Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Kategoriler
Tavsiye Siteler
Son Yazılar
Son Yorumlar
8 sene önce tarafından yazıldı, 554 kez okundu ve hakkında yoruma kapatıldı.

İnsanların Uzuvlarına Göre Karakter Özellikleri

Ey aziz, malûm olsun ki, filozoflar demişlerdir ki: Alemi bu kapıda yaratan ve takdir eden hakîm ve kadîr Allah’ın, kendi benzeri olan insan âlemini, en güzel şekil üzere olduğu surette tasvir edip; ruh üflemekle süslemiş ve nurlandırmıştır. Hayvan cinsinde bu insanı güzellik ile en güzel ve en mutedil kılıp, nutuk ve beyan ile en faziletli ve en mükemmel kılmıştır. Gerçi adem oğlunun hepsini zinet ve yaratılışta bir yaratmıştır. Lakin ademoğlu fertlerini suret ve sirette birbirine muhalif ve farklı etmiştir. Sonra lütûf ve inayetiyle hikmetinin hakikatlerini ve sanatının inceliklerini bu insan âleminde açıklayarak ortaya çıkarıp; sureti sirete, azayı ahlâka âlamet ve nişan etmiştir. Ta ki önce insan kendi kıyafetinden kendi vasıflarını tamamıyle bilip, ihtimamıyle ahlâkını güzelleştirsin. sonra akranı ve yârânı kıyafetlerine anlayış ve ferastle bakıp, her birinin zatında gizli olan durumlarına ve ahlâkına vâkıf ve muttali oldukta; onlara ya ahlâkınca rağbet ve muhabbetle muamele etsin veya aklınca iyi idare ile geçinip gitsin. Veya hepsinden uzlet edip, emniyet ve selamete, izzet ve rahata yetsin. Ne kimseden incinip, ne kimseyi incitsin. Gönül boşluğuyla tenha oturup, yatsın.

NAZM

Cihan bağında ey âkıl budur makbul-i ins ve cin

Ne kimse senden incinsin ne sen bir kimseden incin

Hadis-i şerifte: “Hayrı, güzel yüzlüler yanında arayın,” buyurmuştur. Yani gökçek insandan güleç yüz ve şirin söz görülüp, işitildiğini; güzel huylar ve yahşi işler vücuda geldiğini herkese duyurmuştur.

BEYT

Kim ki hikmetle nâsal kıldı nazar

Her işi mukteza-ı zat sezer

(Hikmetle insanlara bakan, her işi atı gereğince sezer.)

Hak Taâlâ kemal-i keremiyle: “De ki, herkes yaratılışına göre davranır,”

(17/84) vaad ve müjdesini işaret buyurmuştur. Şu halde herkese karşı gafur,

halim, cevat, kerim, rauf ve rahim olduğunu lafzıyle duyurmuştur. Zira ki

herkes kendi layıkını işlediğini, herkes görmüştür.

Baş ve boyun uzuvlarının kıyafetini bildirir

Ey aziz, malûm olsun ki, filozoflar demişlerdir ki:

