Peygamber Sallallahü aleyhi ve Sellem minbere çıktı birinci basamağa çıktı­ğında ‘Amin!’ dedi. Sonra diğer basamağa çıktı. Onda da ‘Âmin!’ dedi. Sonra üçüncü ba­samağa çıktı ve onda da: ‘Âmin!’ dedi. Minberden indikten sonra: ‘Ey Allah’ın Resulü! Senden bugün bir söz duyduk.’ diye sorduk.
‘Duydunuz mu?’
‘Evet’ dedik; şöyle buyurdu: ‘Birinci ba­samakta Cibril gelip bana şöyle dedi: ‘Ana babasına ya da onlardan birine ihtiyarladık­larında erişip de onların sebebiyle cennete gi­remeyen (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun’ Ben de ona karşılık ‘Âmin!’ dedim.
‘Yanında anıldığında sana salâtü selâm getirmeyen de (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun’ dedi, ben de ‘Amin!’ dedim.
‘Ramazana erişip de bağışlanmayan (Al­lah’ın rahmetinden) uzak olsun’ dedi. Ben de: ‘Amin!’ dedim.’ (Taberânî, Mu’cemu’l-Kebîr)

 

 

İbn Abbâs radıyellahü anh’dan: Allah Resulü Sallallahü aleyhi ve Sellem buyurdu:

 

“Kim bana salâtü selâmı getirmeyi unu­tup ihmal ederse, cennet yolunu şaşırır.”(İbn Mâce)

 

Sahih olduğunu söyleyen Hâkim’in Kâb b. Aceze (r.a.) den riva*yetinde Resûl-i Ekrem:

“Minberi hazırlayın,” buyurdu. Biz de minberi hazırladık. Üç basamaklı olan minberin her üç basamağına yükseldikçe âmin dedi. Minberden indiğinde kendisine:

“Ya Resûl, âdetinizin hilafına, birinci basamakta âmin, ikinci basamakta âmin, üçüncü basamakta da âmin, dediniz. Bunun hikmeti ne idi?” diye kendisinden sorduk. Resûl-i Ekrem:

“Birinci basamağa çıktığımda bana Cebrail aleyhisselâm geldi de: “Ya Muhammed, ramazan ayına yetiştiği halde ölüp de günahı bağışlanmayarak cehenneme atılan kimseyi Allah (rahmetinden) uzaklastırsın.” dedi, ben de “Âmin” dedim. İkinci basamakta yine Cebrail aleyhisselâm geldi ve “Ey Muhammed, kimin yanında adın anıldı ve sana salavat getirmedi ise (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun.” dedi, ben de “Amin” dedim. Üçüncü basamakta yine Cebrail aleyhisselâm gelerek “Ya Muhammed, anne ve babasına veya bunlardan birisine ihtiyarlık anlarında yetişip de cennete girmesine sebep olacak şekilde rızalarını kazanmayan (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun.” dedi, ben de “Âmin” dedim, buyurdu”.

İbn Hibban “Sahih”inde, Taberânî leyyin sened ile, aynca Bezzâr ve Taberâni İbn Huzeyme’den aynı mealde rivayetleri vardır.[1]

Tirmizi’nin, hasen ve gariptir, dediği rivayeti şöyledir: Cebrail aleyhisselâm Resül-i Ekrem’e gelerek,

“Yanında ism-i şerifin anıldığı halde üzerine salavât-i şerife getirmeyen kimsenin burnu sürtülsün. Ramazan ayı girip çıktığı halde (gerekli ibadeti yapmadığı için) mağfiret olmayan kimsenin burnu sürtülsün. Anne babasından (birinin veya her ikisinin) ihtiyarlık çağına yetişip de (rızalarını kazanmak suretiyle) cennete giremeyen kimsenin de burnu sürtülsün.” buyurdu.”[2], buyurmuştur. Yalnız İbn Huzeyme ve “Sahih”inde İbn Hibban’ın rivayetleri ifade bakımından farklıdır. Bunlara göre, Resûl-i Ekrem’in her üç basamakta ayrı ayrı “Âmîn” demesinin hikmetini sorduklarında, Resûl-i Ekrem:

“Birinci basamakta Cebrail aleyhisselâm geldi ve:

“Kim ki Ramazan ayma yetişir ve (gerekli ibadeti yapmadığı için) bağışlanmadan cehenneme girerse, Allah onu (rahmetinden) uzaklaştırsın. Sen de; “Âmîn” de, dedi, ben de: “Âmîn” dedim. (Cebrail yine) Anne ve babasının birine yetiştiği halde ölüp de cehenneme giren kimseyi Allah (rahmetinden) uzaklaştırsın, sen de “Âmin” de, dedi, ben de “Âmin” dedim. (Yine Cebrail) Yanında ism-i şerifin anılıp da senin üzerine salavât-ı şerife getirmeyen, sonra ölüp de cehenneme giren kimseyi Allah (rahmetinden) uzaklaştırsın, sen de “Âmin” de, dedi, ben de “Âmîn” dedim.”[3], buyurdu.

Ayrıca Taberanfnin Hüseyin b. Ali (r.a.) den rivayetinde Resûl-i Ekrem:

“Kimin yanında ismim anılır da şaşırıp bana salavât-ı şerife getirmezse, cennetin yolunu şaşırmış olur.”[4], buyurmuştiur.

Muhammed b. Hanefi’den mürsel olarak gelen bir rivayette Resûl-i Ekrem:

“Kimin yanında ismim anılır da üzerime salavat-ı şerife getirmeyi unutursa, cennetin yolunu şaşırmış olur.”[5], buyurmuştur.

İbn Mâce ve Taberâni’nin -senedinde ihtilâf olan- rivayetlerinde Resûl-i Ekrem:

“Bana salavât-ı şerife getirmeyi unutan kimse, cennetin yolunu şaşırmış olur.”[6], buyurmuştur.

Nesei, “Sahih” inde İbn Hibbân, Sahih olduğunu Söyleyen Hâkim Hüseyin b. Ali (r.a.) den, aynca Tirmizi’de -râvileri arasına Hz. Ali’yi katarak- hasen, Sahih ve garip olduğunu söylediği, rivayetlerinde Resûl-i Ekrem şöyle buyurmuştur:

“(Gerçek) cimri, yanında ismim anıldığı halde bana salavât-ı şerife getirmeyendir.” [7]

İbn Âsım’ın rivayetinde, “Cimrilerin cimrisi, yanında ismim anıldığı halde bana salavât-ı şerife getirmeyendir. İşte bu, insanların en cimrisidir.” [8], buyurulmuştur.