Kim ki boyudur tavil                Sade dil olu cemil

Kim ki boyudur kasir               Hilesi vardır kesir

Kim ki vasat boyludur              Akıl ve hoş huyludur

Kim ki saçı sert olur                 Akılla cür’et bulur

Kim ki saçı nerm olur               Ebleh ve bî şerm olur

kim ki saçı sarıdır                     Kibr ve gazab kârıdır

Kim ki saçıdır kara                  Sabrı var onu ara

Kumral ise saç güzel                Sahibidir bî bedel

Saçı az olan latif                       Oldu ârif ü zarif

Saçı çok olsa zenin                  Fehmi az olur anın

Başı küçük aklı az                    Olsa ona deme raz

Başı büyük olanın                                Aklı çok olur anın

Yassı ise fark-ı ser                   Sahibi çekmez keder

Cild-i seri berk olan                 Hayır eder etmez ziyan

Ekra’a olma yakın                                Bed huy olur pek sakın

Cebhesi zıyk olanın                  Zıyk ola hulki anın

Yumru olursa cebin                  Sahibi zişt ve gabin

Cebhesi olan ariz                                 Bed huy olur çün mariz

Mutedil olsa cebin                    Sahibini bil emin

Cebhesi bî çîn olan                   Kâhil olur bîgüman

Çini uzundur fehim                   Az ise olmuş kerim

Kaş arası çîn olan                    Gam yüküdür ol heman

Üznü kebir olsa bol                  Cahil ve kâhildir ol

Üznü küçük uğrudur                 Evsat olan doğrudur

İnce olan kaş ucu                                 Fitnedir işi gücü

Kaşta çok olan kılı                   Mükesser olur gussalı

Kaşı açık doğrudur                  Çatma ise uğrudur

İnce olan kaş ucu                     Fitnedir işi gücü

Kaşta çok olan kılı                   Mükesser olur gussalı

Kaşı açık doğrudur                  Çatma ise uğrudur

İnce ka olur cemil                    Kibre tavili delil

Kaşı mukavves olan                 Dilber olur her zaman

Göz çukur olsa kalil                 Olmuş o kibre delil

Çeşmi küçüktür hafif                Çeşmi kızıldır şeci

Gözleri göktür lebib                 Lik ela gözlü edib

Çeşmi küçüktür hafif                Çeşmi büyüktür zarif

Didesi yumru hasut                   Evsat olandır vedût

Çeşmi kıpık oldu şin                 Bakışı süst oldu zîn

Noktalı göz ok olur                  Değmesi pek çok olur

A’vere olma yakın                                Zîk bakan olmaz emin

Şaşıya etme nazar                    Kim sana eğri bakar

Çeşmi güleçtir güzel                 Kirpiği zîk bî bedel

Vechi büyüktür alil                   Kibre küçüktür delil

Yumru olandır bahîl                  Yassı olandır cemil

Vechi arıktır muhil                    Etli olandır sakil

Vechi pek uzun olan                 Laf ile söyler yalan

Kim ki tireştir yüzü                   Telh olur ekser sözü

Vechi müdevver gerek             Bedrden enver gerek

Çün mütebessim olur                Anı gören kâm alır

Benzi kızıldır edib                     Esmer olandır lebib

Benzi sarıdı alil                         Esvede mâil muhil

Gözleri gök ışkırak                   Olsa ol ondan ırak

Levni olan mutedil                    Hem ak olur hem kızıl

Enf eğer olursa dıraz                Sahibidir fehmi az

Enf eğer olsa kasir                   Havf olur onda kesir

Enf ucu ger ola top                   Sahibi olur turup

Enf ucu ağza yakın                   Olan adamdan sakın

Sükbe-i enf olsa bol                 Kibr ve haset dolmuş ol

Olsa kulkul-i kanat                   Cem’ ola kah ve inat

Enfi kim olsa ariz                      Şehvet iledir mariz

Enfi o kim eğridir                     Himmeto nun fikridir

Ağzı küçüktür güzel                  Lakin olur pür vecel

Ağzı büyüktür şeci’                   Eğri olandır şeni’

Ağzı gibidir zenin                      Hey4et-i bız’ı onun

Gunneli söz olsa ger                 Kibirden oldur haber

Savt dakik er kişi                     Şehvet-i zendir işi

Er kişi sesli zenan                     Ekseri söyler yalan

Sözde kim olsa seri                  Fehmidir onun refi

Kim ki sesidir kaba                  Himmeti var merhaba

Ses çatal olsa o can                 Halka eder bed güman

Handesi çok olsa ha                 Umma sen onda haya

Yüz güleç ve söz leziz               Olsa o candır aziz

Yufka ve ahmerdudak              Sahibi anlar sebak

Şefe galiz olsa bil                     Sahibi muğzip sakil

Dişleri iri olan                           İşler ol ekser yaman

Mutedil olan dişi                      Sıdk ve safadır işi

Nükheti hoş olanın                   Hulki de hoştur onun

İnce zekanlı herif                      Aklı da onun hafif

Ger zekan enli olur                   Sahibi gılzat bulur

Mutedil olsa zekan                   Akıl olur hem hasan

Lihye tavil olsa ger                   Sahibidir bî hüner

Lihyesi sıktır sakil                     Sohbeti eyler tavil

Riş i siyah ve kalil                     Oldu zekaya delil

köse ki hiç rişi yok                   Onun olur mekri çok

Olsa değirmi sakal                   Sahibidir pür kemal

Olsa kafası ariz                                    Ahmak iledir ol mariz

Boynu olan çok dıraz               Rüştü onun olur az

İnce ki gerdan olur                   Sahibi nâdan olur

Boynu galiz olsa ol                   Ruz ve şeb olur ekül

Boynu olursa kasir                   Cümlesi olur kesir

Boynu olan mutedil                  Hayr iledir müşteğil

Her yeri evsat olan                   Dilber olur bî güman

AÇIKLAMA:

Boyu uzun olan güzel ve sâde dil olur. Boyu kısa olanın çok hilesi vardır.

Boyu orta olan, akıllı ve hoş huylu olur. Saçı sert olan akıllı ve atılgan olur. Saçı yumuşak olan, ebleh ve arsız olur. Saçı sarı olan, kibirli gazalı olur. Saçı kara olan, sabırlıdır, onu ara. Saçı kumral ise güzeldir ve sahibi bedelsizdir. Sazı az olan lütüfkâr, bilgili ve nazik olur. Saçı çok olan kadın, anlayışsız olur. Başı küçük olanın aklı azdır. ona sır söyleme. Başı büyük olanın, aklı çok olur. Başının tepesi yassı ise, sahibi kede çekmez. Başının derisi parlak olan, hayır yapar, ziyan vermez. kele  yaklaşma sakın, kötü huylu olur alnı dar olanın ahlakı da dar olur Alnı yumru olan,kötü ve aldatıcı olur. Alnı normal olanı, emin olarak bil. Alnı kırışıksız olan, mutlaka tembel olur. alnı uzun olan anlayışlı, az ise cömert olur. Kaş arası kırışık olan, her zaman gam yüklüdür. Kulağı uzun ve bol olan, cahil ve tembeldir. Küçük kulaklı olan uğursuz; orta olan doğrudur. Kaş ucu ince olanın işi gücü fitnedir. Kaşının kılı çok olan, kırık ve gussalıdır. Kaşı açık olan doğrudur, çatma olan uğursuzdur. İnce kaş güzel olur; uzunu kibre delildir. Kaşı kavisli olan, her zaman dilber olur. Göz çukuru az ise, o kibre delil olmuştur. siyah gözlü olan itaatli, kızıl gözlü olan cesurdur. Gök gözlü olan zeki, ela gözlü olan edîb olur. Küçük gözlü olan, hafif; büyük gözlü olan zarif olur. Gözü yumru olan hasetçi, orta olan dost olur. Kıpık gözlü olan, yaramazdır; bakışı tembeldir.

Noktalı göz ok olur, demesi pek çok olur. Tek gözlüye yakın olma,sık bakan olmaz emin. Şaşıya bakma, çünkü sana eğri bakar. Güleç gözlü lan güzeldir, kirpiği sık olansa bedelsizdir. Büyük yüzlü olan illetlidir; küçük yüz kibre delildir. Yumru yülü olan cimridir, yassı olan güzeldir. Arık yüzlü olan borcuna sadık değildir; kalın ve etli yüzlü sevimsizdir. Uzun yüzlü olan,lafla yalan söyler. yüzü sert olanın, çoğu sözü acı olur. Yuvarlak yüzlü olan, aydan daha nurlu olsa gerektir. Çünkü böyleleri mütebessim olur ve onu gören kâm alır. Benzi kızıl olan edib, esmer olan zeki olur. Benzi sarı olan hastalıklı, siyahımsı olan tevekkeli olur. Gözleri gök ve mavi olsa, ondan ırak ol. Rengi normal olan hem ak, hem kızıl olur. Burun eğer uzun olsa, sahibinin anlayışı kıttır. Burnu kısa olan, çok korkak olur. Burun ucu top olan, neşeli olur. Burun ucu ağza yakın olan adamdan sakın. Burun deliği bol olsa, o, kibir ve haset dolmuştur. Burun kanatları hareketli olanda kahır ve inat toplanmıştır. Burnu geniş olan, şehvet düşkünüdür. Burnu eğri olanın fikri himmettir. Küçük ağızlı olan güzel, fakat çok korkak olur. Ağzı büyük olan cesur, küçük olan kötü olur. Kadının tenasül uzvunun yapısı ağzı gibidir. Genizden gelen söz, kibirden olsa gerek. İnce sesli erkek, kadına düşkündür. Erkek seli kadınlar çoğunca yalan söyler. sözü seri olanın anlayışı yüksektir. Kaba sesli olanın himmeti vardır. Çatal sesli olan, sürekli halktan kuşkulanır. Gülmesi çok olandan haya umma. Yüz güleç, söz lezzetli olan, candır, azizdir. Yufka ve kırmızı dudaklı olan dersi iyi anlar. Kalın dudaklıların muzipliği ağırdır. İri dişli olan, çoğunca yaman işler yapar. Mutedil dişli olanın işi hoş ve doğrudur. Ağız kokusu hoş olanın, ahlakı da hoştur. İnce çeneli olanın aklı hafiftir. Enli çeneli olan, kaba olur. Çenesi normal olan, akıllı ve güzel olur. Uzun sakallı olan, hünersiz olur. Sık sakallı olan kabadır ve sohbeti uzatır. Siyah ve az sakal, zekaya delildir. Hiç kılı olmaya kösenin hilesi çok olur. Değirmi sakallının olgunluğu çoktur. Enli kafalı olan, ahmaktır.