Tembih: Resûl-i Ekrem Efendimizin ism-i şerifi anıldığı zaman salavât-ı şerife getirmemeyi büyük günahlardan saymak, yukardaki hadîslerin sarahatinden anlaşılmaktadır. Zira Resûl-i Ekrem, ism-i şerifi anıldığı halde salavât getirmeyenlere şiddetli veîdlerde bulunmuş ve cehenneme gireceklerini haber vermiştir. Ayrıca bunların Allah’ın rahmetinden uzaklaşması hakkında Cebrail aleyhisselâmın bedduası ve Peygamberimizin de “Âmîn” demesi, bunun büyük günahlardan olduğuna delildir. Üstelik Resûl-i Ekrem’in onun için “Burnu sürtülsün, zillet ve hakarete uğrasın” demesi, cimrilikle ve hatta insanların en cimrisi olmakla vasıflandırması, cidden şiddetli korkutmalardır. Bütün bunlardan salavât-ı şerifeyi terketmenin kebire olduğu anlaşılır. Fakat bu, Şafii, Mâliki, Hanefî ve Hanbelilerden, peygamberimizin her ism-i şerifi anıldıkça salavât-ı şerife getirmenin vacip olduğunu söyleyenlerin görüşüne uygundur ve zaten hadîslerin sarahati de bunu ifade etmektedir. Her ne kadar bundan önce, namazın dışında Resûl-i Ekrem Efendimize salavât-ı şerife getirmek vacip değildir icmaına muhalif ise de hadislerin zahiri bunu ifade eder. “Salavât-ı şerife getirmek vaciptir- diyenlere göre, peygamberimizin ism-i şerifi anıldığı vakit salavât-i şerife getirmemenin kebâirden olduğunu söylemek mümkündür. Fakat çoğunluğun, salavâtın vacip olmadığı görüşü ile salavât hakkındaki bu ha*dîsler karşısında hüküm vermek cidden zordur. Ancak burada şöyle diyebiliriz: Hadislerdeki korkutma, salavât-ı şerifenin terki, Resûl-i Ekrem’e saygısızlık gösterilen hallerdedir. Meselâ, adamın yanında Resûl-i Ekrem’in ism-i şerifi anılmış, fakat kendisi yasak olan oyun ve eğlence ile meşgul olarak ona salavât getirmemiştir. Bu ise büyük günahlardandır. Yoksa her vakitte salavât-ı şerifi getirmemek*ten bir şey lâzım gelmez. İşte böylece hem imamların “Salavât getirmek farz değil” sözü yerine gelmiş ve hçm de veide hakkı verilmiş olur.[9]

Resûl-i Ekrem Efendimize Salavât-ı Şerife Getirmenin Fazileti Hakkında Rivayet Edilen Hadisler

“Her kim üzerime bir defa salavat-ı şerife getirirse Allahu Teâlâ ona on salât eder (on misli rahmet eder.).” [10]

“Kimin yanında ismim anılırsa üzerime salavât-ı şerife getirsin.” [11]

“Bana bir salavât-ı şerif e getirene Allah on misli rahmet eder, on günahı silinir ve derecesi on misli yükseltilir.”[12]

“Kim bana bir salavât-ı şerife getirirse Allahu Teâlâ ona on misli rahmet eder. Her kim bana on salavat getirirse Allahu Teâlâ ona yüz misli rahmet eder. Her kim bana yüz salavât getirirse Allahu Teâlâ onun alnına nifaktan ve cehennemden berat yazar ve onu kıyamet gününde şehitlerle beraber kılar.” [13]

“Cebrail aleyhisselâm bana geldi ve beni müjdeleyerek dedi ki:

“Allahu Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Sana kim salât ederse ben de ona rahmet ederim. Sana selam verene ben de selam veririm.” Bunun üzerine ben de hemen şükür secdesine kapandım,” buyurdu.[14] Ebû Yâlâ’nın rivayetinde,

“Ümmetim hakkında Rabbımın bana olan bu nimeti karşısında hemen secdeye kapandım.” buyurulmuştur.[15]

“Ümmetimden her kim hulûsu kalb ile üzerime bir salât getirirse Allahu Teâlâ on misli rahmet eder, derecesini on misli yükseltir, defterine on sevap yazar ve defterinden on günahını siler.” [16]

“Müezzini (ezan okurken) işittiniz mi hemen siz de onun dediği gibi deyin. Sonra da benim üzerime salavât-ı şerife getirin. Zira benim üzerime bir salavat getirene Allahu Teâlâ on misli rahmet eder. Daha sonra da benim için Allah’tan “vesîle”yi isteyiniz. Vesile cen*nette bir mevkidir, ancak Allah’ın kullarından birisine verilecektir. Bu kulun ben olmamı Allah’tan umarım. Kim benim için vesileyi isterse şefaatimi haketmiş olur.” [17]

İbn Ömer (r.a.), “Resûl-i Ekrem’e bir salavât-ı şerife getirene Allah ve melekleri yetmiş salât eder.”[18] buyurmuştur ki, bu gibi sözler kendileri tarafından söylendiği için, bu da Resûl-i Ekrem’e merfû hadis gibidir.

Yine Resûl-i Ekrem:

“Cuma günü benim üzerime çokça salavât-ı şerife getirin. Zira bana az önce Cebrail aleyhisselâm gelerek Allahu Teala’nın, “Yeryüzündeki Müslümanlardan her kim senin üzerine salavât-ı şerife getirirse, ben ve meleklerim ona on salât ederiz.” buyurduğunu ha*ber verdi.”[19], buyurmuştur.