Boynu çok uzun olanın olguluğu azdır. Boynu ince olan, nâdân olur. Boynu kalın olan, gece gündüz obur olur. Boynu kısa olanın hilesi çok olur. boynu orta olanın işi hayır yapmaktır. Her yeri orta olan, şüphesiz dilber olur.)

RUBAİ

Cehd eyle bir ârif-i dânâyı bul

Ya bir sanem-i latif ü ra’nâyı bul

Bu ikisinin biri nasib olmazsa

Evkatını zâyi etme tenhayı bul

(Çalış, bilgin bir ârif bul. Ya bir latif sevgili ve güzel sözlüyü bul. Bu

ikisinin biri nasib olmazsa, vaktini zayi etme, tenhayı bul.)

Kalan beden uzuvlarının kıyafetini bildirir.

Ey aziz, malûm olsun ki, filozoflar demişlerdir ki:

Omuzu sivri olan                      Düzd olur işler yaman

Eğri omuzlu kişi                        Eğrilik olur işi

Kısa omuz eblehin        Düşkün omuz esfehin

Mutedil olan omuz        Sahibi anlar rumuz

Saidi eğri kasir                         Olsa olur ol şerir

Rusgi olura dıraz          Bahşiş eder bî niyaz

Ger küçük olduysa el   Bî bedel oldur güzel

Üsbuu olan uzun Ehl-i   Hüner zü fünun

Üsbuu yumuşak olan    Zeyrek olur î güman

Züfri ariz olmasa           Sev onu süb ve mesa

Tırnağı yumru çizik       Olsa o bilmez yazık

Tırnağı yassı ve düz      Olsa olur desti uz

Sadrı çıkık olanın         Hulki de beddir onun

Sadrı eğer olsa dar       Gam yer ol leyi ve nehar

Sine ariz olsa o                        Gönlü hiç olmaz melül

Sadr ve omuzdaki kıl    Cür’ete olmuş delil

Sedy-i zen olsa kebir    Şehveti olur kesir

Sedy-i ger olsa tavil      Onda lebendir kalil

Sedy-i zen olsa sağır    Şîr olur onda kesir

Südü memeli velüt        Zevcinedir ol vedüt

Mutedil olsa meme       Zevci hem onu eme

Lahmi mülayim olan      Tende olur lütf-i can

Lahmi olan hoş latif      Oldu arîf ve zarîf

Lahmi olan pek katı      Oldu kavi gılzatı

Arkası yassı kişi           Oldu sefahet işi

arkası güzek âdem       Züşt olur ahlakı hem

Zahri arîz olanın            Kuvveti çoktur oun

Ger beli ince olur          Şekli yerince olur

Arkada bittiyse kıl        Şehvete olmuş delil

Batnı büyüktür gabi      Batnı küçük çelebi

Batnı büyük hem akisr Bed huy olur pek asir

Anede bitmezse kıl       Vahşi olur tabı bil

Oyluğu enli olan                       Tenbel olur bî güman

Aleti olan sagir                         Oldu reşit ve habir

Aleti olan tavil              Humkuna olmuş delil

Ger zeker olsa azim      Malikidir pek leim

Olsa küçük ünsiyan      Sahibi olmuş ceban

Olsa büyük husyetan    Hamilidir pehlivan

Bız’ı olsa sagir              Sahibesidir hatîr

Olsa mülehhem kebir    Şehvet-i zendir kesir

Fahzi olan pek tavil      Şehveti olur kalil

A’raç olan bir kıçı         Kibir ve hasettir içi

rukbesi olan büyük       Yüklenir o hayli yük

sakı galiz olanın            Olmaya lütfu onun

ka’bı mülehhem zeni     Şiveli addet onu