Yine Resûl-i Ekrem Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Şüphesiz Allahu Teâlâ’nın yeryüzünde dolaşan melekleri vardır, ümmetimden bana selâm ulaştırırlar. Nerde olursanız olun Üzerime salavât-ı şerife getiriniz, çünkü salavatınız bana ulaşır.”[20] Diğer bir rivayette şöyle buyurulmuştur: “Kim bana salavât getirirse onun salavâtı bana ulaşır ve ben de ona dua ederim, ayrıca ona on sevap da yazılır.” [21]

Diğer bir rivayette,

“Kim bana selâm verirse, Allahu Teala nutkumu (yâni konuşma yeteneğimi) bana iade eder de onun selamını alır ve kendisine iade ederim.”[22], buyurulmuştur.

Hâvileri arasında bilinmeyen bir kişi bulunan bir rivayette Resûl-i Ekrem:

“Allahu Teâlâ benim kabrime bir melek müvekkel kıldı (görevlendirdi) ve ona bütün yaratıkların seslerini duyacak kuvvet verdi. Kıyamete kadar her kim benim üzerime salavât-ı şerife getirirse onu, babasının ve kendisinin adı ile bana bildirir ve: “Falan oğlu falan sana salavât-ı şerife getirdi.” der.” [23]buyurmuştur.

Diğer bir rivayette Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Kıyamet günü insanların bana en çok yakın olanı, üzerime en çok salavât-ı şerife getirenidir.” [24]

Başka bir rivayette de Resûl-i Ekrem:

“Kim olursa olsun, benim üzerime salavât getirdiği sürece melekler de ona dua ederler. İster az salavât getirsin, isterse çok.”[25], buyurmuştur.

Gecenin dörtte biri geçtiği vakit Resûl-i Ekrem:

“Ey insanlar! Allah’ı anın. Zira deprem zamanı, dünyanın yıkılması için birinci sûr’a üfürme zamanı yaklaşmıştır. Onu Râdife yani ikinci defa sûr’a üfürme takip edecektir. Ölüm zamanı yakındır.” derdi. Ubeyy İbn Kâb (r.a.) Resûl-i Ekrem’e:

“Ya Resûlallah, ben çok dua ederim, bu duamın ne kadarım sizin için yapayım?” diye sordu. Resûl-i Ekrem:

“Ne kadarını istersen,” buyurdu. Ben:

“Dörtte birini yapayım mı?” dedim. Resûl-i Ekrem:

“Dilediğin kadar, fakat artırrsan, daha iyi,” buyurdu. Ben:

“Öyle ise yaptığım duaların yansını sizin için yapayım,” dedi. Resûl-i Ekrem:

“Sen bilirsin, fakat artırırsan senin için daha iyi olur,” buyurdu. Ben:

“Bütün salât ve duamı sizin için yapayım,” dedim. Resûl-i Ekrem:

“İşte şimdi Allahu Teâlâ senin dünya ve âhiret derdine derman bulur,”[26] buyurdu.

Yine Resûl-i Ekrem:

“Hangi Müslüman kişi ki yanında verecek sadakası yoksa duasında  “Allah’ım, kulun ve Resulün Muhammed’e rahmet eyle; mü’min olan erkeklere, kadınlara, Müslüman olan erkeklere ve kadınlara da rahmet eyle.” desin. Çünkü bu, onun için sadakadır. Mü’min cennete girinceye kadar hayırdan doymaz.”[27], buyurmuştur.

Yine Resül-i Ekrem:

“Cuma günleri üzerime çokça salavât-ı şerife getirin. Zira cuma, meleklerin fazlasıyla şehâdet ettikleri bir gündür. Kim bana salavât ı şerife getirirse, hemen o salavâtı bana arzolunur.” buyurdu.

Ebû’d-Derdâ (r.a.) diyor ki:

“Öldükten sonra da salavât size arzolunur mu?” diye sordum, Resûl-i Ekrem:

“Allahu Teâlâ nebilerin cesedlerini yemeği toprağa haram kılmıştır (yâni peygamberler çürümezler).”[28], buyurdu.

Yine Resûl-i Ekrem:

“Cuma günü bana çokça salavât-ı şerife getirin. Zira ümmetimin salavâtı, cuma günü bana arzolunur. Kimin getirdiği salavât daha çok ise o kimse bana daha çok yakın olur.”[29], buyurmuştur. Yine Resûl-i Ekrem:

“Şüphesiz günlerinizin en faziletlisi, cuma günüdür. Âdem (aleyhi sselâm) o günde yaratıldı ve o günde öldü. Sûr’a o gün üflenecek, helak da o günde olacaktır. Öyle ise o gün üzerime çokça salavât-ı şerife getiriniz, zira salavât iniz bana arzolunur,” buyurdu. Bir adam:

“Ya Resûlallah, bizim salavat-ı şeriflerimiz size nasıl arzedilir, halbuki sizin vücudunuz çürümüştür?” Deyince, Resûl-i Ekrem:

“Muhakkak Allah, nebilerin cesedlerini yemeği yere haram kılmıştır.” [30], buyurdu,

Taberani’nin “Kebir” ve “Evsât”ındaki rivayetlerinde Resûl-i Ekrem:

“Her kim, “Allahu Teâla Muhammed (s.a.v.)’i lâyık olduğu gibi bizden mükâfatlandırsın derse bu, sevabını yazmak için bin sabah yetmiş kâtibi meşgul eder.”[31], buyurmuştur.

Ebû Yâ’lâ’nın rivayetinde Resûl-i Ekrem:

“Allah için sevişen iki mümin kul karşılaştıkları vakit Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’e salavat-ı şerife getirirlerse, onlar yerlerinden ayrılmadan Allahu Teâlâ geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlar.”[32], buyurmuştur.

 

Efendimizin (s.a.v) İsimleri ve Salâvat

 

Rabbiminde Tevfik ve İnayetiyle kaynaklarımızdan toplam 318 İsmi Şerifi toparlayabildim

Okuyacağınız salavatlar hürmetine Rabbim sizleri onun şefaatına ulaştırsın.amin

İşte Esma-i Nebi Aleyhis selatu vesselam

 

Allahümme Salli ala Seyyidina Abd (Kul )

Allahümme Salli ala Seyyidina Abdullah (Allahın c.c Kulu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Abdülcabbar (Kahredici, Galip Allahın c.c Kulu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Abdulgaffar (Günahları gizleyip bağışlayan Allahın c.c Kulu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Abdulhallak (En uygun şekilde Yaratan Allahın c.c Kulu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Abdulhamid (Çokça övülen Allahın c.c Kulu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Abdulkadir(Her şeye Gücü yeten Allahın c.c. Kulu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Abdulkahhar(Yenilmeyen Tek Galip Allahın c.c. Kulu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Abdulkerim (Şeref ve Fazileti çok olan Allahın c.c Kulu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Abdulkuddüs (Tertemiz Allahın c.c Kulu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Abdulmecid (Şerefi Yüksek Allahın c.c Kulu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Abdulmuğis(Darda kalanların yardımına koşan Allah c.c Kulu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Abdulmümin(İnananlara Güven veren Allahın c.c Kulu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Abdulvehhab(Karşılıksız veren Allahın c.c Kulu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Abdurrahim(Bağışlayan Esirgeyen Allahın c.c Kulu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Abdurrezzak (Rızık veren Allahın c.c Kulu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Abdusselam (Esenlik ve Selamet veren Allahın c.c Kulu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Abid (Kulluk eden ibadet eden)

Allahümme Salli ala Seyyidina Adil (Adaletli)

Allahümme Salli ala Seyyidina Ahir (Son)

Allahümme Salli ala Seyyidina Ahmed (Çok övülmüş sevilmiş)

Allahümme Salli ala Seyyidina Ahsen (En Güzel)

Allahümme Salli ala Seyyidina Ahseni Takvim(En güzel mükemmel)

Allahümme Salli ala Seyyidina Ahyed (Batıldan yüz çeviren Tevrattaki isimlerinden)

Allahümme Salli ala Seyyidina Akıb(Son Peygamber manasında)

Allahümme Salli ala Seyyidina Alim (Bilen Bilgin)

Allahümme Salli ala Seyyidina Amil (iş yapan taat yapan hareketi çok olan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Allame (Çok bilen)

Allahümme Salli ala Seyyidina Azim (Büyük yüce)

Allahümme Salli ala Seyyidina Afüv (Affeden Merhametli)

Allahümme Salli ala Seyyidina Alemul Yakın (Yakin sahibi yakinin inceliklerini bilen)

Allahümme Salli ala Seyyidina Alemül İman(İmanın alameti)

Allahümme Salli ala Seyyidina Aynun Naim (Nimetin kendisi olan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Aynul Garr-gırr (Bütün Peygamberlerin en şereflisi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Aziz (Çok yüce şerefli)

Allahümme Salli ala Seyyidina Basir (İbret gözüyle bakan manasında)

Allahümme Salli ala Seyyidina Baliğun (Bütün Peygamberlerin eriştiği makamlara erişen yükselen)

Allahümme Salli ala Seyyidina Bahril Envar( Nurların Denizi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Beliğ (Kusursuz anlatan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Berr (Vadinde Sadık sözünde duran Kerem)

Allahümme Salli ala Seyyidina Beşer (İnsan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Beşir (Müjdeli haber veren)

Allahümme Salli ala Seyyidina Burhan (Delil Hüccet)

Allahümme Salli ala Seyyidina Cevad (Çok cömert)

Allahümme Salli ala Seyyidina Cami (Bütün güzellikleri ve tecellileri toplayan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Dai (Dua eden duacı)

Allahümme Salli ala Seyyidina Da’in (Davetçi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Delailül Hayrat (Hayırların delili)

Allahümme Salli ala Seyyidina Dürrei Beyza(Parlak inci)

Allahümme Salli ala Seyyidina Dürri Yekta (Benzeri olmayan tek inci)

Allahümme Salli ala Seyyidina Ecved (En cömert)

Allahümme Salli ala Seyyidina Ekrem (Çok cömert kerim)

Allahümme Salli ala Seyyidina Ekramessakaleyn (İnsanların ve cinlerin En kerimi şereflisi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Emin (En güvenilir inanılır)

Allahümme Salli ala Seyyidina Eminivahyullah (Allahın en güvenilir Ayeti delil)

Allahümme Salli ala Seyyidina En Necmüs Sakıb (Karanlığı delen Parlak Yıldız)

Allahümme Salli ala Seyyidina Ebulkasım (Kasımın Babası)

Allahümme Salli ala Seyyidina Fadlullah ( Allah tealanın ihsanına ulaşan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Faruk (Hak ve Batılı ayıran)      

Allahümme Salli ala Seyyidina Fatih (Hayır yollarını açan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Fahri Alem (Alemin Kendisiyle övündüğü)

Allahümme Salli ala Seyyidina Felagatin Envar (Nurların infilak ettiği)

Allahümme Salli ala Seyyidina Fettah(Yollardaki engelleri kaldıran açan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Gani (Zengin )

Allahümme Salli ala Seyyidina Galip (Hakim ve üstün olan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Gavs (Yardım edici meselelerin derinlemesine hikmetini gören bilen)

Allahümme Salli ala Seyyidina Gıyasun (Yardıma Yetişen Cehennem kurtarıcı olan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Gays (Yardım Medet)

Allahümme Salli ala Seyyidina Ğaysil Mutamtam (hakikati ve yaratılışı bütün mertebeleri kapsayan (rahmet) yağmuru)

Allahümme Salli ala Seyyidina Habib(çok sevilen dost)

Allahümme Salli ala Seyyidina Habibullah (Allahın sevgilisi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Hablillah (Allahın ipi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Hadi (Doğru yola götüren)

Allahümme Salli ala Seyyidina Hafız (Kur’an-ı Kerim’in mânası ile beraber her şeyini yaşamaya ve muhafazaya çalışan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Halil (Sadık Dost)

Allahümme Salli ala Seyyidina Halilullah (Allahın dostu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Hamid (Çok öven ham eden)

Allahümme Salli ala Seyyidina Hammad (Çok hamdeden)

Allahümme Salli ala Seyyidina Ha Mim (Kurandaki bir ismi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Haşim (haşmetli gösterişli)

Allahümme Salli ala Seyyidina Haşir (Toplayan)      

Allahümme Salli ala Seyyidina Hafiy (Her şeyi Bilmiş olan Alim)

Allahümme Salli ala Seyyidina Halim (Yumuşak huylu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Halis ( Saf temiz öz)

Allahümme Salli ala Seyyidina Hatem (En son )

Allahümme Salli ala Seyyidina Hatemun Nebi (Nebilerin sonuncusu)