Ökçesi yufka olan        Dilber olur bî güman

Ökçesi kalın o mert      Oldu şecaatte fert

Ayağı enli kişi               Cevr ü cefadır işi

Ger uzun olursa pa       Sahibidir pür hâya

Ubuu olan uzun                        Fehm ileir pür fünun

Hatvesi dar olanın        Cünbüşü hoştur onun

Çünkü hıraman olur      Akıl ona hayran olur

BEYT

Ademi öldürür o reftarı             Mürde ihya eder o güftarı

AÇIKLAMA:

(Omuzu sivri olan hırsız ve işleri yaman olur. Eğri omuzlu kişinin, işi eğri olur. Kısa omuz eblehin, düşkün omuz, efilindir. Mutedil olan omuz sahibi, rumuz anlar. Kolu eğri ve kısa olsa, o şerli olur. Bileği uzun olursa, istemeden bahşiş verir. eğer küçük olduysa el, o misilsiz ve güzeldir. Parmağı uzun olan, bilgi sahibi ve hüner ehlidir. Parmağı yumuşak olan, şüphesiz zeyrek olur. Tırnağı geniş olmasa, akşam sabah sev onu. Tırnağı yumru ve çizik olsa, o bilmez yazık. Tırnağı yassı ve düz olsa, olur eli uz. Göğsü çıkık olanın ahlakı da kötüdür. Göğsü eğer dar olsa, gece gündüz o, gam yer. Geniş olsa, onun gönlü hiç melûl olmaz. Göğüs ve omuzdaki kıl, cür’ete delil olmuştur. Kadının göğsü büyük olsa, şehveti çok olur. Göğsü uzun olsa onda süt az olur. Kadının göğsü küçük olsa, süt onda çok olur. Sütlü memeli ve doğurgan kadın, eşine dosttur. Orta memeli olanın memesini eşi emer. Eti yumuşak olan tende, can ve lütuf olur. Eti hoş ve latif olan,bilgili ve zarif olur. Eti pek katı olanın kabalığı katı oldu.

Arkası yassı kişinin işi, sefahet oldu. Arkası kambur adamın huyu da kötü olur. Sırtı geniş olanın,kuvveti çoktur. Eğer beli ince olursa, şekli yerince olur. Arkada kıl bittiyse, şehvete delil olmuştur. Karnı büyük olan gabidir. Karnı küçük olan çelebidir. Karnı hem büyük hem kısa olursa, kötü huylu ve zorlu olur. Kasıkta kıl bitmezse, tabiati vahşi olur. Oyluğu enli olan, şüphesiz tembel olur. Aleti küçük olan, olgu ve bilgili oldu. Aleti uzun olan, ahmaklığına delildir. Eğer aleti büyük olsa, çok kötülük sahibidir. Husyeler küçük olsa sahibi korkak oldu. Husyeler büyük olsa, o kişi pehlivandı. Ferci eğer küçük olsa, o kadın tehlikelidir. Eğer etli büyük olsa, kadının şehveti çoktur. Oyluğu pek uzun olanın şehveti az olur. Bir kıçı eğri olanın içi kibir ve hasettir. Dizi büyük olan, hayli  yük yüklenir. Baldırı kalın olanın, lütfu olmaz. topuğu etli kadını, şiveli say. ökçesi yufka olan, şüphesiz dilber olur. Ökçesi kalın olan mert, şecaatte tek oldu. Ayağı enli kişinin, cevr ve cefadır işi. Eğer ökçe uzun olursa, sahibi çok hâyâlıdır. Parmağı uzun olan, anlayışla bilgi doludur. Adımı dar olanın cünbüşü hoştur Çünkü salınarak yürür, akıl ona hayran olur.)

(Adamı öldürür o güzel yürüyüşü, ölüyü diriltir o güzel sözleri.)

Kadınların güzellik alâmetlerini ve güzellik çizgilerinin delillerini bildirir.