Allahümme Salli ala Seyyidina HatemurRasul (Rasullerin sonuncusu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Harisün Aleyküm (Müslümanlara son derece düşkün)

Allahümme Salli ala Seyyidina Hanif (Hakikate çok bağlı olan )

Allahümme Salli ala Seyyidina Hayrihalkillah (Yaratılmışların en hayırlısı)

Allahümme Salli ala Seyyidina Hicazi (Hicazlı Arap)

Allahümme Salli ala Seyyidina Himyata (Süryanice Muhammed s.a.v ismine bakar tevrattaki isimlerden)

Allahümme Salli ala Seyyidina Hüden (Hidayetin ta kendisi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Hediyetullah Allahın bağışı hediyesi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Hizbullah (Allahın askeri)

Allahümme Salli ala Seyyidina Hicabel Azam (En büyük Perdedar)

Allahümme Salli ala Seyyidina İmam (Önder)

Allahümme Salli ala Seyyidina İmamül Müttekın (Muttakilerin imamı önderi)

Allahümme Salli ala Seyyidina İmamul Enbiya (Peygamberlerin imamı)

Allahümme Salli ala Seyyidina İmamul Mürselin (Rasullerin imamı)

Allahümme Salli ala Seyyidina İmamul Asfiya (Saf kemalat sahibi Peygamberlerin varislerinin İmamı)

Allahümme Salli ala Seyyidina İmamu Ehlil cenneh(Cennetliklerin imamı önderi)

Allahümme Salli ala Seyyidina İkliylün (Hükümdarlık Tacına sahip)

Allahümme Salli ala Seyyidina İzzül Arab (Arapların en Azizi yücesi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Kamer (Ay)

Allahümme Salli ala Seyyidina Kaim (Ayakta duran vaktini ibadetle geçiren)

Allahümme Salli ala Seyyidina Kamil (En kusursuz tam mükemmel)

Allahümme Salli ala Seyyidina Kaadiül’ğarrül Muhacceliyne (Alınları ak olan Müslümanların, mü’minlerin öncüsü. Kıyamet günü abdest uzuvları nurlu olanların önderi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Kademu Sıdkun (Dosdoğru yolda giden doğruluğun ayağı direği)

 Allahümme Salli ala Seyyidina Kaviy (sağlam kuvvetli güçlü)

Allahümme Salli ala Seyyidina Kerim (İzzetli muhterem cömert)

Allahümme Salli ala Seyyidina Kerimul Mahrec (Yeryüzüne gelinceye kadar, tüm ataları bulundukları asrın en temiz, en şerefli, en keremli erkek ve kadınları idi soyu tertemiz olan)
Allahümme Salli ala Seyyidina Kelimullah (Allahın konuştuğu kimse)

Allahümme Salli ala Seyyidina Kenzullah (Allahın hazinesi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Kenzel Vera (Yaratılmışların bütün üstünlüklerini kendinde toplayan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Kefil(Borcu üstlenen)

Allahümme Salli ala Seyyidina Kutbi Felekil Cemal(Cemal yörüngesinin Kutbu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Ketubu İnsanül Ezel(Ezelde Allahın bakışlarını yönelttiği zat- Allah Teâlâ, Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellemde nazarlarının tümünü zât, sıfat ve fiiller olarak zuhur ettirmiştir. Çünkü Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem bütün yaratılmışların asıl zuhur yeridir. Zahir olan eşyaların ve zatların  hakikatidir.)

Allahümme Salli ala Seyyidina Kaşifül Küreb (Keder ve sıkıntıları gideren)

Allahümme Salli ala Seyyidina Kasem ( Yemin and)

Allahümme Salli ala Seyyidina Kemalil Mükettem ( Sırları hakikatıyla gizleyen)

Allahümme Salli ala Seyyidina Lahutil Cemal( İsimler ve sıfatlar aleminin güzelliği güzelliğin toplandığı zat)

Allahümme Salli ala Seyyidina Macid (Yüce ve şerefli)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mahir (Becerikli hünerli)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mahi  (Günahları sildiren Küfrü ve şirki ortadan kaldıran)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mahmud (Methedilen övülen)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mansur (Yardım edilmiş zafere kavuşturulmuş)

Allahümme Salli ala Seyyidina Madeni Esrar (Sırların kaynağı menbağı)

Allahümme Salli ala Seyyidina Masum (Suçsuz günahsız)

Allahümme Salli ala Seyyidina Malumun (Peygamberliğiyle bilinen)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mazharil Envar( Nurların Mazharı)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mebus (Allah tarafından gönderilen)

Allahümme Salli ala Seyyidina Meciallah (Allahtan gelmiş)

Allahümme Salli ala Seyyidina Melahim (Cihat Peygamberi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Me’ber (Allaha gidilen yolun geçidi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Meduvvun (Allahın davetine uymuş)

Allahümme Salli ala Seyyidina Metin (sağlam kendine güvenilir olan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Medeni (Bilgili şehirli görgülü)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mehdi ( Hidayete götüren)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mekki (Mekkeli)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mekin (Yüksek Rütbe sahibi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Merhum (Rahmet edilmiş)

Allahümme Salli ala Seyyidina Merkezi Medaril Celal (Celal Dairesinin Merkezi )

Allahümme Salli ala Seyyidina Mes’ud ( Saadetli bahtiyar)

Allahümme Salli ala Seyyidina Meşhudun (Görevini yaptığına şahit olunmuş)

Allahümme Salli ala Seyyidina Meşaffah ( Hamd eden manasında tevrattaki Süryanice isimlerinden)

Allahümme Salli ala Seyyidina Menhamenna (Süryanice tevratta geçen bir ismidir önce ve sonda gelenlerin hiç birinin yüceliğine erişemediği zat)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mevla (Efendi sahib)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mevsulun (Yüce makamlara ulaştırılmış)

Allahümme Salli ala Seyyidina MUHAMMED (Pek çok Tekrar tekrar Övülmüş )

Allahümme Salli ala Seyyidina Mukaffa (Ard arda peş peşe gelenler Nebiler manasında)

Allahümme Salli ala Seyyidina Muktefi (İzinden giden misal alan-Yetinen )

Allahümme Salli ala Seyyidina Mukteda (Peşinden gidilen uyulan)

 Allahümme Salli ala Seyyidina Muallim (Öğreten ilim öğreten)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mustafa (Güzide Has ve Seçilmiş)

Allahümme Salli ala Seyyidina Musahhihul Hasenat (Güzellikleri iyilikleri kabul ettiren)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mutahhir (Temizleyici temiz eden)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mubarek (Bereketli uğurlu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mübeşşir (İyi haber veren müjdeleyen)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mücteba ( Seçilmiş kıymetli)

Allahümme Salli ala Seyyidina Müemmil (Herkesin umut beklediği Peygamber)

Allahümme Salli ala Seyyidina Müddesir (Örtünen bürünen gizlenen)

Allahümme Salli ala Seyyidina Müddeu (Güzel kokulu olan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mükerrem (Tazim olunan izzet verilmiş)

Allahümme Salli ala Seyyidina Münadi (Çağıran seslenen)

Allahümme Salli ala Seyyidina Münib (Kainatı terk edip Hakka yönelen)

Allahümme Salli ala Seyyidina Münir (Nurlandıran aydınlatan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Münzir (Haber veren uyaran korkutan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Müzzemmil (Örtüye bürünen Resüllük Görevini Yüklenen)

Allahümme Salli ala Seyyidina Müsbah-Misbahun (Allahın nuruyla aydınlatan kandil)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mürsel (Gönderilmiş elçi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mürteza (Beğenilmiş seçilmiş)

Allahümme Salli ala Seyyidina Müzekkir (Allahı zikreden öğüt veren)

Allahümme Salli ala Seyyidina Müzekki (Temizleyen Islah eden)

Allahümme Salli ala Seyyidina Müntek-Münteka (Her davranışında güzide tertemiz olan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Müncin (Kurtarıcı)

Allahümme Salli ala Seyyidina Muhtar (Seçilmiş olan Tevratta da geçen bir adı)

Allahümme Salli ala Seyyidina Muhyin (Kalpleri vahiyle dirilten)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mukimus Sünnet (Bütün Peygamberlerin sünnetini yapan Zeburda geçen bir ismi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mukilul Haserat (Hata edeni bağışlayan ayakları kayanı affeden)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mukaddes (Her çeşit kusurdan uzak olan temiz)

Allahümme Salli ala Seyyidina Miftah (Açan anahtar)

Allahümme Salli ala Seyyidina Miftahul Esrar( Sırları açan sırların anahtarı)

Allahümme Salli ala Seyyidina Miftahür Rahmeh (Rahmet kapılarını açan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Miftahul Cennet (Cennet kapılarını açan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mihrabul Ervah (Bütün Ruhları Mihrabı)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mihrabul Melaikeh (Bütün meleklerin Mihrabı)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mihrabul Kevn (Kainatın mihrabı kıblesi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mir’atül Hak ( Hakkın aynası tecelligahı)

Allahümme Salli ala Seyyidina Müstakim (Dosdoğru yolda olan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Muti (Hakka itaat eden)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mu’ti (Veren ihsan eden)

Allahümme Salli ala Seyyidina Mutelsem (Allahın sıfatlarının fiillerinin isimlerinin Tılsımı)

Allahümme Salli ala Seyyidina Muzaffer (Zafer kazanmış galip gelmiş)

Allahümme Salli ala Seyyidina Muşavir (İstişare edilen danışılan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Naki (Çok Temiz pak)

Allahümme Salli ala Seyyidina Nabi (Haber veren haberci)

Allahümme Salli ala Seyyidina Nakib (Halkın hayırlısı)

Allahümme Salli ala Seyyidina Nasih (Öğüt Veren)

Allahümme Salli ala Seyyidina Natık (Konuşan )

Allahümme Salli ala Seyyidina Nasutil Visal(Cisimler aleminin Allaha kavuşma sebebi olan zat)

Allahümme Salli ala Seyyidina Nebi( Peygamber)

Allahümme Salli ala Seyyidina Nebiyyallah (Allahın Habercisi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Nebiyyirrahme (Rahmet Nebisi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Nebiyyüt-Tevbe (Tövbe edenlerin nebisi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Neciyyallah (Allahın sırdaşı)

Allahümme Salli ala Seyyidina Naci ( Kurtulan kurtulmuş olan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Nacil (Soyu tertemiz olan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Nasır (Yardımcı Nusret veren)

Allahümme Salli ala Seyyidina Necm (Yıldız )

Allahümme Salli ala Seyyidina Nezir (Uyarıcı korkucu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Nurullah (Allahın c.c Nuru ışığı)

Allahümme Salli ala Seyyidina Nuruarşillah (Allahın c.c.Arşının Nuru)

Allahümme Salli ala Seyyidina Nurulhüda (Hidayet eden Allahın Nuru)

Allahümme Salli ala Seyyidina Nur ( Nur Işık Aydınlık)

Allahümme Salli ala Seyyidina Nuril Envar (Nurların Nuru)

Allahümme Salli ala Seyyidina Ragıb (İsteyen Rağbet eden)

Allahümme Salli ala Seyyidina Rahim (Müminleri seven esirgeyen)

Allahümme Salli ala Seyyidina Rahah (İlahi nimetlerle rahatlık veren)

Allahümme Salli ala Seyyidina Rafiur Rüteb (Rütbesi mertebesi yüce olan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Rahmet (Merhamet eden acıyan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Rakib (Kontrol eden gözetleyen)

Allahümme Salli ala Seyyidina Rauf (Çok acıyan edirgeyen)

Allahümme Salli ala Seyyidina Razi (Kabul eden hoşnut olan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Resul (Kitap verilmiş Peygamber)

Allahümme Salli ala Seyyidina Resulüssakaleyn (İns ve cinin Peygamberi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Rasulullah (Allahın Rasulu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Reşid (Akıllı olgun iyi yolda götürücü)

Allahümme Salli ala Seyyidina Ruhullah (Allahın Ruhu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Ruhul Kuds (Kudsi Tertemiz Ruh)

Allahümme Salli ala Seyyidina Ruhul Hak (Hakkın Ruhu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Ruhul Azam (En büyük Ruh)