Ey aziz, malûm olsun ki, filozoflar, kadın uzuvları kıyafeti konusunda demişlerdir ki:

Hüsn-ü zenane delil                  Otuziki resm bil

Dört yeri lazım siyah                 Saç kaş kirpik gö âh

dört yeri ak ola zeyn                Levn ve diş ve zufr ve ayn

Dört yeri lazım kızıl                  Had ve leb ve lisse dil

Dört yeri vâsi gerek                 Kaş göz ve sine göbek

Dört yeri ziyk ola derc Enf ve simah ıbt ve ferc

Dördü kebir ola niz                  Sedy ve serin bız’ ve diz

dördü küçük olmalı                  Enf ağız ayağ eli

Savt beli ince hem                    Şekli de bir nice hem

Lahmi semin ve tari                  Olmalı kıldan beri

Böyle kıyafetli ten                    Olsa güzeldir ol zen

böyle ki zen Hûb olur               Hulki de mahbub olur

AÇIKLAMA:

(Kadının güzelliğine delil olarak otuziki resim bil. Dört yeri siyah lazım:

Saç, kaş, kirpik ve göz. Dört yeri ak ola: Renk, diş, tırnak ve göz. Dört yeri kızıl lazım: Yanak, dudak, dişeti ve dil. Dört yeri geniş gerek: Kaş, göz, göğüs ve göbek. Dört yeri dar olmalı: Burun, kulak, koltukaltı ve ferç. Dördü de büyük olmalı: Göğüs, kasık, bız’ve diz.

Dördü küçük olmalı:

Burun, ağız, ayak ve el. Sesi ve beli ince, şekli de nice! Eti dolgun ve

tazi olmalı, kıldan da beri olmalı. Böyle kıyafetli ten olsa, güzeldir o

kadın. Böyle kadın güzel olur. Ahlakı da sevimli olur.)

Nitekim Hamdi-i Sirin, kadınların güzellik belirtilerini, hazreti

Züleyha’nın şanında şöyle açıklamıştır:

NAZM

Greçi hüsnü beyana sığmaz idi Nitekim aşkı cana sığmaz idi

Lik bir harf işit kitabından                     Diye ben zerre âfitabıdan

Kameti serv-ü bağ-ı rağmet idi             Berk ü bârı safa ve lezzet idi

Ab-ı lütfiyle buldu nemâ                       Hıl’at olmuş idi letafet ona

Dam-ı akl idi farkının mûyi                   Fark olunmazda miskten bûyi

İnce kıl yardı şâe sa’y ile cüst    Farkı nâzın kodu  miyane dürüst

İki dîçür-i târ zülfeyni               Leyl içinde nehar mabeyni

alnını levh-i ur edip allah                       Sebk-i hüsn alırdı ondan mâh

Kaşı ol safha-i sürur üzre                     Nurdan san yazıldı nur üzre

Nunu altında any ü sad misal                ikisinden göründü nass-ı cemal

gözleri ehl-i mekrin ellisidir       Ay yüzünün güneş zevallisidir

Lale haddinde hâl,i anberveş                Güyiya gülistanda tıfl-ı Habeş

Elif-i ünf ve safer nokta-i ha!    Cem’ oup bir iken on oldu cemal

Arızı cennete ümune idi                        Gülleri anda gûne gûne idi

diheni sığmadı onun suhane                  Bir suhan sığmaz ien ol dihene

Ne denilsin leb-i zülalinden                   Sulanırken dihen hhayalinden

Diheni dürr-ü feşan tekellümde             Lebleri kuvvet-i can tebessümle

Gülse nur akıtır süreyyadan                  Sözü lezzetli kand ü helvadan

Gülse lutfile lal-i handanı                       Ukde-i dil açardı dendanı

Dürr-i dendan la’l-i handandan             Görünür nur-u hak gibi candan

zenhan kıldı Hak şekerden sîb Hüsna ıdeyne verdi zinet ü zîb

Şeker-i sîb iken zehandanı                   Çâh âsib olurdu endanı

Nice dili can verirdi ol sîbe       Düşer idi o çâh-ı âsîbe

Zehanı sîbinin halaveti can                    Gabgabı siminin zekat-ı cihan

Gabgabı kim muallak-ı âb idi                Sanki ter şişede gülab idi

Boynu olmuşdu zülf ile mestur   Birisi kâfir ve biri kâfur

Gün gibi doğru çün o sîmin ber             Bildi noksanını kul oldu kamer

Bir gümüş levh idi o sine hemen            Ol gümüş levha nakşibend cihan

İki nakş eylemiş turunca gibi     Bir gül üstünde iki gonca gibi

İki said idi sebîke-i sim                        Umar ondan ekatı dürr-ü yetim

Hüsnü i’cazına onun bürhan                  Yed-i beyzası kâfi idi heman

Kâfi uşşaka rahat’ül-ervah                    Parmağı dil kilidine miftah

Hüsnün ol dilberin kim ede ıyan            Ki beyanında âciz idi beyan

Lakin ondan yazılsa bir parmak            Kaleme şu kadar gelir ancak

Kim onun parmağın gören âdem                      Oldu divane ref’ olundu kalem

Kollarını güher koçardı heman İnce belin kemer koçardı heman

Öyle hûb idi beli kim onu                     Kılca kalırdı görenin canı

Seyr eden ol hümayı tâkından               Bir kebuter sanırdı sakından

Alem-i hüsn ona musahhar idi               Mehr ile mah keniz ü çaker idi

Yoğ iken zib ü zivere hâcet                  Eyledi meyl ziver ü zinet

Zamane kadınları, merhametli olmayıp, başa kakıcı oldukları için, olgunluk ve güzelliğ emâlik olanın bile tatlı kavuşmasından ise, güzelliğini hayal etmek bin kat daha lezzetli ve evladır.

BEYT

Tahayyül eylesem anı gönül huzuru bulur

Tezekküründe visali kadar telezzüz olur

(Onu hayale etsem, gönül huzuru bulur; onu düşünmek, kavuşmak kadar lezzetli olur.)

BEYT

Bana biganedir dilber hayali cana mahremdir

Enisim munisim yarim odur kim dilde hemdem olur.

(bana yabancı olan dilberin hayali, cana mahremdir. Enisim, munisim ve yarim sürekli gönülde olandır.)

Gerçi dilberdir hoş âyindir kadın           Nakısat-ül-akl ve ve’d-dindir inan

Zinhar ey merd-i âkıl zinhar                  Kâmil isen nâkıs ile olma yâr

Hiç olur mu lâyık ehl-i kemal    Sahra-i her âkıs olmak mah ü sal

Nefs eline verme bu can yakasın          Şehvet oduyle niçin can yakasın

Nutfe tende mâye-i canbahştır Şensüvar ruha çabu rahştır

Etme onu râh-ı Hak’da lenk ü lük         Edemezsin çünkü ybî merkeb sülük

Çü hayal-i dilbere an eyl eder   Ol per ile semt-i a’lâya gider

Per ü bâl can olur hubb-ı hayal             Nutfeden peyda olur ol per ü bâl

Per ü bâl-i ruhu kesr eyler cima’           Halk ise za eyler onu intifa’

Arzu-yu mert ü zendir ittihat     Uşşaka enden tahayyüldür murat

Kıble-i suretperest oduysa zen             Kıble-i ashab-ı dildir zül-menen

Ham= ü bunekkeh şuşu; âyineni           Eyle mir’ât-ı meâni sineni

Ta derunun nur-u Hak’dan ola pür        Derc-i ruhun marifette doladür

AÇIKLAMA:

(Gerçi kadın, dilberdir ve hoş resimdir, fakat inan ki, onda akıl ve din eksiktir. Zinhar, ey akıllı kişi zinhar! Olgun isen eksikle yâr olma. Ay ve yıl eksiğin büyüsüne tutulmak hiç olgunlara layık olur mu? Bu can yakasını nefs eline verme. Şehvet ateşiyle niçin can yakasın? Nutfe, tende can behşeden sudur iyi binici, cevelanı çabuk attır. Onu Hak yolunda topal etme. Çünkü bineksiz süluk, edemezsin. Ne zaman ki dilber hayaline can meyleder; o kanaty ile en yüksek semte gider. Canın kanatları hayal sevgisi olur. O kanat, nutfeden peyda olur. Ruhun kanatlarına cima kırar.

Halk ise onu faydalanma sanır. Kadın ve erkeğin arzusu birleşmedir.

Aşıklara kadından murat hayal etmedir. Kadın, suretpereste kıble olduysa; Gönül ashabının kıblesi, ihsan verici Allah’dır. Suret nakşından aynanı uyup; sineni mânâların aynası eyle. Ta için hak nurundan dopdolu ola. Ruh kutun, onun marifetinden inci dola.)

Marifetname- İbrahim Hakkı Hazretleri

Etiketler:

Malasef Yorumlar Kapalı.