Allahümme Salli ala Seyyidina Ruhul Kıst (Adaletin kendisi Ruhu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sabır (Sabreden güçlüklere dayanan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sabikun (Allaha ilk kavuşacak olan Nuru Tüm peygamberlerden önce yaratılan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sacid (Çokca Secde eden)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sadık (Dosduğru olan dost)

Allahümme Salli ala Seyyidina Safiyyallah (Allahın c.c Tertemizi halisi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sadullah (Allahın sadık dostu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sa’dul Halaik (Tüm mahlukatın en şereflisi mukaddesi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sa’dat (Efendiler Efendisi )

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahib (Malik arkadaş)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sayikun (Allahın kanunu gereği insanları cennete ve cehenneme sevk eden)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibul Makam (En yüce makamların sahibi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibul Fethi Mubin (Fetih sahibi Fetih suresi 1 ayet)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibul Kadem (Ayak izi korunan. Doğru yol sahibi. Allah için adım atanların en hayırlısı manasında)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibul Vesile (Vesile sahibi Cennetin en yüce makamının vesilenin Sahibi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibus Seyf (Kılıç Sahibi cihad eden)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibul Hüccet (Güçlü sayısız delillerin sahibi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibuş Şefaat (Şefaat sahibi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibul İzar (İsmet İffet Elbisesi sahibi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibus Sultan (Hüküm ve saltanat sahibi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibuş Şeriat (Hak din Sahibi Kuranı kerim sahibi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibul Burhan (Apaçık delillerin sahibi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibu Deracatir refia (Yüksek derecelerin sahibi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibul Hatem (Mühür sahibi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibul Livail Hamd (Hamd sancağının sahibi Mahşerde bu ümmet onun ümmeti o Bayrağın altında toplanacak)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibul Miraç (Miracın Sahibi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibul Burak (Miraç günü bindiği Burak isminde bineğin sahibi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibul Esra (Miraç gecesi Mescidi haramdan mescidi aksaya gece götürülen)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibul Makamı Kabıkavseyn( Miraçta kabekavseyn(İki yay uzaklığı) denilen makamın sahibi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibul Firdevs (Firdevs cennetinin Sahibi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibur Refref (Miraçta bindiği Manevi bir binek döşek vs.)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibu Şakkul Kamer( Ayı yaran ayı ikiye bölme mucizesinin sahibi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibu Şerhissadr (Kalp sadır yarılmasının sahibi Mirac günü melekler kalbini yarıp temizlemişlerdir)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibul Beyan (Kuranı açıklayan beyan sahibi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sahibul Ferec (Hayır, sevinç, ferahlık ve esenlik sahibi. Darlığa düşenlerin iltica ettiği taktirde hatırına Allah’ın genişlik verdiği Peygamber)

 Allahümme Salli ala Seyyidina Seyyidül Kevneyn (Dünya ve ahretteki her şeyin Efendisi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Seyyidül Mürselin (Peygamberlerin Efendisi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Said (Mutlu Allah kendisini sevmiş)

Allahümme Salli ala Seyyidina Seyyid (Efendi Temiz zat)

Allahümme Salli ala Seyyidina Salih (İyi kul güzel huylu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Salli Aleykellah (Allahın Salat Kıldığı)

Allahümme Salli ala Seyyidina Selam (ayıptan kusurdan emin olan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sıratullah (Allahın dosdoğru yolu)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sırrul Esrar(Sırların sırrı)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sirac (Işık Kandil)

Allahümme Salli ala Seyyidina Seyfullah (Allahın kılıcı)

Allahümme Salli ala Seyyidina Sufuhun Anilzellat( hataları kusurları bağışlayan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Şahid (Şahitlik yapan bilen tanıyan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Şakir (Çok şükredici)

Allahümme Salli ala Seyyidina Şakkatül Esrar (Sırların kendinden fışkırdığı)

Allahümme Salli ala Seyyidina Şahenşahı Asfiya (Günahlardan temiz büyük şahların Şahı)

Allahümme Salli ala Seyyidina Şefi’ (Şefaat eden )

Allahümme Salli ala Seyyidina Şehid (Şahit)

Allahümme Salli ala Seyyidina Şekür (Çok şükreden)

Allahümme Salli ala Seyyidina Şems (Güneş)

Allahümme Salli ala Seyyidina Şemsi Semaül Esrar (Sırlar semasının Güneşi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Şemsi Kevneyn( İki cihanın Güneşi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Taha (Kurandaki Sure Efendimizin ismi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Tabib (Doktor hekim)

Allahümme Salli ala Seyyidina TabibelKulub (Hasta Kalplerin hekimi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Tayyib (Hoş Latif temiz)

Allahümme Salli ala Seyyidina Tahir (Tertemiz Pak)

Allahümme Salli ala Seyyidina Taki (Haramlardan kaçınan Takvalı)

Allahümme Salli ala Seyyidina Tal’atil Hak(Allahın hakikatıyla göründüğü zat)

Allahümme Salli ala Seyyidina Tiryakil Ahyar(Hayırlıların ilacı)

Allahümme Salli ala Seyyidina Tırazı Mülkillah(Allahın mülkünün süsü)     

Allahümme Salli ala Seyyidina Urvetül Vuska (Sapa sağlam muhkem tutunulacak kulp)

Allahümme Salli ala Seyyidina Ümmi (Okuma yazma bilmeyen- Mefhar-i Âlem (A.S.M.) hiç bir mektebde, medresede ve hiçbir beşerden tahsil görmeden, ümmiliğiyle beraber, evvel, âhir ilimlerle mücehhez olması, Âlem-i İslâma, âlemlere ve dünyaya rahmet olması ve Onun bir misli ve benzeri bulunmaması, en büyük mu’cizelerden ve Hak Peygamber olduğuna dair en mühim delillerdendir)

Allahümme Salli ala Seyyidina Vafi (Sözünün Eri)

Allahümme Salli ala Seyyidina Vahid (Biricik olan gerçek Tevhid erbabı)

Allahümme Salli ala Seyyidina Vaki (Saklayan koruyan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Vefi (Vefalı )

Allahümme Salli ala Seyyidina Vasıl (Kulları Allaha ulaştıran)

Allahümme Salli ala Seyyidina Vaiz (Nasihat eden)

Allahümme Salli ala Seyyidina Veli (Sahib koruyan dost)

Allahümme Salli ala Seyyidina Vecih (Güzel hoş yüzlü Makam ve şeref sahibi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Verdetül Kevn (Kainatın Gülü)

Allahümme Salli ala Seyyidina Yasin (Kurandaki İsmi Ey insan)

Allahümme Salli ala Seyyidina Zahid (Masivadan yüz çeviren)

Allahümme Salli ala Seyyidina Zahir (Apaçık görünür)

Allahümme Salli ala Seyyidina Zakir (Çok Zikreden )

Allahümme Salli ala Seyyidina Zu Kuvveh (Kuvvet güç sahibi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Zu Fadl (Faziletlerin sahibi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Zu Rahmeh (Rahmet sahibi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Zu İzz (İzzet yücelik sahibi)

Allahümme Salli ala Seyyidina Zu Mekanet (Yer sahibi Allahın yanında yeri yüksek olan)

 

 

 Dipnotlar

hadislerin kaynakları
[1] Mecmeu’z-Zevâid ve Menbeu’l-Fevâid, 8/139.

[2] Sünenü’t Tirmizi, 5/550 (Ancak Tirmizideki rivayette Cebrail aleyhisselâm’dan bahis yoktur).

[3] Mecmeu’z-Zevâid ve Mecbeu’l-Fevâid, 10/166.

[4] Mecmeu’z-Zevâid ve Menbeu’l-Fevâid, 10/164, (Taberâni’nin rivayetinden naklen).

[5] et-Tergîb vet-Terhib, 2/508 (Taberâni’nin rivayetinden naklen).

[6] Sünenü İbn Mâce, 1/294.

[7] Sünenü’t-Tirmizil, 5/551; Mecmeu’z-Zevaid ve Menbeu’l-Fevâid, 10/164 (Ta*berâni’nin rivayetinden naklen).

[8] et-Tergîb vet-Terhib, 2/510, 511 (İbn Ebl Asm’ın rivayetinden naklen).

[9] Burada dikkati çeken bir husus vardır: Müellif, salavâtla ilgili Ayetlere temas etmemiştir. Halbuki Kur’an-ı Kerim’de “Ey mü’minler, siz de ona (Muhammed’e) salât ve selâm edin.” el-Ahzâb: 33/56, buyurulmuştur. Buradaki “Salat edin” emri vücut) içindir. Buna göre ömürde bir defa Re*sûl-i Ekrem’e salavâtı şerife getirmek farzdır. Çoğunluk da bu görüştedir. Ayrıca herhangi bir mecliste ism-i şerifi anıldığı vakit, birinci defasında salavât getirmek, Hanefilerde vaciptir. Sonraları için ve namazların sonun*da salavât sünnettir. Salavat-i şerifeyi dünya menfaatine âlet etmek ise yasaktır. Ömürde bir defa salavât getirmeyen elbette büyük günah işlemiş olur.

[10] Sahihu Müslim, 1/306.

[11] Mecmeu’z-Zevaid ve Menbeu’l-Fevaid, 10/163 (Taberani’nin “Evsât”indeki rivayetinden naklen).

[12] Sünenü’n-Nesei, 3/50.

[13] Mecmeu’z-Zevâid ve Menbeu’l-Fevaid, 10/163 (Taberani’nin “Evsat” ve Sağir”indeki rivayetinden naklen).

[14] Mecmeu’z-Zevaid ve Menbeu’l-Fevaid, 2/287 (Ahmed’in rivayetinden naklen).

[15] Mecmeu’z-Zevâid vs Menbeu’l-Fevâid, 10/161.

[16] Mecmeu’z-Zevâid ve Menbeu’l-Fevaid, 10/161 (Taberûnl biraz daha değişik ifade ile rivayet etmiştir). Hadisin benzeri yukarda geçmişti.

[17] Sahihu Müslim, 1/288, 289; Sünenü Ebi Dâvûd, 1/144; Sünenü’n-Nesei, 2/25.

[18] Mecmeu’z-Zevâid ve Menbeu’l-Fevaid, 10/160 (Ahmed’in rivayetinden naklen).

[19] et-Tergib vet-Terhîb, 2/498 (Taberâni’nin rivayetinden naklen).

[20] Mecmeu’z-Zevaid ve Menbeu’l-Fevâid, 10/162 (Taberani’nin “Kebir” ve “Evsat”indeki rivayetinden naklen). Ancak burada hadisin ikinci şıkkı vardır. Hadisin baş tarafını ise Dârimi Abdullah b. Mesûd (ta) den rivayet etmiştir. (Sünenü’d-Darimi, 2/317).

[21] Mecmeu’z-Zevaid ve Menbeu’l-Fevaid, 10/162 (Taberâni’nin “Evsât”indeki rivayetinden naklen).

[22] Mecmeu’z-Zevâid ve Menbeu’l-Fevaid, 10/162 (Taberani’nin “Evsât”indeki rivayetinden naklen).

[23] Mecmeu’z-Zevâid ve Menbeu’l-Fevaid, 10/183 (Bezzâr’ın rivayetinden naklen).

[24] et-Tergib ve’t-Terhib, 2/500 (Tirmizi ve İbn Hibban’ra rivayetlerinden naklen).

[25] Sünenü İbn Mace, 1/394.

[26] et-Tergib ve’t-Terhib, 2/500, 501 (Timizi. Ahmed ve Hakim’in rivayetlerinden naklen).

[27] et-Tergîb ve’t-Terhîb, 2/502 (İbn Hibbân’ın rivayetinden naklen).

[28] Sünenü İbn Mâce, 1/524.

[29] et-Tergîb ve’t-Terhib, 2/503 (Beyhaki’nin rivayetinden naklen).

[30] Sünenü İbn Mâce, 1/345.

[31] Mecmeu’z-Zevâid ve Menbeu’l-Fevâid, 10/163 (Taberini’nin “Kebir” ve “Evsât”indeki rivayetlerinden naklen).

[32] Mecmeu’z-Zevaid ve Menbeu’l-Fevaid, 10/275 (Ebû Yala’nın rivayetinden naklen).

 

Etiketler:

Güvenlik Sorusu ** Zaman sınırı bitmiştir. CAPTCHA yeniden yükleyin.